Abdülkadir Selvi’nin Casusluk İddialarına Mahkeme Kararıyla Cevap

By gundem
5 Min Read

MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN TEKZİPTİR

DELİLSİZ VE AKSİ İSPATLANMIŞ İFTİRALARDA BULUNMAK, ABDÜLKADİR SELVİ’NİN YAŞINA VE TECRÜBESİNE YAKIŞMAMAKTADIR.

Her İftiranın Ahirette Bir Karşılığı Vardır

Sn. Abdülkadir Selvi, 17 ve 19 Ağustos 2026 tarihlerinde CNN Türk’te yayınlanan “Akıl Çemberi” isimli programda ve 18 Ağustos 2026 tarihinde Hürriyet gazetesindeki köşesinde, müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarıyla ilgili aynı iftiralara yer vermiştir.

Abdülkadir Selvi, iftiralarını sıralarken, hiçbir delil getirmediği gibi, tüm iddiaları akıl ve mantık dışıdır; 7 yaşındaki çocuğun dahi inanmayacağı kadar isabetsiz, inandırıcılıktan uzaktır.

Abdülkadir Selvi, müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarının İsrail, CIA ve Mossad bağlantılı olduğunu; bu bağlantılarda müvekkilin hanım arkadaşlarının rol aldığını iddia etmiş ve üzerine “İsrail’den gelen Oktar Babuna’nın müvekkile kimle nerede görüştük diye brifing verdiğini” belirtmiştir.

1. Müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarının İsrail, CIA veya Mossad ile herhangi bir casusluk bağlantısı olmadığı, ağır ceza mahkemesi kararıyla kesinleşmiştir. Müvekkil ve arkadaşları aleyhinde Cumhuriyet tarihinin en hukuksuz yargılamasını yapan, olmayan suçlardan cezalar yağdıran mahkeme dahi, CASUSLUK İSNADINDAN BERAAT VERMİŞTİR.

2. Müvekkilin hanım arkadaşlarının MOSSAD ve CIA ile bağlantılarda rol oynadıklarına dair, yine Cumhuriyet tarihinin en facia iddianamesinde dahi bir iddia bulunmazken, Abdülkadir Selvi hangi “yalancı” kaynaklara dayanarak böyle bir iddiada bulunmaktadır?

3. Abdülkadir Selvi, casusluk iddiasını güçlendirmek için, Oktar Babuna’nın müvekkile canlı yayında İsrail’de yaptığı görüşmeler hakkında brifing verdiğini söylemiştir. CANLI YAYINDA, 80 MİLYON İNSANIN GÖZLERİNİN ÖNÜNDE İLAN EDİLEN GÖRÜŞME VE KONUŞMALAR NASIL CASUSLUK FAALİYETİ OLABİLİR ? HANGİ AKIL VE MANTIKLA, TÜM ÜLKENİN ŞAHİT OLDUĞU, NAKLEN YAYINLANAN GÖRÜŞMELER CASUSLUK FAALİYETİ OLARAK LANSE EDİLEBİLİR ?

Sn. Abdülkadir Selvi’nin, bilgi birikimi, araştırma ve sorgulama yeteneği, derinliği, basireti ve feraseti hakkında insanları şüpheye düşürecek yorum ve iddialarda bulunmaktan sakınması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu tür dedikodudan öteye geçmeyen, aksi yargı kararlarıyla ispatlanmış iftiraları fütursuzca dile getirmesi kendisinin yaşına ve mesleki tecrübesine yakışmamaktadır.

Sn. Selvi, bu üslubu mecburiyetten kullanıyor olabilir; zira kendisinin Hürriyet gazetesine ve CNN Türk’e getirilmesindeki asıl sebep, delil olmadan aleyhe konuşmalar yapabiliyor olması, olumsuz, insanları umutsuzluğa sevk eden, mutsuz eden, karamsar içerikli yazılar yazmasıdır. Samimi, dürüst, tarafsız, doğrulara ulaşmaya çalışan gerçek araştırmacı bir gazetecilik sergilediği takdirde bu kurumlarda tutulmayacağı açıktır.

MÜVEKKİL ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARI, “SİYASAL VE ASKERİ CASUSLUK” İSNADINDAN BERAAT ETMİŞLERDİR

“Siyasal ve Askeri Casusluk” iddiası, Adnan Oktar Davası dosyasına aynı FETÖ’ye yardım ve diğer iddialarda olduğu gibi sırf kamuoyunda infial oluşturabilmek için eklenmiş psikolojik savaş taktiği olarak kullanılan propaganda malzemelerinden ibarettir. Oysa ki daha soruşturmanın en başlarında Savcılık Makamı tarafından casusluk isnadına dair Dışişleri Bakanlığı ve MİT ile yazışmalar yapılmış, HEM MİT’TEN HEM DE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN GELEN CEVABİ RESMİ YAZILAR GERÇEKTE HİÇBİR CASUSLUK FAALİYETİ OLMADIĞINI ORTAYA KOYMUŞTUR. ŞÜPHELİLERİN SUÇSUZ OLDUKLARINI NET BİR BİÇİMDE ORTAYA KOYAN BU CEVABİ YAZILARA RAĞMEN SAVCILIK SİYASAL VE ASKERİ CASUSLUK SUÇLAMASIYLA DA DAVA AÇMIŞTIR.

MİT BAŞKANLIĞININ DAVA DOSYASINDA YER ALAN 08.05.2019 TARİHLİ RESMİ YAZISINDA ŞÖYLE DENMEKTEDİR:

“… mesaj ile aktardığı bilgilerin, AÇIKLANMASI VE ÖĞRENİLMESİ HALİNDE DEVLETİN DIŞ İLİŞKİLERİNE, MİLLİ SAVUNMASINA VE MİLLİ GÜVENLİĞİNE ZARAR VEREBİLECEK, ANAYASAL DÜZENİ VE DIŞ İLİŞKİLERİNDE TEHLİKE YARATABİLECEK NİTELİKTE OLMADIĞI DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR.”

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞININ DAVA DOSYASINDA YER ALAN RESMİ 01.06.2019 TARİHLİ YAZISI: “… Kongre’de kabul edilen ve KAMUYA AÇIK BİR BELGE OLAN ‘Nihai Bildiri’de (yazışmalarda “ortak sonuç bildirgesi” olarak atıfta bulunulmaktadır) yer verilen unsurların özetlenerek aktarıldığı görülmekte, bu itibarla ANILAN YAZIŞMALARDA DEVLET SIRRI ÖZELLİĞİ TAŞIYAN BİLGİLERİN MEVCUT OLMADIĞI DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR.

Diğer yandan, söz konusu dijital verilerde adı geçen şahıs hakkında Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi bağlamında sarf ettiği sözlerin “sübjektif iddia” niteliğinde olduğu değerlendirilmekte olup, “DEVLET SIRRINI İFŞA” MAHİYETİNDE DEĞERLENDİRİLEBİLECEK BİR İFADEYE RASTLANILMAMIŞTIR.”

YARGILAMA SONUCUNDA DA SİYASAL VE ASKERİ CASUSLUK SUÇLAMASI HAKKINDA BERAAT KARARI VERİLMİŞ, BU KARAR KESİNLEŞMİŞTİR. Aşağıda İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/158 esas sayılı dosyasına ait 16.11.2022 tarihli kararın ilgili bölümü yer almaktadır:

Sn. Abdülkadir Selvi, kendisi araştırma gereği duymadığı gibi, kendisine defalarca bu konular yazılı olarak iletildiği halde anlamazlıktan gelerek tekrar tekrar aynı iftiraları sıralamaktadır.

Müvekkil Adnan Oktar, kendisinin ve arkadaşlarının iftiralardan, haksız ve hukuksuz yargılamalardan hiçbir şekilde şikayetçi olmadıklarını, hepsinde büyük hayır ve güzellik gördüklerini; kendilerine bir tuzak kurulduğunu, ancak bu tuzağın kendilerine hiçbir zarar veremediğini belirtmektedir. Allah’ın her yarattığı olayda büyük hayırlar olduğunu; 2018 yılından bugüne geçen dönemde Allah’ın kendisi ve arkadaşları için çok önemli güzellikler ve hayırlar yarattığını ifade etmektedir.

İftiralar, kötü söz, sevgisizlik her zaman sahibine aittir; iftiraya uğrayanlar ise her zaman Hz. Yusuf peygamberin sabrına, sükunetie, tevekkülüne ve nihayetinde ikram ve kurtuluşuna sahiptirler. Allah her sözü işiten, gören ve bilendir.

Kamuoyunun bilgilerine bilvekale sunarız. 25.08.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir