TGRT, Mehdiyet Konusunda Yaşar Baş’ı mı, Hüseyin Hilmi Işık’ı mı Esas Alacak?

By gundem
14 Min Read

MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN BASIN DUYURUSU

TGRT, “MEHDİYET BİR HİKAYEDİR” DİYEN YAŞAR BAŞ’I MI, YOKSA “MEHDİ GELECEK” DİYEN HÜSEYİN HİLMİ IŞIK VE İMAM RABBANİ GİBİ İKİ DEĞERLİ İSLAM ALİMİNİ Mİ DİNLEYECEK?

TGRT Haber’de 14 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Günaydın Türkiye programına konuk olarak katılan Sn. Yaşar Baş, Mehdiyet inancını kendince küçümseyici bir üslupla “hikaye” olarak nitelendirmiş ve şöyle demiştir:

“Bu Mehdi arayışı nedir ya? … Bakın Mehdi hikâyelerine… Tarihteki hikâyelere bakın, benzer hikâyelerdir.”

https://www.youtube.com/watch?v=NKU_Rh5qaTo

Müvekkil Adnan Oktar, TGRT’deki yayınla ilgili aşağıdaki düzeltmeyi kamuoyunun bilgilerine sunmaktadır:

Mehdiyet, suni olarak üretilmiş bir “kurtarıcı hikayesi” değildir; Peygamber Efendimizin müjdelediği, İslam alimlerinin tasdik ettikleri bir gerçektir:

Mehdiyet, başta Ehli Sünnet ve Şia olmak üzere pek çok İslam mezhebinde hak olduğuna itikat edilen temel konulardan biridir. Başta Kütüb-i Sitte olmak üzere en muteber hadis kaynaklarının tamamında yer almaktadır.

Peygamberimiz (sav)’den bu yana Mehdiyet her devirde anlatılmış, konuşulmuş, İslam alimleri tarafından önemli görülmüştür. Sahabe ve tabiinden sonra büyük hadis alimleri, mezhep imamları, müceddidler, müçtehidler ve müfessirlerin tamamı Mehdiyeti eserlerinde kapsamlı olarak izah etmişlerdir.

İmam Rabbani, İbni Hacer el-Askani, Abdülkadir Geylani, Kurtubi, İbni Kesir, Muhiyydin Arabi, İmam Taberi gibi geçmişte yaşamış alimler, Süleyman Hilmi Tunahan, Hüseyin Hilmi Işık, Esad Coşan, Mehmed Zaid Kotku, Muhammed Raşid Erol, Mahmut Ustaosmanoğlu gibi yakın geçmişte yaşamış olan kıymetli alimlerin hepsi de Mehdiyeti anlatmıştır.

TGRT, İmam Rabbani ve Hüseyin Hilmi Işık gibi İslam alimlerinin görüşlerine yer vermek yerine, Yaşar Baş’ın hiçbir bilgiye dayanmayan sözlerine yer vermiştir.

İmam Rabbani Hazretlerinin Mehdiyetle İlgili Anlatımları:

1. HZ. MEHDİ ALLAH’IN HALİFESİ OLACAKTIR

ONLAR ARASINDA HZ. MEHDİ ALEYHİSSELAM VARDIR. Resulullah (sav) Efendimiz onun kudümünü (gelişini) ve vücudunu (varlığını) müjdelemiş; şöyle buyurmuştur: ‘MEHDİ, ALLAH’IN HALİFESİDİR.’ (Mektubat-ı Rabbani, c. 1, s. 814)

2. MELEKLER İNSANLARA HZ. MEHDİ’YE UYMALARINI İLHAM EDECEKTİR

Bir hadis-i şerifte şöyle gelmiştir: ‘HZ. MEHDİ ÇIKACAKTIR. … şöyle nida edecektir: BU ŞAHIS MEHDİ’DİR, KENDİSİNE TABİ OLUNUZ…’ (Mektubat, 380. Mektup, c. 2, s. 1162-1163)

3. HZ. MEHDİ, VELAYETİN EN YÜKSEK DERECESİNDEDİR

GELMESİ VAAD OLUNAN MEHDİ’NİN dahi rabbı (eğitimine, terbiyesine yön veren Allah’ın) ilim sıfatıdır. Hazret-i Ali gibi, Hz. İsa ile münasebeti (manevi bağlantısı) vardır. Hazret-i İsa’nın kademi (adımı) Hazret-i Ali’nin başında olup bir kademi (adımı) dahi Hazret-i Mehdi (as)’ın başındadır… Geleceği vaad edilen MEHDİ, VELAYETİN EKMELİYETİNİ (EN ÜST MAKAMINI) ALACAKTIR… Zira, bütün velayet nisbetleri (dereceleri), bu Nisbet-i Aliyye’nin (En Yüksek Derece’nin) altında bulunmaktadır. (Mektubat-ı Rabbani, 251. Mektup, c. 1, s. 550, 554)

4. HZ. MEHDİ ÇOK YÜKSEK BİR MANEVİ MAKAMA SAHİP OLACAKTIR

Bu makam, cidden pek yücedir. Resulûllah (sav) Efendimiz’in ashabı, bu makama çıkma imtiyazına nail olmuşlardır… Bu makamın sahibi için diğer makamların sahiplerine nazaran, tam bir imtiyaz (üstünlük, ayrıcalık) vardır.

BU MAKAMA BAĞLILIK, ASHAB-I KİRAMDAN SONRA, İNŞAALLAH TAM BİR ŞEKİLDE MEHDÎ ALEYHİSSELÂM’DA ZUHUR EDECEKTİR (GÖRÜLECEKTİR). İşbu makam, şu ayet-i kerimede manasını güzel bulur: ‘Bu, Allah’ın fazlıdır, dilediğine verir. Allah, büyük fazlın sahibidir.’ (Cuma Suresi, 4) (Mektubat-ı Rabbani, 32. Mektup, c. 1, s. 125)

5. HZ. MEHDİ TÜM YERYÜZÜNE HAKİM OLACAKTIR

Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir… Onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir. Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır ise kafirlerdendir. YERE, BEŞİNCİ OLARAK EHL-İ BEYTİM’DEN MEHDİ SAHİP OLACAKTIR.’ (Mektubat, 380. Mektup, c. 2, s. 1162-1163)

6. HZ. MEHDİ ÇIKMADAN KIYAMET KOPMAZ

Resulullah (sav) Efendimiz bir başka hadis-i şerifinde şöyle buyurdu: ‘ALLAH-Ü TEALA, EHL-İ BEYTİMDEN BİRİNİ MEHDİ’Yİ ÇIKARMADIKÇA DÜNYA ÇÖKMEYECEKTİR. Onun ismi ismime uyar, babasının ismi dahi babamın ismine uyar. Daha önce zulüm ve adaletsizlik dolduğu gibi, onun gelmesi ile dünya adalet ve hakların yerini bulması ile dolar…’ (Mektubat, 380. Mektup, c. 2, s. 1162-1163)

7. HZ. İSA, HZ. MEHDİ ZAMANINDA YERYÜZÜNE İNECEKTİR

HZ. İSA (AS), MEHDİ ZAMANINDA YERE İNECEKTİR. HZ. MEHDİ (AS), DECCALİN KATLİNDE (FİKRİ OLARAK YOK EDİLMESİNDE) HZ. İSA’YA (AS) MUVAFAKAT EDER.

MEHDİ’NİN SALTANATI ZAMANINDA, Ramazan ayının on dördünde Güneş tutulacaktır; o ayın ilkinde ise Ay kararacak. Bunların oluşu, adetin ve müneccimlerin hesabı hilafına olacaktır. (Mektubat, 380. Mektup, c. 2, s. 1162-1163)

8. PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)’İN BİLDİRDİĞİ KIYAMET ALAMETLERİNİN HEPSİ KESİNLİKLE GERÇEKLEŞECEKTİR

“Muhbir-i Sadık Resulullah (sav) Efendimiz’in haber verdiği KIYAMET ALAMETLERİNİN HEPSİ HAKTIR. Onlarda yalan ihtimali yoktur. Onlar arasında şunlar vardır: Alışılmışın aksine, Güneş’in mağripten doğması. HZ. MEHDİ (AS)’IN ZUHURU, RUHULLAH İSA’NIN NÜZULÜ (Resulullah Efendimiz’e ve ona salat-ü selam), deccalin çıkması, Ye’cuc ve Me’cuc’un zuhuru, Dabbe-i Arz’ın çıkması, semadan bir dumanın zuhuru ile, insanları kaplayıp onlara elim bir azap ile azap etmesi. O kadar zorlanacaklardır ki, artık insanlar şöyle diyecekler: ‘Rabbimiz, bizden azabı aç; biz müminleriz…’ (Duhan Suresi, 12)” (Mektubat, 380. Mektup, c. 2, s. 1162-1163)

9. HZ. MEHDİ TÜM YERYÜZÜNE HAKİM OLACAKTIR

“Muhbir-i Sadık Resulullah (sav) Efendimiz tarafından bildirilen, daha çok alamet vardır ki anlatılanlardan başkadır. Şeyh İbn-i Hacer, HZ. MEHDİ (AS)’IN ALAMETLERİ ÜZERİNE BİR RİSALE YAZDI Kİ, ONLAR İKİ YÜZ ALAMETİ BULUR. Vaad edilen durumu, açık bir şekilde iken, son derece cehaletlerinden ötürü bir cemaat dalalete saplandı. Sübhan Allah onlara doğru yolu göstersin.” (Mektubat, c. 2, 380. Mektup, s. 1162-1163)

10. HZ. MEHDİ ‘NİN ÇIKIŞI YÜZYIL BAŞLARINDA OLACAKTIR

“… MEHDİ’NİN ZUHURU YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR. Şu anda dahi, yüz başını, on sekiz sene geçmiş vaziyettedir.” (Mektubat, 381. Mektup, c.2, s.1169-1171)

11. İMAM-I RABBANİ, 2009 YILINDA GEÇEN LULİN KUYRUKLU YILDIZININ HZ. MEHDİ’NİN ALAMETİ OLDUĞUNU HABER VERMEKTEDİR

“Hadis-i şerifte, HZ. MEHDİ (AS)’IN ALAMETLERİ HAKKINDA şöyle anlatılmıştır:

‘Şark tarafında bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir.’

… Bu yıldızın durumu da, onun seyrine göredir. Yani: Yüzü meşrik canibine (doğu yönüne) doğru. Arkası dahi, mağrib tarafınadır (batı yönünedir). Bu uzun beyazlık dahi, onun arka tarafındadır. Bu mana icabı olarak, ona kuyruk isminin verilmesi yerindedir. Onun her günkü irtifası (yükselmesi) ise meşrikten mağribedir (doğudan batıyadır).” (Mektubat, 381. Mektup, c.2, s.1169-1171)

12. HZ. MEHDİ ‘NİN ÇIKIŞI YAKINDIR, ÇIKIŞI ÖNCESİNDE OLAĞANÜSTÜ OLAYLAR MEYDANA GELECEKTİR

Hulasa… HZ. MEHDİ (AS)’IN ZUHUR ZAMANI YAKINDIR. Onun zuhur zamanı olan yüz (asır) başına gelinceye kadar nice mebde’ler ve mukaddimeler (çıkışını haber veren işaret ve alametler) zuhur edecektir. Allah ondan razı olsun. Onun zuhur mebde’leri ve mukaddimeleri (çıkış alamet ve işaretleri) Resulullah (sav) Efendimiz’in irhasatına (gelişi öncesi harikalıklara) benzer. O irhasat (harikulade olaylar), Resulullah (sav) Efendimiz’in nübüvveti zuhurundan evvel zuhura gelmiştir. Nitekim, bu manada şöyle anlatmışlardır:

– Muhammed Resulullah’ın sureti olan Abdullah’ın nutfesi, Amine’nin rahmine düştüğü zaman, bütün putlar yüzüstü yere yıkıldılar. Bütün şeytanlar, vazifelerinden alındılar. Melekler, İblis’in tahtını alt üst edip denize attılar. Kendi- sine dahi kırk gün azap ettiler.

– Resulullah (sav) Efendimiz’in doğduğu gece, Kisra’nın (İran’daki Sasani hükümdarının) sarayı sallandı; on dört şerefesi yıkıldı.

– Mecusilerin ateşi söndü. Halbuki, o ateş bin seneden beri yanardı; bu müddet içinde hiç sönmemişti.

HZ. MEHDİ (AS) DAHİ BÜYÜKTÜR. Onun sebebi ile, İslam’a ve Müslümanlara büyük takviye gelecektir. Onun velayetinin dahi, zahir ve batın büyük tasarrufu vardır. Nice harika hallerin ve kerametlerin sahibi olacaktır.

Onun zamanında, nice hayret veren haller zuhur edecektir.

Üstte anlatılan manalar icabı olarak, yerinde olur ki: Onun vücudunun zuhurundan evvel, adet harici harika haller meydana gele… Tıpkı: Resulullah (sav) Efendimiz’in nübüvvetinden evvelki irhasat gibi. Bu zuhura gelen işler dahi, onun zuhur mebde’leri olalar.

Nitekim, anlatılan manalar hadis-i şeriflerden de anlaşılmaktadır.

Bilesin ki bir hadis-i şerifte, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: ‘KÜFÜR HER YANI İSTİLA EDİP HÜKMÜ CEMİYET İÇİNDE AŞİKARE İŞLENMEDİKÇE HZ. MEHDİ (AS) ZUHUR ETMEZ.’ ” (Mektubat, 381. Mektup, c.2, s.1169-1171)

13. HZ. MEHDİ ‘NİN GELİŞİNİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV) MÜJDELEMİŞTİR

ARADAN BİN SENE GEÇTİKTEN SONRA, HZ. MEHDİ (AS)’IN GELİŞİ DE BUNUN İÇİNDİR.

Onun mübarek kudumünü (gelişini) Hatem’ür-Rusul (Resullerin sonuncusu) Resullullah (sav) Efendimiz müjdelemiştir. Hz. İsa (as) dahi aradan bin sene geçtikten sonra, nüzul edecektir… (Mektubat, c. 1, 209. Mektup, s. 440 )

14. HZ. MEHDİ EVLİYANIN EN HAYIRLISI OLACAKTIR

Mümkündür ki bu iki asrın daha hayırlı oluşu, şu itibarla olur: Allah’ın veli kullarının çok zuhuru, bid’at ehlinin azlığı, fısk ve masiyet erbabının nadirattan oluşu.. Böyle bir şeyin oluşu dahi, bu tabakadan bazı evliya ferdlerinin; o iki asırdaki evliya ferdlerinden hayırlı olmasına münafi değildir. MİSAL OLARAK HAZRET-İ MEHDİ (AS)’I SÖYLEYEBİLİRİZ… (Mektubat, c.1, 209. Mektup, s. 441)

TGRT’nin manevi ve fikri kurucusu, muhterem Hüseyin Hilmi Işık hocanın Mehdi’nin zuhuru ile ilgili açık beyanları vardır

Sn. Yaşar Baş’ın, TGRT ekranlarında, Mehdiyet hakkında “kurtarıcı hikayesi” ifadesi kullanması dikkat çekicidir. TGRT’nin sahiplerinin manevi lideri, hocası muhterem Hüseyin Hilmi Işık hoca, Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye’de Hz. Mehdi’yi bir “hikâye” olarak değil, geleceği bildirilen gerçek bir şahıs olarak ele almaktadır.

HAZRET-İ MEHDİ (as), AHİR ZAMANDA DÜNYAYA GELECEKTİR. Resullulah Efendimiz (sav)’in soyundan olacaktır. İsa Aleyhisselam’la buluşacak, MEZHEPLERİ KALDIRACAK, YALNIZ ONUN MEZHEBİ KALACAK. (Hüseyin Hilmi Işık, Saadet-i Ebediye, s. 35)

Bazı saf kimseler, büyük zannettikleri kimselere Mehdi demektedir. Mehdi’nin alametlerini Resulullah (sav) Efendimiz bildirmiştir. İbni Hacer-i Mekki’nin “Alamat-ül-Mehdi” kitabında ve Suyuti’nin “El-Bürhan” kitabında bunlardan ikiyüze yakın alamet yazılıdır. “El-Fütuhat-ül-İslamiyye”, ikinci cüz, ikiyüzdoksanyedinci sahifesinde diyor ki, “Beklenilen Mehdi, Hazret-i Fatıma’nın soyundan olacaktır. O zaman, Müslümanlar halifesiz olacaktır. İstemediği halde, zor ile halife yapılacaktır. MEHDİ ÇIKACAĞI ZAMAN YERYÜZÜNDE HALİFE BULUNMAYACAĞI VE MEHDİLİKLERİNİ İLAN EDENLERİN MEHDİ OLMADIKLARI, BURADAN ANLAŞILMAKTADIR. (Hüseyin Hilmi Işık, Saadeti Ebediye s. 350)

İnsanı Allahü Teâlâ’ya kavuşduran yollar ikidir: Birincisi peygamberlerin yakınlığı gibi olan (NÜBÜVVET YOLU) olup, insanı aslın aslına ulaştırır. …HAZRET-İ ÎSÂ “ALÂ NEBİYYINÂ VE ALEYHISSALÂTÜ VESSELÂM” VE HAZRET-İ MEHDÎ “ALEYHIRRIDVÂN”, NÜBÜVVET YOLU İLE VÂSIL OLURLAR. (Hüseyin Hilmi Işık Seadet-i Ebediyye, , Sf. 919, 920)

İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşduran yol ikidir: Birisi (Nübüvvet yolu) olup, aslın aslına kavuşdurur. Eshâbkirâmın hepsi, bu yoldan vâsıl oldular. Sonra gelenlerden pek az zevât da, bu yoldan ermişdir. Bu yolda sebebe, vâsıtaya lüzm yokdur. Bir kâmil ve mükemmilin sohbetinde kemâle geldikden sonra, feyzi asldan alıp ilerlerler.

İkinci yol, (Vilâyet yolu)dur. Kutblar, Evtâd, Nüceb, Büdel. ve bütün Evliyâ bu yoldan vâsıl olmuşdur. Bu yola, (Sülk yolu) da denir. Bu yolda, vâsıta, aracı lâzımdır. Her iki yolun reîsi ve rehberi Resûlullahdır.

Vilâyet yolunun imâmı, feyz kaynağı, hazret-i Alîdir. Bu yolda, Resûlullah onu vekîl etmişdir. Hazret-i Fâtıma ve Hasen ile Hüseyn onunla ortakdırlar. Bu yolda gidenlerin hepsine feyz ve hidâyet, hazret-i Alînin aracılığı ile gelir. Ondan sonra hazret-i Hasen ve Hüseyn bu vazifeyi teslîm aldı. BUNLARDAN SONRA, SIRA İLE, ONİKİ İMÂMIN EVLÂDINA VERİLDİ. SONLARI OLAN MUHAMMED MEHDÎDEN SONRA, BAŞKASINA VERİLMEDİ. (Seadet-i Ebediyye, Hüseyin Hilmi Işık, Sf. 919, 920)

TGRT’nin, Mehdiyetle ilgili konularda Sn. Yaşar Baş’ın değil, Peygamber Efendimiz, İmam Rabbani ve Hüseyin Hilmi Işık gibi değerli İslam alimlerinin sözlerine itibar etmelidir. Peygamberimizin ve kıymetli İslam alimlerinin geleceğini müjdelediği Mehdi için “kurtarıcı hikayesi” ifadesinin kullanılması, her şeyden önce Peygamber Efendimize saygıya uygun değildir. Peygamber Efendimiz gelecek dediyse, gelecektir.

Sn. Yaşar Baş’ın düşünceleri hem TGRT’nin sahip olduğu inanca hem de ehl-i sünnet inancına zıttır. TGRT, Yaşar Baş’ın fikirlerine yer verirken, diğer yandan Hüseyin Hilmi Işık hocanın kitaplarının da tanıtımını yapmakta, kitapları tavsiye etmektedir. TGRT ya Yaşar Baş’ı ya da Hüseyin Hilmi Işık ve İmam Rabbani gibi İslam alimlerini seçmelidir.

Müvekkil Adnan Oktar, TGRT’nin bu ifadeyi düzeltecek bir yayın yapmasını tavsiye etmektedir.

Kamuoyunun bilgilerine bilvekale sunarız. 23.07.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir