40 Yıldır Değişmeyen Gelenek: Tüm Gündemi, Müvekkil Adnan Oktar’a Bağlama Çabası

By gundem
9 Min Read

ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR

Türkiye’de yıllardan beri gündem olan haberlere genel olarak bakıldığında, hemen her konunun mutlaka müvekkil Adnan Oktar’a bağlandığı dikkat çekmektedir. Normal şartlarda müvekkilin hiçbir bağlantısının ve ilgisinin olmadığı konularda bile, mutlaka konu bir şekilde müvekkile getirmeye çalışılmakta, zorlama bağlantılarla haber içeriği müvekkil ile ilişkilendirilmektedir.

Bu çaba oldukça dikkat çekicidir ve neredeyse tüm muhalif gazeteciler tarafından kullanılan bir yöntemdir. Bir kısım yayınlar ve gazeteciler, birbirlerinden gördüklerini taklit yöntemiyle gündem oluşturabildiklerinden, birinin müvekkili gündem yapması ve güncel konularla alakasız bir bağlantı kurması yeterli olmaktadır. Hepsi ardı ardına aynı alakasız haberi gündeme getirmekte, bol bol müvekkilin fotoğrafını kullanmakta ve okuyucuya adeta ana konuyu unutturmakta; sürekli müvekkili hatırlatmaktadırlar.

Dikkat edilirse bu yöntem, başka kimseye uygulanmaMAktadır. SADECE müvekkil gündemde tutulmakta, konular SADECE onunla ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır. Yine dikkat edilirse, BU DURUM, 40 YILDAN FAZLA BİR ZAMANDIR AYNI ŞEKİLDE DEVAM ETMEKTEDİR.

Oysa gazetecilerin gündem oluşturabilecekleri gerçek suç örgütleri vardır. Oldukça medyatik mafya ve örgüt liderleri bulunmaktadır. Üstelik bu kişilerin, genellikle mevcut olaylarla doğrudan ya da dolaylı gerçekten bağlantıları bulunmaktadır. Ancak söz konusu gazeteciler, bu kişilerden tek kelime bahsetmemeye özen gösterirler. Onların gerçekten suç örgütü lideri olduklarından EMİN OLDUKLARI için, kendi başlarının derde girmesini istemezler. Onları gündem yapmanın, gazetecilik hayatlarını zora sokacağına inanırlar. Bu korku ile GERÇEK SUÇLUYA YANAŞMAZLAR.

Müvekkili gündem yapmalarının temel sebebi ise;

Müvekkil ile ilgili haberlerin MUTLAKA OKUNUYOR olması,

Suç örgütü lideri olMAdığını çok iyi bildikleri için MÜVEKKİLDEN HİÇBİR ÇEKİNCELERİNİN BULUNMAMASI,

Müvekkil ile ilgili detayların, yaptıkları haberin GÖRÜNÜRLÜK DEĞERİNİ ARTIRMASI ve asıl olarak,

Müvekkile muhalif yönleriyle dikkat çeken bu kişilerin, MÜVEKKİLİN ETKİSİNDEN HAYATLARININ HİÇBİR AŞAMASINDA ÇIKAMIYOR oluşlarıdır.

Bu haberleri yapanlar, müvekkil hakkında yazdıkları detaylara zaten kendileri de inanmaMAktadırlar. Mevcut haberlerle ilgili müvekkilin hiçbir bağlantısının olMAdığını en iyi kendileri bilmektedirler. Ama yine de bu haberlerin tümünde, MÜVEKKİLİN RESMİNİ VEYA İSMİNİ GEÇİRMEKTEN KENDİLERİNİ ALIKOYAMAMAKTADIRLAR.

Müvekkilin Etkisinden Bir Türlü Kurtulamayanlar

Söz konusu gazetecilerin sürekli her konuyu müvekkile bağlamaları ve bunu yapabilmek için de geçmişten beri sürekli delilsiz konuşuyor olmaları, müvekkilin etkisinden kurtulma çabalarının bir sonucudur. YILLARDIR HER KONUDA HER AN MÜVEKKİL AKILLARINA GELMEKTE, BU ETKİDEN KURTULMAK İSTEMEKTE ANCAK HİÇBİR ŞEKİLDE KURTULAMAMAKTADIRLAR.

Müvekkilin fotoğrafını görünce bile etki altına girmektedirler. Müvekkilin ZİNDELİĞİ, GÜCÜ, DİNÇLİĞİ, iftira ve zorluklara karşı DİRAYETLİ VE GÜÇLÜ DURUŞU, hayatının ve yaptıklarının Türkiye ve dünyadaki ETKİSİ, anlatımlarının DOĞRULUĞU, insanları anlattığı doğrularla İKNA ETME GÜCÜ sürekli olarak akıllarına gelmektedir. Ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler, müvekkilin, zihinlerinde yer eden etki gücünden kurtulmayı başaramaMAktadırlar.

Alakasız gündem konularının arasına müvekkilin ismini ve resmini dahil edebilmek için öne sürdükleri iddialar ise, tümüyle kulaktan dolma, hukuken geçersiz ve mesnetsiz iddialardır. Sürekli olarak danslardan, eğlencelerden bahsedilmekte ama SUÇ ÖRGÜTÜNÜN BUNUN NERESİNDE OLDUĞUNU BİR TÜRLÜ AÇIKLAYAMAMAKTADIRLAR.

Bu durumun tek göstergesi şudur: MÜVEKKİL, HEM FİZİKİ VARLIĞIYLA HEM DE FAALİYETLERİYLE, BU İNSANLARIN ÜZERİNDE ÇOK KAPSAMLI BİR HAKİMİYET OLUŞTURMUŞTUR. Bu kişiler, karşıt bir üslup içinde olsalar da, aslında müvekkilin gücünün ve dünya üzerindeki etkisinin farkındadırlar. Müvekkilin şu an cezaevinde bulunmasının da ONUN ETKİSİNDEN HİÇBİR ŞEY GÖTÜRMEDİĞİNİ, hala FİKİRLERİNİN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ TESİRİNİN DEVAM ETTİĞİNİ, insanların MÜVEKKİLİ GÖRMEK VE YAYINLARINI TEKRAR İZLEMEK İSTEDİKLERİNİ görmektedirler. Bu durum, ister istemez zihinlerinde yer etmekte ve yaşanan her olayda müvekkili akıllarına getirmektedir.

Müvekkilin Öngördüğü Olaylar,
Şu An Bir Bir Gerçekleşmektedir

Söz konusu gazetecilerin, müvekkilden böylesine etkilenmelerinin en temel nedenlerinden biri, müvekkilin söylediği her şeyin teker teker gerçekleşmiş olmasıdır. Müvekkilin bütün söyledikleri, yıllardan beri ardı ardına gerçekleşmektedir ve bu süreç aynı şekilde devam edecektir.

İsrail-Filistin anlaşmazlığı, müvekkil tarafından defalarca durdurulmuştur:

Müvekkil, geçmişte İSRAİL-FİLİSTİN ANLAŞMAZLIĞINI, tam olarak söylediği şekilde, DEFALARCA DURDURMUŞTUR.

Türkiye’nin liderliğinde bir İslam Birliği kurulmak üzeredir:

Müvekkil, 30 yıldır, TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİNDE BİR İSLAM BİRLİĞİ’NİN KURULACAĞINI ve bu birlik çatısı altında, Müslüman olmayan ülkelerin de korunacağını ısrarla anlatmıştır. Bu konuda sayısız çalışma yapmış, eserler yazmış, bu eserler kaynak alınarak çeşitli ülkelerde konferanslar düzenlenmiş, ülkemizde ve yurt dışında çeşitli yerlerde afişler sergilenmiştir. Müvekkilin Türk İslam Birliği sevdası ve bunun oluşacağına dair inancı, 30 yıldır sürekli canlı kalmıştır.

1994 yılında, müvekkil Adnan Oktar’ın kurucusu olduğu Bilim Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin çeşitli yerlerine asılmış olan Türk İslam Birliği konulu afişler

Müvekkil Adnan Oktar’ın Türk İslam Birliği’ne Çağrı isimli kitabının birinci baskısı 2003 yılında basılmıştır

Bilindiği gibi 2026 Ağustos ayının ilk haftasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında MEKKE ANLAŞMASI imzalanmıştır. Bu ittifak, bölgedeki İslam ülkelerinin bir araya gelmesi için ilk ve çok önemli bir adım olmuştur; zira bu ittifaka diğer İslam ülkeleri de davet edilmiştir. Bu süreç, gitgide gelişecek ve gelişen bu ittifak dünya barışının öncüsü olacaktır.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-ortak-savunma-anlasmasi-imzaladi/4021014

Kuran’a dayalı İslam anlayışı tüm İslam ülkelerinde hakim oluyor:

Müvekkilin yıllardır anlatmakta olduğu Kuran’a dayalı İslam anlayışı, şu anda pek çok Müslüman ülkede hakimiyetini göstermektedir. Bu konuda İran, Suudi Arabistan gibi katı tutumu ile tanınan ülkeler bile ciddi bir değişime gitmiş durumdadırlar. Müvekkil, geleneksel İslam anlayışını savunan bazı kişilerin muhalif tutumlarına rağmen, 40 yıl boyunca Kuran’a dayalı İslam anlayışını tüm gücüyle savunmaya devam etmiş ve bu konudan ASLA TAVİZ VERMEMİŞTİR. Bu modern anlayış, gitgide daha fazla ülkeye yayılacak ve Kuran Müslümanlığı tüm dünyaya hakim olacaktır.

Evrim teorisi, tüm etkisini ve varlığını yitirmiştir:

Müvekkil, evrim teorisine karşı EN GÜÇLÜ MÜCADELEYİ vermiş ve bu konuda özellikle Avrupa başkentlerine ulaşarak TEORİNİN GEÇERSİZLİĞİNİ BİLİMSEL DELİLLERLE ve DEV KİTAPLAR VE KONFERANSLARLA İSPAT ETMİŞTİ. Geçmişte sorgulanması bile yasak olan evrim teorisi, şu anda, tamamen tükenip yok olmuş durumdadır. Müvekkilin aktif faaliyette bulunamadığı son 9 yılda dahi, evrimciler tarafından HİÇBİR YENİ İDDİA ORTAYA ATILAMAMAKTA, İNSANLAR ÜNİVERSİTE KÜRSÜLERİNDE EVRİMİ SAVUNAMAMAKTADIRLAR. Yenilgi, bu kadar güçlü olmuştur. BU, MÜVEKKİLİN GÖSTERDİĞİ KARARLILIĞIN BİR SONUCUDUR.

İşte tüm bu başarılar, müvekkilin etkisini ve gücünü göstermekte ve bu sebeple de kendisinin muhalifleri dahi, bu güç, kararlılık ve başarıdan derinden etkilenmektedirler.

PKK Terör Örgütü Elebaşı Abdullah Öcalan, 2001 yılında yazdığı “Oligarşik Cumhuriyet Gerçeği” isimli kitabında, müvekkil Adnan Oktar’ın ilmi çalışmalarının etkisini şu sözlerle tarif etmiştir:

Tepede de MİT’in Türk oligarşik yapısının emrindeki din adamları vardır. Hem de filozofça din adamlarıdır bunlar. Osmanlı sultanlarında da tarih boyunca yol gösterenler din adamları değil miydi? Şimdi de rejime yol gösterecek din adamları vardır. MESELA O ADNAN HOCALAR NASIL ORTAYA ÇIKARILDI?”

Bu tespitlerden de anlaşılabileceği gibi müvekkil, hayatı boyunca devlet taraftarı olmuş ve etkili çalışmalarını hep devlet yanlısı olarak yapmıştır.

Müvekkilin fikirlerinin tümü, söylediklerinin hepsi, sonradan RESMİ DEVLET POLİTİKASI olmuştur.

Bu etki, görüldüğü gibi, dönemin devlet karşıtları tarafından açıkça görülmüştür.

İlgisiz Haberlere Dahil Ederek Müvekkili Gündem Yapmak,
Kendisinin Etki Gücünü Asla Kıramayacaktır

Müvekkil, geçmişten bugüne, etki gücü, başarıları, kararlılığı ve devlet yanlısı olarak son derece faydalı faaliyetleri yerine getirmesi sebebiyle bazı kişilerin hep hedefinde olmuştur. Bu kişiler, müvekkilin çalışmalarını durdurabilmek adına sürekli olarak aleyhe faaliyette bulunmuşlar, hayırlı ve etkili eserlerin önüne geçmeye çabalamışlardır. Müvekkilin şahsına zarar vermek istemişler; müvekkili engellemek, hapsetmek, susturmak için çok uğraşmışlardır.

Bu kişilerin büyük bir çoğunluğu kendi ecelleriyle vefat etmişlerdir. Şu anda AHİRETTE HEP BİRLİKTE, EBEDİ BİR MÜEBBET HAPİS İÇİNDEDİRLER. Bulundukları yerden ayrılamaMAkta, aynı yerde, birlikte AYNI MÜEBBET HAPSİ yaşamaktadırlar. Henüz vefat etmemiş olan diğerleri de, kendi ecelleri geldiğinde, bu ebedi hapis ortamına gidecek ve diğerlerine katılacaklardır.

Müvekkil Adnan Oktar ise, her zaman olduğu gibi DOĞRU BİLDİKLERİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEKTİR. Kendisinin söylediği her şey TEKER TEKER GERÇEKLEŞMEKTE ve fikirleri dünyayı etkilemeye devam etmektedir. ŞİMDİYE KADARKİ ALEYHE PROPAGANDALARIN HİÇBİRİ BUNU YAPANLARA FAYDA GETİRMEMİŞ, TAM AKSİNE, TÜM BUNLAR, MÜVEKKİLİN GÜCÜNÜ, KUVVETİNİ ARTIRMIŞTIR.

Sürekli muhalefet içinde aleyhe propaganda çabası yürüten kişilerin, bu açık gerçekleri görmesi, durumlarını buna göre değerlendirmesi kanaatimizce en doğru olandır.

Yukarıdaki açıklamaları takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz. 23.08.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir