ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR
Müvekkil Adnan Oktar’ın, Bakara Suresi 30. Ayet, Bakara Suresi 38. Ayet, Al-i İmran Suresi 81. Ayet ve Ahzab Suresi 7. Ayet ile ilgili açıklamalarını kamuoyunun takdirine sunuyoruz:
Bakara Suresi 30. Ayette
Hz. Mehdi’ye İşaretler
Bakara Suresi 30. Ayette Rabbimiz şu şekilde belirtmektedir:
Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız
Hani Rabbin meleklere: “MUHAKKAK BEN, YERYÜZÜNDE BİR HALİFE VAR EDECEĞİM” demişti. Onlar da: “Biz Seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak kimse mi var edeceksin?” dediler. (Allah:) “ŞÜPHESİZ SİZİN BİLMEDİĞİNİZİ BEN BİLİRİM” dedi. (Bakara Suresi, 30)
Yukarıdaki ayet, çeşitli tefsirciler tarafından genellikle, Hz. Adem’in yaratılışı ile ilişkilendirilmiştir. Ancak ayetteki çeşitli delillere baktığımızda, burada Hz. Mehdi’nin zuhurunun haber verildiği açıkça anlaşılabilmektedir.
“Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim”
Öncelikle ayette geçen “MUHAKKAK BEN, YERYÜZÜNDE BİR HALİFE VAR EDECEĞİM” ifadesinde, “yaratacağım” anlamına gelen خالق (hâlık) ifadesi geçmeMEktedir. Bunun yerine جَاعِلٌ (câil) kelimesi kullanılmaktadır. Bu kelime, جعل (ca‘ale) fiilinden gelir ve anlamı “kılmak, bir şeyi bir konuma getirmek, tayin etmek” şeklindedir. Ayette kullanılan جَاعِلٌ (câil) kelimesine bakıldığında, Yüce Allah’ın, yeryüzünde bir halife yaratacağını bildirMEdiği, yeryüzünde bir halife TAYİN EDECEĞİNİ bildirdiği görülmektedir. Bu kişi, yaratılmış olan ve insanların kurtuluşu için halife TAYİN EDİLEN bir kişi olacaktır.
“Orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak kimse mi var edeceksin?”
Ayette, melekler, “orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak kimse mi var edeceksin?” sorusunu yöneltmektedirler.
Ayette, BİR HALİFENİN TAYİN EDİLECEĞİ ve onun, FESAT ÇIKARAN VE KAN DÖKEN TOPLULUĞUN İÇİNDEN ÇIKACAĞI anlaşılmaktadır. Anlamın zaten bu şekilde olması, Adetullaha (Allah’ın tayin ettiği İlahi yasalar) da uygun olandır; çünkü halife, fesat çıkaran insan topluluğa Allah tarafından “DOĞRUYU GETİRİCİ VE DÜZEN SAĞLAYICI” olarak gönderilen kişidir.
İlerleyen satırlarda delillerini sunduğumuz şekilde, burada, KANI DURDURACAK VE YERYÜZÜNE ADALET GETİRECEK OLAN HZ. MEHDİ’DEN BAHSEDİLMEKTEDİR.
“(Allah:) ‘şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim’ dedi.”
Ayette, melekler, “Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek kimseleri mi var edeceksin?” ifadesiyle, aslında BİLDİKLERİ ve geçmişte çok defa ŞAHİT OLDUKLARI bir gerçekten bahsetmektedirler. Bu durum, ayette bahsedilen halifenin Hz. Adem OLMADIĞINI da ortaya koymaktadır. Melekler, o zamana kadar bütün peygamberlere karşı saldırıların olduğunu ve peygamberlerin de bunlara karşılık vermek zorunda kaldıklarını, dolayısıyla peygamberlerin dönemlerinde SAVAŞLARIN gerçekleştiğini, peygamberleri engellemek için FESATÇILARIN sürekli eylem halinde olduklarını bilmektedirler. Dolayısıyla MELEKLER, YAŞANMIŞ OLAN KADERİN BİLGİSİYLE KONUŞMAKTADIRLAR. Geçmişteki örneklere bakarak, bir halife tayin edildiğinde, yine onun etrafında kötülükler saçacak, onun yolunu kesmeye ve onu engellemeye çalışacak, kan dökecek fesatçıların mutlaka var olacağının farkındadırlar. Bu bilgiyle konuşmaktadırlar.
Allah ise, onlara şu şekilde cevap vermektedir: “Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim”.
Belli ki Allah, meleklere, DAHA ÖNCE BİLMEDİKLERİ bir şeyden bahsetmektedir. Allah, Hz. Mehdi’yi göndereceğini, daha önce meleklere de BİLDİRMEMİŞTİR. Buradaki ifade ile Allah, meleklerine, daha önce bilmedikleri bir haberi vermekte, onlara bir MÜJDESİ olduğunu açıklamaktadır.
Ahir zamanda HZ. MEHDİ’NİN ZUHURU, İŞTE BÖYLESİNE BÜYÜK BİR OLAYDIR. Allah, bu büyük müjdeyi, meleklerinden bile gizli tutmuş, bu güzellikle doğal olarak karşılaşmalarını istemiştir.
Hz. Mehdi;
Kötülük, Adaletsizlik ve Fesat ile Dolu Dünyaya
Barış ve Huzur Getirecektir
İnsanların fesadın en büyüğünü yaşadıkları bir dönemde Allah, bir KURTARICI, KANI DURDURUCU Mehdisini zuhur ettirecektir. Hz. Mehdi, bozgunculuk içinde olan ve kan döken bir topluluk içine gönderilecektir. Bakara Suresi 30. Ayette belirtildiği gibi, Hz. Mehdi, böyle bir topluluğa karşı mücadele verecek ve insanları bu zulümden kurtaracaktır.
Hz. Mehdi, savaş, çatışma ve fesat ile dolu dünyayı tamamen değiştirecek ve bütün insanlığa, barışı, adaleti ve sevgiyi getirecektir.
Konuyla ilgili hadislerden bazıları şu şekildedir:
İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)’ın çevresinde toplanırlar. DAHA ÖNCE ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI, ADALETLE DOLDURUR. Adaleti o denli olur ki, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. Dünya, adeta asr-ı saadet devrine geri döner. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 29 ve 48)
… Yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi ONU DOĞRULUK VE ADALETLE DOLDURUR. (Süneni-i Ebu Davut, 5/93)
KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. HİÇBİR KİMSE ARASINDA BİR DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. VE BÜTÜN DÜŞMANLIKLAR, BOĞUŞMALAR, HASETLEŞMELER MUHAKKAK KAYBOLUP GİDECEKTİR. (Sahih-i Müslim, 1/136)
Ona (Hz. Mehdi (as)’a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler. UYUYANI UYANDIRMAZ, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)
HZ. MEHDİ BÜTÜN GAM VE ZULMETLERİ GİDERECEK GÜNEŞTİR. İhsanda bulunduğu zaman pek bereketli bir yağmurdur. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 188)
Hz. Mehdi’nin (as) döneminde FİTNE VE KAVGA ATEŞİ SÖNECEK, ZULÜM, GECE BASKINI VE YAĞMALAMA ADETİ KALKACAK, SAVAŞLAR YOK OLACAK. (El-Mehdiyy-il Mev’ud, c. 1, s. 264)
Sonra kırk sene ömür sürecek. ONUN ZAMANINDA KİMSE ÖLMEYECEK. Kişi, koyun ve hayvanlarına (haydi gidin, otlayın) diyecek; onlar gidecekler, ekinin ortasından geçtikleri halde bir başak bile ağızlarına almayacaklar. Yılan ve akrepler kimseye eza etmeyecekler. Yırtıcı hayvanlar kapılarının önünde duracak da kimseye zararları dokunmayacak… (İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s. 1699, s. 184)
İncil’de ise bu müjde şöyle anlatılmıştır:
Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm… ARTIK NE YAS, NE AĞLAYIŞ, NE DE IZDIRAP OLACAK. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı. (Vahiy, 21:4)
ARTIK HİÇBİR LANET KALMAYACAK… Artık gece olmayacak. Çıra ışığına da güneş ışığına da gereksinmeleri olmayacak… (Vahiy, 22:3-5)
… ALLAH GÖZLERİNDEN BÜTÜN YAŞLARI SİLECEK. (Vahiy, 7:17)
Hz. MEHDİ DÖNEMİNDE SAVAŞLARIN TAMAMI SONA ERECEKTİR. Konuyla ilgili bazı hadisler şu şekildedir:
KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. Hiçbir kimse arasında bir DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. Ve bütün DÜŞMANLIKLAR, BOĞUŞMALAR, HASETLEŞMELER MUHAKKAK KAYBOLUP GİDECEKTİR. (Sahih-i Müslim, 1/136)
Kâimimiz kıyam edince İNSANLARIN KALBİNDEKİ DÜŞMANLIK VE İHTİLAF SEBEPLERİNİ KÖKTEN KAZIYACAKTIR. Böylece genel bir asayiş ve emniyet meydana gelecektir. (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 336)
SAVAŞ (ERBABI) DA AĞIRLIKLARINI (SİLAH VE MALZEMELERİNİ) BIRAKACAK. (Sünen-i İbn Mace, 10/334)
Tevrat’ta ise bu müjde şöyle haber verilmiştir:
Kralınız ULUSLARA BARIŞI DUYURACAK. Onun egemenliği bir denizden bir denize, Fırat’tan yeryüzünün uçlarına dek uzanacak. (Zekeriya, 9:10)
SAVAŞ ARABALARINI… UZAKLAŞTIRACAĞIM. SAVAŞ YAYLARI KIRILACAK. Kralınız [Hz. Mehdi (as)] ULUSLARA BARIŞI DUYURACAK… (Zekeriya, 9:10)
Mesih döneminde… SAVAŞLAR OLMAYACAK VE BİR MİLLET DİĞER BİR MİLLETE KILIÇ KALDIRMAYACAK... (Maimonides, Mişna Tora, Sanhedrin 10:1)
…ÜLKEDEN YAYI, KILICI, SAVAŞI KALDIRACAĞIM, GÜVENLİK İÇİNDE YATIRACAĞIM ONLARI. (Hoşea, 2:18)
“…TOPLADIKLARI SİLAHLARI YAKACAKLAR. KÜÇÜK BÜYÜK KALKANLARI, YAYLARI, OKLARI, SOPALARI, MIZRAKLARI ATEŞE ATACAKLAR… YAKMAK İÇİN SİLAHLARI KULLANACAKLAR…“ Egemen Rab böyle diyor. (Hezekiel, 39:9-10)
…İNSANLAR KILIÇLARINI ÇEKİÇLE DÖVÜP SABAN DEMİRİ, MIZRAKLARINI BAĞCI BIÇAĞI YAPACAKLAR… (Yeşaya, 2:4; Mika, 4:3)
Mehdi’nin gelişi ile zulüm, gece baskınları, fitneler ve kavgalar, hüzün verici olaylar sona erecektir. Konuyla ilgili bazı hadisler şu şekildedir:
HZ. MEHDİ BÜTÜN GAM VE ZULMETLERİ GİDERECEK GÜNEŞTİR. İhsanda bulunduğu zaman pek bereketli bir yağmurdur. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 188)
Hz. Mehdi’nin (as) döneminde FİTNE VE KAVGA ATEŞİ SÖNECEK, ZULÜM, GECE BASKINI VE YAĞMALAMA ADETİ KALKACAK, SAVAŞLAR YOK OLACAK. (El-Mehdiyy-il Mev’ud, c. 1, s. 264)
Evet DÜNYAYI FİTNE VE DÜŞMANLIK SARDIĞINDA, HER YER ZULÜM, FESAT VE YAĞMAYLA DOLDUĞUNDA, DALALET VE İNHİRAF KALELERİNİ YIKMAK (hakkı bırakıp batıla sapan odakları fikren etkisiz hale getirecek), KARANLIK VE TAŞ KALPLERİ TEVHİD, İNSANİYET VE ADALET NURUYLA AYDINLATMAK İÇİN ALLAH YÜCE ISLAHÇISINI (Hz. Mehdi (as)’ı) GÖNDERECEKTİR. (El-Mehdiyy-il Mev’ud, c. 1, s. 310)
HZ. MEHDİ (AS), İNSANLARI BÜYÜK BİR BELADAN, HERKESİ İÇEREN VE KÖR BİR FİTNEDEN KURTARACAK. (El-Mehdiyy-il Mev’ud, c. 1, s. 264)
Hz. Mehdi’nin Zulüm ve Hüznü ortadan kaldıracağı, Tevrat’ta şu şekilde haber verilmiştir:
[Hz. Mehdi (as) döneminde] bütün milletler… ARTIK HIRSIZLIK YA DA ZULÜM YAPMAYACAKLAR. (Maimonides, Mişna Tora, Sanhedrin 10:1)
… EGEMEN RAB BÜTÜN YÜZLERDEN GÖZYAŞLARINI SİLECEK... (Yeşaya, 25:8)
O zaman [Hz. Mehdi (as) döneminde] körlerin gözleri, sağırların kulakları açılacak; topallar geyik gibi sıçrayacak, SEVİNÇLE HAYKIRACAK DİLSİZLERİN DİLİ… (Yeşaya, 35:5-6)
… Onun günlerinde [Hz. Mehdi (as) döneminde] … AY IŞIDIĞI SÜRECE ESENLİK ARTSIN! (Mezmurlar, 72:7)
… SELAMET BOLLUĞUNDA LEZZET BULACAKLARDIR. (Mezmurlar, 37:11)
Ya Rab… ONLARA YÜK OLAN BOYUNDURUĞU, OMUZLARINI DÖVEN DEĞNEĞİ, ONLARA EZİYET EDENLERİN SOPASINI PARAMPARÇA EDECEKSİN [zulümlerini durduracaksın] … (Yeşaya, 9:3-4)
Emek vermeyecekler boş yere, FELAKETE UĞRAYAN ÇOCUKLAR DOĞURMAYACAKLAR… (Yeşaya, 65:23)
Aslan olmayacak orada, yırtıcı hayvan o yola çıkmayacak; orada bulunmayacaklar… YÜZLERİNDE SONSUZ SEVİNÇ OLACAK. ONLARIN OLACAK ÇOŞKU VE SEVİNÇ; ÜZÜNTÜ VE İNİLTİ KALKACAK. (Yeşaya, 35:9)
… HUZUR VE GÜVENLİK İÇİNDE OLACAK, KİMSE ONU KORKUTMAYACAK. (Yeremya, 30:10)
Bakara Suresi 30. Ayette Allah, meleklere, korkunç bir fesat ortamında yeryüzüne gönderilecek olan ve bütün dünyayı barış, güvenlik ve adalet ile dolduracak olan Mehdi ile müjdelemiştir. Hz. Mehdi, akan kanı tamamen DURDURACAKTIR. İçinde bulunduğumuz ahir zamanda MELEKLER de bu vaadin gerçekleştiğini görecekler ve bundan büyük bir sevinç duyacaklardır.
Bakara Suresi 38. Ayette
Hz. Mehdi’ye İşaretler
Allah, Bakara Suresi 38. Ayette şöyle bildirmiştir:
Dedik ki: “Oradan tümünüz inin. BUNDAN SONRA SİZE BEN’DEN BİR HİDAYET GELDİĞİNDE, KİM BENİM HİDAYETİME UYARSA, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.” (Bakara Suresi, 38)
Ayette Allah, Hz. Adem’in yeryüzüne indirilmesinden sonra, Kendisinden gelecek olan Hidayete uyulmasını, itaat edilmesini istemektedir. Burada HİDAYET ifadesi ile, Hz. Mehdi kast edilmektedir.
Ayette;
“Hidayet” anlamında kullanılan hüda kelimesi,
“Hidayet eden/yol gösteren” anlamına gelen hadi kelimesi
“Hidayet edilmiş, doğru yola iletilmiş olan“ anlamına gelen mehdi kelimesi,
Aynı kökten, ه ـ د ـ ي (h-d-y) kökünden gelir.
Burada dikkat verilmesi gereken husus şudur: Allah bu ayette, “BUNDAN SONRA SİZE BEN’DEN BİR HİDAYET GELDİĞİNDE, KİM BENİM HİDAYETİME UYARSA” ifadesini kullanmaktadır. Buradaki hadi kelimesinin tam anlamı ile birlikte değerlendirildiğinde ayetin tercümesi, “bundan sonra size Benden bir YOL GÖSTERİCİ geldiğinde, KİM BENİM YOL GÖSTERİCİME İTAAT EDERSE” şeklindedir. Burada açıkça bir YOL GÖSTERİCİDEN bahsedilmekte ve Allah, ona İTAAT EDİLMESİNİ istemektedir. Yol gösterici izahı ile Allah burada, hidayete erdirilmiş ve hidayete erdiren bir KURTARICIDAN, yani HZ. MEHDİ’DEN bahsetmektedir.
Al-i İmran Suresi 81. Ayette ve
Ahzab Suresi 7. Ayette
Hz. Mehdi’ye İşaretler
Allah, Kuran’da iki ayrı ayette, TÜM PEYGAMBERLERDEN, ileride gönderilecek bir elçiye iman etmeleri ve ona yardımda bulunmaları için SÖZ ALMIŞTIR. Ayetler şu şekildedir:
HANİ ALLAH PEYGAMBERLERDEN ‘KESİN BİR SÖZ (MİSAK)’ ALMIŞTI: “Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra SİZE BERABERİNİZDEKİNİ DOĞRULAYAN BİR ELÇİ GELDİĞİNDE, ONA KESİN OLARAK İMAN EDECEK VE ONA YARDIMDA BULUNACAKSINIZ.” Demişti ki: “Bunu ikrar ettiniz ve BU AĞIR YÜKÜMÜ aldınız mı?” Onlar: “İKRAR ETTİK” demişlerdi de “Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım,” demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)
Hani BİZ PEYGAMBERLERDEN KESİN SÖZLERİNİ ALMIŞTIK; SENDEN, NUH’TAN, İBRAHİM’DEN, MUSA’DAN VE MERYEM OĞLU İSA’DAN. BİZ ONLARDAN SAPASAĞLAM BİR SÖZ ALMIŞTIK. (Ahzab Suresi, 7)
Ayetlere göre Allah, tüm peygamberlere kitap ve hikmet verdikten sonra, kendilerinden, ileride gelecek olan ve ellerindekini doğrulayan SON ELÇİYE iman edip yardım edeceklerine dair söz almıştır. Allah, ayetinde bu sözü, AĞIR BİR YÜK olarak nitelendirmiş ve BU SÖZÜN BÜYÜKLÜĞÜNE işaret etmiştir.
Bir kısım tefsirciler, ayetlerde belirtilen bu elçinin Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) olduğunu ifade etseler de, Ahzab Suresi 7. Ayette, verildiği bildirilen BU SÖZÜN, PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (SAV)’DEN DE ALINMIŞ OLDUĞU anlaşılmaktadır. DEMEK Kİ BU YOL GÖSTERİCİ ELÇİ, PEYGAMBERİMİZDEN DE SONRA GELECEK OLAN HZ. MEHDİ’DİR.
Allah, Hz. Mehdi’yi üstün tutmuş ve onun ahir zamanda karşılaşacağı güçlükleri, onun üstünlüğünün bir işareti olarak yaratmıştır. Tüm Peygamberlerden söz alarak, ahir zamanda onun mücadelesinin ne kadar kıymetli ve büyük olduğunu göstermiştir.
Sonuç
Müvekkilin yukarıda yapmış olduğu açıklamaları takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.19.08.2026