ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR
Gökçe Aytulu’nun Yazısı Üzerinden
Yaratılış Atlası‘nın Dünya Çapındaki Başarısını Tekrar Hatırlayalım
11 Temmuz 2026 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Gökçe Aytulu isimli bir yazar, müvekkilin Yaratılış Atlası isimli dünya çapında ses getiren kitabını konu etmiş ve bu kitabın hali hazırda Birleşik Krallık Parlamentosu’nda bulunmasını eleştirel bir dille yazmıştır. Gökçe Aytulu, Parlamento’nun kitaplığında bulunan Yaratılış Atlası’nın “neden orada bulunduğunu” araştırmış ve kitabın orada bulunması yadırganacak bir şeymiş gibi şaşkınlıkla dolu yorumlarda bulunmuştur.

4 ciltten oluşan Yaratılış Atlası isimli eserin 1. Cilt kapağı
Sayın Gökçe Aytulu, zannederiz YARATILIŞ ATLASI isimli 4 CİLTTEN OLUŞAN dev eserin 2007 tarihinde ve sonrasında dünya çapında ne kadar büyük bir ses getirdiğinden habersizdir veya habersiz gibi davranmaktadır. Keza, bundan haberi olsaydı, 7,5 kg ağırlığındaki söz konusu kitabın, yayınlandığı ve tüm Avrupa’ya dağıtıldığı 2007 yılında, tüm bilim, sanat, siyaset dünyası üzerinde ŞOK EDİCİ ETKİLERİNİN bulunduğunu, özellikle Darwinizm’in kalesi olan Avrupa şehirlerinde ve bilakis de Birleşik Krallıkta, DARWİNİST DÜNYANIN TAM ORTASINA BİR BOMBA GİBİ DÜŞTÜĞÜNÜ biliyor olacaktı.
O dönemde özellikle Birleşik Krallık ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri, bu dev kitabın ve kitabın içinde bulunan ve MİLYONLARCA YILDIR DEĞİŞMEDEN KALMIŞ OLAN CANLILARA AİT FOSİLLERİN ifşa olduklarını görerek büyük bir şok yaşamış ve yıllardır emek emek ayakta tutmaya çalıştıkları Darwinizm sahtekarlığının bir anda YERLE BİR OLDUĞUNU görmüşlerdir. Yaratılış Atlası, evrim teorisinin geçersizliğini tüm dünyaya ilan eden ve tüm dünyaya aynı anda ulaşmış olan müthiş bir bilimsel eserdir.
Yaratılış Atlası’nın Avrupa Parlamentosu‘ndaki etkileri şu şekilde olmuştur:

Lüksemburglu politikacı Anne Brasseur, Avrupa Konseyi’nde basın toplantısı sırasında, müvekkilin hazırlamış olduğu Yaratılış Atlası’nı kaldırıp gazetecilere göstermiş ve kitabın, evrim teorisi için ciddi bir tehdit olduğunu anlatarak, endişelerini dile getirmiştir.
(Kaynak: https://www.dailymotion.com/video/x183dio)

Anne Brasseur: “Harun Yahya, Müslüman, Türk yaratılışçıdır. Bu, kitabın ilk cildi. 2 cildi daha var. Avrupa’ya yollandı. İki dilde. İngilizce ve Fransızca. Evrim teorisinin yalan olduğu, Darwinizmin terörün kaynağı olduğu, 20. Yüzyıldaki diktatörlerden vs. sorumlu olduğu anlatılıyor.”

Fransız politikacı Jacques Legendre: “Bana da geldi. Kuzeyde, benim yaşadığım yerdeki liselere, kolejlere, kütüphanelere gönderildi. Bir not var kütüphanelere vs. öğrencilerin incelemesi üzerine koyabilirsiniz diyorlar. Çok pahalı bir kitap. Basım kalitesi ortada…”
2007 YILINDA AVRUPA ÜLKELERİNE GÖNDERİLEN YARATILIŞ ATLASI‘NIN ÇEŞİTLİ AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ ETKİLERİ:
İsviçre basınında Yaratılış Atlası:

Belçika basınında Yaratılış Atlası:

Belçika, Le Soir Gazetesi, 09.02.2008, s.16-17
Fransa basınında Yaratılış Atlası

Fransız Le Figaro Gazetesi, 18.10.2007
İtalya basınında Yaratılış Atlası:

İtalya, Avvenire Gazetesi, 19.06.2007, s. 25
Durum böyleyken, söz konusu kitabın Britanya Parlamentosu’nda bulunması son derece normaldir; çünkü bu kitap, söz konusu Parlamentoda oldukça ses getirmiş bir eserdir ve bilimsel eserin kıymetini bilenler tarafından korunduğu ve kütüphanenin raflarındaki yerini aldığı açıktır. Burada aslında asıl sorgulanması gereken, evrim teorisi gibi bir safsatanın anlatıldığı sayısız bilim karşıtı kitabın, parlamentolara, okullara, üniversitelere nasıl girdiği ve bunlar üzerinden nasıl ders verildiğidir. Gökçe Aytulu’nun asıl bu konuya şaşkınlık duyması, bu konuya hayret etmesi gerekir.
Kitaba Düşmanlık,
Orta Çağ Döneminin ve Faşist Rejimlerin Uyguladığı Bir
Radikalizmdir
Gökçe Aytulu’nun yazısında sergilediği şaşkınlık, başka açılardan da dikkat çekicidir. Kitaba düşmanlık, geçmişte Orta Çağ’da kendini göstermiş, sonraki dönemlerde de faşizmin hakimiyet dönemlerine ait olan, Hitler’in ve Franco’nun uyguladığı, dünyanın hala hayretle hatırladığı garip bir yaklaşımdır. Bu yöntem, genellikle fikirlere tahammülü olmayanların, fikre fikirle mücadele veremeyenlerin, fikre karşı acz içinde olanların yöntemidir.
Faşist uygulamaların yer aldığı dönemlerde, fikir adamlarının ve kitapların en büyük düşman olarak görülmesi ve tamamının yakılarak yok edilmesi bundandır. Faşizm, FİKREN VE BİR İDEAL OLARAK GALİBİYET ELDE ETMESİ MÜMKÜN OLMAYAN bir zihniyet olduğundan, ancak FAŞİST YÖNTEMLERLE, YAKIP, YIKARAK, YASAKLAYARAK iktidar olmuştur.

10 Mayıs 1933 tarihinden sonra, Almanya’nın 34 üniversite şehrinde Naziler ve sağcı öğrenciler tarafından halka açık alanlarda düzenli olarak kitap yakma törenleri gerçekleştirilmeye başlandı. Kitap yakma törenlerinin en büyüğü Berlin’de gerçekleşti. 40 bin kişinin toplandığı Opernplatz’da (Opera Meydanı) kamyonetler ile taşınan on binlerce kitap, bando, Propaganda Bakanı Goebbels’in konuşması ve “yakma yemini” eşliğinde ateşe verildi. Böylece Alman olmayan, Almanya için tehlike arz eden her şey yakılarak yok edilmiş oluyordu.
Gökçe Aytulu’nun yazısında sergilediği kitaba yönelik yaklaşımı da, ne yazık ki, tarifini ettiğimiz bu kitaba düşmanlık zihniyetini andırmaktadır. Kendisinin, kitapta yer alan fikirlere olan karşıtlığını, kendi fikirleriyle anlatabilmesi gerekirdi. Ancak bunu yapmamakta, kitabın varlığına engel koymaya çalışmakta, hatta bu kitabı orada bulunduranları adeta suçlu ilan etmektedir. Kitaptan bu kadar korkarak, kitaba karşı bu kadar dehşetli bir tepki göstererek, geçmiş dönemlerin kitap karşıtlığını anımsatmaktadır.
Oysa kitap düşmanlığı, özellikle sol aydınlar cephesinde son derece tehlikeli bulunan, asla kabul görmeyen bir yaklaşım şeklidir. Bu nedenle Gökçe Aytulu, kitaba karşı böylesine önyargılı bir tavır göstererek, herkesin tepkisini almakta, aslında kendisini küçük düşürmektedir.
Yaratılış Atlası, 2007 Yılından Beri,
Avrupalı Siyasetçiler, Sanatçılar ve Akademisyenler Tarafından Muhafaza Edilmektedir
Sayın Gökçe Aytulu’ya önemli bir gerçeği daha hatırlatalım. Yaratılış Atlası kitabının ciltleri, şu anda Avrupa’nın en etkili siyasilerinin, sanatçılarının, akademisyenlerinin kütüphanelerinde bulunmaktadır. Bu kitaplar, üniversite kürsülerinde, üniversite kütüphanelerinde yer almaktadır. Kitabın önemini bilenler, içindeki değerli fikirleri görebilenler ve bilime değer verenler, bu kitabı çok kıymetli bir mücevher gibi muhafaza etmektedirler. Çünkü dünyada şimdiye dek BU ALANDA, YARATILIŞ ATLASI KADAR KAPSAMLI, BİLİMSEL DELİL SUNAN BİR KİTAP DAHA BULUNMAMAKTADIR.
Bu kitap, varlığıyla EVRİM TEORİSİNİ TÜMÜYLE YIKIP YOK ETMİŞTİR. Bu bakımdan tarihi öneme sahip bir eserdir. Şu an bilim adamlarının ve öğrencilerin büyük kısmının evrimi reddediyor veya sorguluyor olmalarının en büyük nedeni, karşılarına bu kitabın çıkmış olmasıdır. Fikirlere körü körüne karşıtlık göstermeyenler, gerçekten bilime değer verenler, bu kitabın kıymetini çok iyi bilirler. İşte bu nedenledir ki bu kitap, gönderildiği adreslerin büyük bir kısmında, özenle muhafaza edilmektedir.
Örneğin, Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde‘nın 2020 yılında yaptığı bir online röportaj sırasında, kütüphanesinin baş köşesinde bulunan Yaratılış Atlası oldukça dikkat çekmiş ve haberlere yansımıştır:

Bir Türkün dünyada böyle bir başarı elde etmiş olması, normal şartlarda takdir edilip gururlanılacak bir konudur.
Sayın Gökçe Aytulu’ya, bu dünyayı tarihi bir yanlıştan kurtaran böylesine önemli bir kitaba olan yaklaşımını sorgulamasını ve Britanya Parlamentosu’nda muhafaza edilmiş olan bu kitaba körü körüne karşıtlık göstermek yerine, aydınlık bir bakış açısıyla değerlendirme yapmasını tavsiye ediyoruz.
Takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz. 23.08.2026