HUKUK KİŞİLERE GÖRE FARKLI UYGULANAMAZ,
HUKUKA AYKIRI OLAN BİRŞEY ADNAN OKTAR’A YAPILDIĞINDA DA HUKUKSUZLUKTUR
Geçtiğimiz günlerde İBB Davası kapsamında tutuklu yargılanan Sn. Ekrem İmamoğlu ile cezaevinde görüşen avukatların isim ve sayısına ilişkin basında çeşitli haberlerin yer alması üzerine barolardan ortak bir basın açıklaması yapıldı. Bahse konu durumun açık bir hukuk ve hak ihlali olduğu ifade edildi. Bu son derece doğru bir tespit ve haklı bir tepki idi.
70 baronun ortak imzasıyla yayınlanan “Avukat-Müvekkil Gizliliği İhlal Edilemez” başlıklı basın açıklamasında:
“Son günlerde bazı basın yayın organlarında, avukatların ceza infaz kurumlarındaki görüşme ve ziyaret kayıtlarının kamuoyuyla paylaşıldığı görülmektedir. Bu veriler yalnızca kişisel veri niteliği taşımamakta; aynı zamanda Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesiyle güvence altına alınan savunma hakkının ve avukat-müvekkil ilişkisinin gizliliğini ihlal etmektedir”
ifadeleri kullanıldı.
Basın açıklamasını yapan ve altına imza atan 70 ayrı baronun değerli yöneticilerinin, Sayın Ekrem İmamoğlu söz konusu olduğunda ulusal ve uluslararası hukuk norm ve kanunlarına bu denli saygı duymaları, hem Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hem de kendisiyle cezaevinde görüşen meslektaşlarının Anayasal haklarını savunmaları son derece güzel ve hakkaniyetli bir tutumdur.
Ancak baroların sayın temsilcilerinin, SADECE SAYIN EKREM İMAMOĞLU YA DA İBB DAVASI SANIKLARI SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA BU DUYARLILIĞI GÖSTERİYOR OLMALARI ADALET SAVUNUCULUĞU MİSYONLARINA GÖLGE DÜŞÜRMEKTEDİR. ÇÜNKÜ ADALET, İNANCI, YAŞAM TARZI HER NE OLURSA OLSUN HER İNSAN İÇİN SAVUNULDUĞUNDA GERÇEKTEN ADALETTİR.
DAHA ÖNCE MÜVEKKİL ADNAN OKTAR İLE CEZAEVİNDE GÖRÜŞEN AVUKATLARIN TEK TEK İSİMLERİ VE GÖRÜŞME SAYILARI GÜNLERCE MANŞETLERE TAŞINILDIĞINDA, HER GECE TV YAYINLARINDA SAATLERCE ÜZERİNDE KONUŞULDUĞUNDA, HABER PROGRAMLARINDA TABLOLAR YAPILIP ÇUBUKLARLA GÖSTERİLİP ANLATILDIĞINDA DEĞİL 70 BARO TEK 1 BARO DAHİ BUNUN ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞUNU HATIRLATMAMIŞTIR. BU HABERLERİN HUKUKA AYKIRI OLDUKLARINDAN, MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’IN SAVUNMA HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNDEN YA DA AVUKAT-MÜVEKKİL GİZLİLİĞİNİN İHLAL EDİLDİĞİNDEN BAHSETMEMİŞLERDİR. Üstelik varlıklarının temel düsturlarından biri olan meslektaşlarının hak ve hukuklarını savunma görevlerini de yerine getirmemişlerdir.
Müvekkil Adnan Oktar bu durumu herhangi bir kızgınlık duyduğu için değil, adalete olan inancından ve Baroların bir daha aynı duyarsızlığı yapmayacağına güvendiğinden gündeme getirmektedir.
Bugün tüm baroların tepki gösterdiği olayın benzeri ve daha fazlası Adnan Oktar Davası’nda da yaşanmıştır. Müvekkilin savunma haklarını elinden alabilmek için, avukatlarıyla görüşmeleri bir dizi yalanla gündeme taşınmıştır. Müvekkil Adnan Oktar’a hukuka aykırı olarak avukat görüş kısıtlılığı getirilmesi amaçlandığı için, müvekkilin avukat görüş sayıları da kasıtlı şekilde çarpıtılarak kamuoyunu yanıltıcı haberler yapılmış; bu sayede adeta mahkemenin vereceği avukat görüş kısıtlaması kararı için zemin oluşturulmuştur. Bu esnada sadece mesleklerini yaptıkları için avukatlar hedef gösterilmiş, onların haklarını savunmakla yükümlü barolar ise gelişmeleri sessizce bir köşeden izlemeyi tercih etmiştir.
Gerçekte müvekkil Adnan Oktar’ı cezaevinde ziyaret eden 3-4 avukatı bulunmaktayken, Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek konu hakkında yanlış bilgilendirildiğinden, kamuoyuna müvekkilin güya bir ayda 292 avukat ile görüştüğü ve avukatların güya kurye olarak kullanıldıkları şeklinde gerçek dışı bilgi yansımıştır.. OYSA BAZI BASINDA VE SOSYAL MEDYADA SANSASYON AMACIYLA ORTAYA ATILAN YÜZLERCE AVUKAT SAYISI HİÇBİR ZAMAN GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.
292 SAYISININ GERÇEĞİ ŞÖYLEDİR:
- BU SAYI 292 FARKLI AVUKATIN GÖRÜŞE GELMESİ DEĞİLDİR. SADECE 3-4 AVUKATIN 3 AYLIK BİR DÖNEM BOYUNCA, GÖRÜŞLER ESNASINDAKİ GİRİŞ VE ÇIKIŞ SAYILARININ TOPLAMIDIR.
- CEZA İNFAZ KURUMLARINDA AVUKATLARIN KURUMA HER GİRİŞ VE ÇIKIŞI KAYIT ALTINA ALINMAKTADIR.
- ZAMAN ZAMAN AVUKATLAR TAKİP ETTİKLERİ DOSYALARLA İLGİLİ TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPMAK, ADLİYEDE BİR KONUYU HALLETMEK YA DA YEMEK GİBİ İNSANİ İHTİYAÇLAR İÇİN AYNI GÜN İÇİNDE BİRKAÇ SEFER KURUMDAN ÇIKIP DAHA SONRA YENİDEN GİRİŞ YAPMAKTADIR.
- AYNI AVUKAT GÜNDE BİRKAÇ KERE KURUMA GİRİŞ-ÇIKIŞ YAPTIĞINDA HER DEFASINDA YENİ KAYIT YAPILMAKTADIR.
- HER GİRİŞ-ÇIKIŞ SANKİ FARKLI BİR AVUKAT GELMİŞ GİBİ SAYILARAK BASINA LANSE EDİLDİĞİ İÇİN MÜVEKKİL İLE GÖRÜŞEN AVUKAT SAYISI MAKUL VE SINIRLI OLDUĞU HALDE OLAĞAN DIŞI BİR DURUM VARMIŞ İZLENİMİ OLUŞTURULMAKTADIR.
Böylece müvekkil hakkında uygulanan hukuksuz avukat görüş kısıtlamasına sözde bir zemin oluşturulmakta, bu aleni hak ve hukuk ihlalini kamuoyuna meşru gösterebilme politikası izlenmektedir. İşin ilginç yanı belli aralıklarla tekrarlanan avukat görüş kısıtlılığı değerlendirmesi öncesinde her defasında aynı cümleler, aynı başlıklar, aynı yalanlarla bu haberler yeniden gündem yapılmaktadır.
Burada dikkat çeken bir diğer husus da baroların, müvekkil Adnan Oktar’ın avukatlarının isimlerinin sırf mesleklerini yaptıkları için yayınlanmasına seyirci kaldıkları gibi, müvekkile yönelik hukuka aykırı avukat görüş kısıtlılığının 8 yıldır devam ediyor olması da olağanmış gibi davranmalarıdır. En temel haklardan biri olan savunma hakkının bir insanın elinden alınıyor olması dahi baroların nedense ilgi alanına girmemiştir. Adaletin savunucusu olmakla yükümlü bir meslek teşkilatına bu tutumun yakışmadığı açıktır. Müvekkil Adnan Oktar, temsil ettikleri değerlere ve mesleklerine büyük saygı duyduğu baroların vicdanına ve adalet duygusuna da güvenmektedir.
Dikkat edilirse müvekkile uygulanan avukat görüş kısıtlılığı Sayın İmamoğlu veya diğer İBB sanıklarına uygulanmamaktadır. Uygulanmaması da doğru ve hukuki olandır. Müvekkil Adnan Oktar tüm yargılananların savunma haklarını hakkıyla kullanması gerektiğine inanmaktadır. Ne var ki söz konusu olan müvekkilin savunma hakları olduğunda, bazı kesimler rahatlıkla bu hakkının elinden alınmasını olağanlaştırabilmektedir.
Müvekkile yönelik 8 yıldır uygulanan bu hukuksuz kısıtlama, Sn. İmamoğlu’na bugüne kadar uygulanmamıştır. Çünkü Sn. İmamoğlu’nun, avukatları aracılığıyla kamuoyuna mesajlar göndermesine oldukça dikkat çekilmesine rağmen gelecek tepkilerden çekinilmiştir.
Şimdilerde ise Sn. Ekrem İmamoğlu hakkında da avukat görüş sayısı konusuna ilişkin çarpıtma haberler bir kısım basında yapılmaya başlanmıştır. Bu durum, yakın zamanda Sn. Ekrem İmamoğlu’na da -TIPKI MÜVEKKİL ADNAN OKTAR HAKKINDA UYGULANDIĞI GİBİ- avukat görüş kısıtlaması getirilmesinin zemini hazırlandığı izlenimi vermektedir. Müvekkil böyle bir şeyin gerçekleşmesini asla istememektedir. Ancak, eğer böyle bir kısıtlama getirilirse bunun, bugün müvekkile yapılan uygulamayı savunanların eseri olacağı da unutulmamalıdır. Çünkü sessiz kalınan veya desteklenen her hukuksuzluk mutlaka bir aşamada herkesi mağdur etmektedir.
Çok iyi bilindiği gibi Sayın Ekrem İmamoğlu’na ve İBB yetkili ve çalışanlarına yönelik kullanılan yöntemler, bir süredir “Türkiye’de ‘örgüt’ başlığı altında ne tür hayali senaryo ve kurgular geliştirilebilir?’ sorusunun cevabını vermektedir. Bunu gayet iyi bilmemizin sebebi, aynı kurgu ve oyunların ADNAN OKTAR DAVASI’NDA 8 SENEDİR UYGULANIYOR olmasıdır. MASAÜSTÜNDE KURGULANMIŞ SENARYOLARDA HİÇBİR DETAYIN DEĞİŞMEMESİ, HUKUKSUZ YÖNTEMLERİN NERDEYSE BİREBİR AYNI OLMASI, kumpasçıların bu konularda çok da zahmete girmeye gerek duymadıklarını göstermektedir. GÜNÜMÜZDE ARTIK KUMPASLAR BİLE NORMALLEŞTİRİLMİŞ, EN GALİZ VE ALENİ HUKUKSUZLUKLAR HİÇ UTANIP ÇEKİNMEDEN GÖZ GÖRE GÖRE HAYATA GEÇİRİLİP UYGULANIR HALE GELMİŞTİR.
Baroların da bu gerçeği görmezden gelmemeleri önemlidir. Barolar ulusal ve uluslararası hukuk norm ve kurallarının koruyuculuğunu, sadece kendi ideolojilerine yakın olanlar söz konusu olduğunda değil, benzer hukuksuzlukların belki de bin misline maruz bırakılan müvekkil Adnan Oktar başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız için yapmalıdır. Adaleti savunurken, KİŞİ ya da DAVA SEÇEN BİR YAKLAŞIMIN, kendilerinin saygınlıklarına, hukuki kimliklerine, bağımsızlıklarına ve tarafsızlıklarına gölge düşüreceğini unutmamaları gerekir.
Saygılarımızla kamuoyunun bilgilerine sunarız. 07.06.2026