MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN BİRCAN YILDIRIM HABERLERİNE TEKZİP
ve
SAYIN ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK ve SAYIN İÇİŞLERİ BAKANI MUSTAFA ÇİFTÇİ’YE BİLGİLENDİRMEDİR
Son günlerde yazar Bircan Yıldırım’a yönelik bir operasyon nedeniyle müvekkil Adnan Oktar’ın da ismi geçirilerek bir kısım gerçek dışı haberler yapılmaktadır.
Müvekkil Adnan Oktar Bircan Yıldırım Hanım’ı tanımamaktadır. Hiç görüşmemiş, hiçbir yerde karşılaşmamış, hiç diyalog içinde olmamıştır. Hayatında bir kere dahi yan yana gelmemiştir.
Basına yansıyan haberlere göre; Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Bircan Yıldırım’ın sosyal medya hesabının, “farklı tarihlerde yapılan paylaşımlarında zincirleme şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunu” işlediği gerekçesiyle kapatılması kararı verilmiştir. Kendisi de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır.
Müvekkilin hiç tanımadığı bir insan olan Bircan Yıldırım Hanım’ın göz altına alınması ve sosyal medya hesabının kapatılması konusunun ısrarla müvekkil Adnan Oktar ile ilişkilendirilmeye çalışılması ise kanaatimizce art niyetli bir yaklaşımdır. Zira bu haberi yayınlayan Aydınlık, Takvim gibi ulusal gazeteler, Ahaber gibi ulusal kanallar, gazeteciler, yazarlar, sosyal medya yorumcuları tarafından konunun müvekkil Adnan Oktar ile ilgili olmadığının bilinmemesi mümkün değildir. Bilindiği üzere bu tip haberler polis ve adliye muhabirleri aracılığıyla, ya da kimi zaman doğrudan “özel haber kaynaklarından” alınan bilgilerle dosyanın içeriği bilinerek yapılmaktadır. Öyle ki kimi zaman dosyanın taraflarının dahi ulaşamadığı bilgilere basın ulaşabilmekte ve kamuoyu ile dosyayı paylaşmaktadır. Nitekim, Takvim Gazetesi haberinde Mahkeme Kararını da yayınlamıştır. Tüm bu bilgilerde konunun müvekkil Adnan Oktar ile ilgisine dair tek bir satır olmadığı halde manşetlerde müvekkilin adını geçirmek hem genel ahlak ve vicdana hem de hukuka aykırıdır.
Görüldüğü gibi konu Bircan Yıldırım’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların hakaret içermesiyle ilgilidir. Konunun hiç bir yerinde müvekkil Adnan Oktar’ın adı geçmemektedir, konuyla hiçbir ilgisi yoktur.
Başta Sayın Adalet Bakanı ve Sayın İçişleri Bakanı olmak üzere Devletimiz’in idarecileri ve kurumları da ortaya atılan isnatların doğru olmadığını bilmektedirler.
Müvekkil Adnan Oktar’ın bugüne kadar hiç görmediği, bilmediği, tanımadığı ve hiçbir ilgisinin bulunmadığı Bircan Yıldırım isimli bir hanımın, kişisel adli meselesi üzerinden müvekkil ve arkadaşlarının güya medya yapılanması içinde olduğu kurgusunun ortaya atılması olabilecek en mantıksız, en zorlama ve en tutarsız iddiadır. Çünkü:
MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’IN 8 YILDIR HER KONUŞMASI, KURDUĞU HER CÜMLE, YAZDIĞI HER YAZI VE HER DİLEKÇE 24 SAAT SIKI GÖZETİM VE DENETİM ALTINDADIR. BU KOŞULLARDA BİR İNSANIN HERHANGİ BİR MEDYA YAPILANMASI OLUŞTURMASI VEYA YÖNLENDİRMESİ EN BAŞTA TEKNİK OLARAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Müvekkil Adnan Oktar 8 yıldır tutukludur. Dış dünya ile bir iletişimi yoktur. Avukatlarıyla yaptığı tüm görüşmeler uygulanan kısıtlılık kararı nedeniyle kayıt altındadır. Avukat görüşlerini iki memur eşliğinde yapmakta, yapılan tüm konuşmalar kamera ile sesli ve görüntülü kayıt altına alınmakta, saniye saniye cezaevi görevlileri tarafından izlenmekte ve incelenmektedir. Kendisine getirilen tüm savunma evrakları, dilekçeler, dokümanlar ve kendisinin avukatlarına verdiği evraklar Cezaevi Kurum personeli ve İnfaz Hakimliği tarafından incelenmektedir. Bu gerçek dışı haberler ve algı operasyonları ise her şeyden önce görevini titizlikle yerine getiren cezaevi idaresi ve memurlarını da haksız yere töhmet altında bırakmaktadır.
Zira iddia edildiği gibi müvekkil Adnan Oktar’ın bir medya yapılanması oluşturması ve yönetebilmesi için avukat görüşmelerini ve kayıtları deşifre eden memurların, bunları denetleyen idari amirlerin, tüm raporları inceleyen cezaevi savcısının, müvekkile gelip giden evrakları denetleyen Kurum İdaresi’nin ve İnfaz Hakimliği’nin de işin içinde olması gerekir. Böyle bir şey de mümkün olmayacağına göre, tüm bu gerçeklere rağmen müvekkilin sosyal medyada yaşananları bildiği dahası yönlendirebildiğini iddia etmek açıkça ve alenen bir akıl tutulmasıdır.
Doğru olması mümkün olmayan, mantıksızlığının ilk bakışta hemen görüldüğü bir konu üzerinden müvekkil Adnan Oktar’a sahte suçlar üretmeye çalışmak boş yere Devletimizin kurumlarını meşgul etmekten öte bir netice vermeyecektir. Müvekkil Adnan Oktar, Sayın İçişleri Bakanı ve Sayın Adalet Bakanı başta olmak üzere Devletimizin tüm kurumlarının irfanına, vicdanına ve adaletine güvenmektedir. Yapılacak her soruşturma ve inceleme bir kez daha müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarının masumiyetini tescil edecek, Allah’ın onlara sonsuz öncede hazırladığı hayırların vesilesi olacaktır.
Kendilerince çok büyük bir tuzak kurduklarını düşünenlerin unuttukları bir hakikat vardır: Dünyanın en gizli işlerini yaptıklarını sandıkları anda dahi yaptıkları her şeyin Allah’ın bilgisi dahilindedir.
Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız
Onlar, insanlardan gizlerler de Allah’tan gizlemezler. Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoşnut olmayacağı şeyi ‘geceleri düzenleyip kurarlarken,’ onlarla beraberdir. Allah, yaptıklarını kuşatandır. (Nisa Suresi, 108)
Samimi müminler hakkında yapılan tüm planlar daha kendileri yokken, kaderde bozulmuş olarak yaratılmıştır.
Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır. (Enfal Suresi, 30)
Şüphesiz Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez. (Hac Suresi, 38)
Nitekim son 8 yıldır yaşananların tamamı, müvekkil Adnan Oktar aleyhine planlanan her şeyin müthiş bir hayra dönüştüğünü somut olarak ortaya koymuştur. 2018’deki operasyonu ve sonrasındaki bütün bu hukuksuzlukları organize edenler müvekkil Adnan Oktar’ın 50 yıllık ilmi mücadelesi boyunca -hiç istemedikleri ve böyle amaçlamadıkları halde- kendisine ve davasına en büyük, en faydalı, en hayırlı hizmeti yapan insanlar olmuşlardır. Müvekkil Adnan Oktar’ın fiziken daha da sağlık ve dinçlik kazanmasına, sevenlerinin kat kat artmasına ve Peygamberimiz (sav)’in 1400 yıl önce haber verdiği ahir zaman müjdelerinin bir bir açığa çıkmasına vesile olarak büyük bir hizmet yapmışlardır.
Saygılarımızla kamuoyunun bilgilerine sunarız. 10.06.2026