Yüksekten Düşen Kadınların Ölümlerinde Cinayet İhtimali Göz Ardı Edilmemeli

By gundem
8 Min Read

T.C. ADALET BAKANLIĞI’NA

KONU: Son yıllarda gittikçe artan yüksekten düşme sonucu kadın ölümlerinin, cinayet ihtimali öncelikli olarak gözetilerek, çok yönlü ve detaylı bir şekilde araştırılması, bu tür şüpheli ölümler için özel bir soruşturma protokolü hazırlanması ve tüm benzer dosyalarda uygulanması talebimizdir.

ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ
GÜN GEÇTİKÇE ARTMAKTADIR

Sayın Bakanlığınızın malumu olduğu üzere; ülkemizde son yıllarda kadın cinayetleri artarken “şüpheli kadın ölümleri”nde de dikkat çekici bir artış görülmektedir.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2026 yılının ilk 6 ayına ait verilerinde1 şüpheli kadın ölümleri sayısının (151) nedeni tespit edilen kadın ölümleriyle (150) hemen hemen aynı olduğu, hatta daha da fazla olma eğiliminde olduğu tespit edilmiştir.

Aşağıdaki tabloda şüpheli kadın ölümlerinin 2021 ve 2026 yılları arasında nasıl bir artış gösterdiği ortaya konmaktadır:

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Araştırma Verileri, 2026

Bu tablo son derece vahimdir. Şüpheli kadın ölümlerinin sayılarının giderek artması konunun ciddiyetle ele alınması gerektiğine dair önemli bir işarettir.

Kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak geçen pek çok olayın gerçek yüzü ortaya çıkarılmadan dosyalar rafa kaldırılmaktadır. Öldürülen kadınların hangi gerekçeyle öldürüldüğü TESPİT DAHİ EDİLEMEMEKTEDİR.

Yüksekten düşerek” yaşamını yitiren kadınlara dair vakalar da şüpheli ölümlerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2026 yılı ilk 6 aylık araştırma verilerine göre; şüpheli kadın ölümlerinin %16’sı yüksekten düşme nedeniyle ölümdür.

Yüzlerce kadın ölümü “yüksekten düşme” olarak kayda geçmekte, bu ölümlerin büyük çoğunluğuna “intihar” ya da “kaza” denilmekte ve gerekli araştırmalar yapılmadan dosyaların üstü kapatılmaktadır.

Oysaki geçmiş yıllarda “şüpheli ölüm” olarak belirtilen çok sayıda olayın, aradan zaman geçtikten sonra yapılan araştırmalar sonucunda gerçekte kadın cinayeti olduğu ortaya çıkmıştır.

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yuksekten-dustu-denilmisti-evli-oldugu-erkek-tarafindan-keserle-yaralanmis-2521684

Bu nedenle, her şüpheli ölüm, kadın cinayeti ihtimali gözetilerek titizlikle ve olabilecek en kapsamlı şekilde araştırılmalıdır. İlgili makamlar tarafından yürütülecek çok yönlü bir soruşturma; hem şüpheli ölümlerin aydınlatılması ve faillerin cezalandırılmaları açısından hayatidir, hem de ileride yaşanabilecek kadın cinayetlerini önlemek için de büyük önem taşımaktadır.

“YÜKSEKTEN DÜŞME SONUCU ÖLÜM” VAKALARINDA
CİNAYET İHTİMALİ GÖZARDI EDİLMEMELİDİR

Yüksekten düşme sonucu meydana gelen kadın ölümlerinin, olayın gerçekleşme koşulları ve üçüncü kişi müdahalesi ihtimali yeterince araştırılmaksızın kaza veya intihar olarak değerlendirilmesi, yalnızca adaletin tecellisini engellemekle kalmamakta; aynı zamanda bu tür ölümlerin failler tarafından cinayeti gizlemek amacıyla başvurulabilecek bir yöntem olarak kullanılabilmesi yönünde ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle her olayda adli tıp incelemeleri, biyomekanik değerlendirmeler, kamera kayıtları, dijital veriler ve tanık beyanları birlikte ele alınarak incelenmelidir.

Nitekim kamuoyunda geniş çaplı olarak yer alan Şule Çet Davası; başlangıçta yüksekten düşme olarak basına yansıtılan ve “intihar” denilen bir ölümün kapsamlı bir soruşturma sonucunda cinayet şüphesi taşıyabileceğini göstermesi bakımından çok önemli bir örnektir.

Şule Çet, 2018 yılında Ankara’da bir plazanın 20. katından düşerek hayatını kaybetmiş ve genç kadının intihar ettiği ileri sürülmüştür. Ancak ailelerin ve kadın kitle örgütlerinin yoğun mücadelesiyle dosya kapanmamış; olay yerinde 3 boyutlu (3D) yeniden canlandırma tekniği kullanılarak yapılan incelemeler sonucunda genç kadının gerçekte intihar etmediği, ÜÇÜNCÜ KİŞİLER TARAFINDAN İTİLMESİ SONUCUNDA YÜKSEKTEN DÜŞEREK ÖLDÜĞÜ ORTAYA ÇIKMIŞTIR. Yapılan soruşturma sonucunda dosyanın seyri tamamen değişmiş, “intihar etti” denilerek kapatılmak istenilen dosyada kasten adam öldürme suçlamasıyla failler cezalandırılmıştır. Sanıkların cinayetteki suç unsurlarını ortadan kaldırmak, cinayeti örtmek için bu yöntemi kullandıkları ortaya çıkmıştır.

Şule Çet davası gibi yine basında yer alan Aysun Yıldırım, Duygu Delen, Esin Güneş, Şeyda Yılmaz dosyaları ve daha pek çok dosyada kadınların kendi kendilerine yüksekten düşmedikleri ancak bir başkası tarafından itildikleri tespit edilmiştir.

“YÜKSEKTEN DÜŞME VAKALARI İÇİN SORUŞTURMA PROTOKOLÜ”
OLUŞTURULMALIDIR

Yüksekten düşme sonucu ölümler geriye doğru araştırılması ve ispat edilmesi güç olaylar olması sebebiyle, gerekli ve yeterli soruşturma yapılmaması sonucunda birçok dosya cezasızlıkla sonuçlanmakta, bu durum faillere bir nevi “yol gösterme” tehlikesi taşımaktadır. Nitekim her geçen gün sayısı artan şüpheli kadın ölümlerinde “yüksekten düşme” her ay karşılaşılan, adeta düzenli bir ölüm sebebi haline gelmiştir.

Yüksekten düşme vakalarının aydınlatılabilmesi, olayın itme ile mi yoksa kendi kendine düşme şeklinde mi gerçekleştiğinin tespit edilmesi için multidisipliner bir soruşturma metodu izlenmelidir.

Atılması gereken en önemli adım; yüksekten düşme sonucu meydana gelen kadın ölümleri için ülke genelinde uygulanacak standart bir “Şüpheli Kadın Ölümü – Yüksekten Düşme Soruşturma Protokolü”nün hazırlanmasıdır. Soruşturmanın başlangıcında ölümün “intihar” ya da “kaza” olduğu varsayımının araştırmanın kapsamını daraltmasına müsaade etmeden; her dosyada aynı prodesürün sistematik şekilde uygulanması sağlanmalıdır. Bu protokol kapsamında olayın ilk aşamasından itibaren cinayet şüphesi mutlaka gözönünde bulundurulmalıdır.

Soruşturma aşamasında şu soruların cevapları aranmalıdır:

  • Kadın olaydan önce tehdit ediliyor muydu, şiddet görüyor muydu?
  • Eşi, eski eşi, erkek arkadaşı başta olmak üzere çevresiyle ilişkileri nasıldı? Bu kişilerin olay öncesi ve sonrası davranışları nasıldı?
  • Daha önce kolluk makamlarına yapılmış şikayet başvurusu var mı?
  • Dijital verilerinde, cep telefonunda, sosyal medya hesaplarında tehdit edildiğine ya da şiddet gördüğüne dair deliller var mı?
  • Olay sırasında yanında bulunan kişi veya kişilerin beyanları birbirleriyle uyumlu mu?
  • Olay yerindeki fiziksel koşullar anlatılan senaryo ile uyumlu mu?
  • Vücudunda düşme dışında şiddete dair herhangi bir bulgu var mı?
  • Olay sırasında yanında bulunan kişilerin şiddet geçmişi var mı?

ZAMAN KAYBEDİLMEDEN ve DELİLLERİN KARARTILMASINA imkan vermeyecek şekilde;

  • Düşmenin gerçekleştiği olay yerinde üç boyutlu (3D) yeniden canlandırma tekniği kullanılarak tespit yapılması,
  • Ölen kadının itilip itilmediğine dair fizikçi bilirkişiden rapor alınması ve bilirkişi ile olay yerinde keşif yapılması,
  • Kamera görüntülerinin derhal muhafaza altına alınması,
  • Cep telefonu, mesajlaşma, arama kayıtları ve diğer dijital delillerin incelenmesi,
  • Olay sırasında veya öncesinde hayatını kaybeden kadın ile iletişimde bulunan tüm kişilerin ayrıntılı ifadelerinin alınması,
  • Kadının daha önce maruz kaldığı tehdit ve fiziksel, cinsel veya psikolojik şiddet iddialarının araştırılması,
  • Biyolojik deliller, DNA analizleri ve diğer adli delillerin olayın koşullarına göre değerlendirilmesi,
  • Olay yeri inceleme ekipleri, adli tıp uzmanları, bilirkişiler, kolluk ve Cumhuriyet Savcılıkları arasında koordinasyonun güçlendirilmesi,
  • Bu alanda adli tıp uzmanları, hukukçular, kriminologlar, kadın cinayetleri alanında çalışan uzmanlar ve ilgili akademisyenlerin katkısıyla bilimsel bir çalışma grubu oluşturulması

olayın gerçek nedeninin aydınlatması açısından hayati önem taşımaktadır.

Yapılacak etkili ve kapsamlı soruşturmalar sadece şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda failler açısından da caydırıcı olacaktır.

SONUÇ VE TALEP:

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin önemli bir toplumsal sorun olmaya devam ettiği ülkemizde, “yüksekten düşerek” ölen kadın sayısında dikkat çekici bir artış görülmektedir. Kaza ya da intihar denilerek kapatılan dosyaların pek çoğunun gerçekte cinayet olduğunun ortaya çıkması soruşturma alanında ne denli büyük bir zaafiyetin bulunduğunu göstermektedir.

Yüksekten düşme sonucu meydana gelen kadın ölümleri ile ilgili yürütülecek soruşturmaların daha sistematik, standartlaştırılmış ve en önemlisi kadına şiddet ve cinayet ihtimali öncelikli olarak araştırılan bir uygulamaya dönüştürülmesinin sağlanması elzemdir. Bunun için “Yüksekten Düşerek Ölme Vakaları için Soruşturma Protokolü”nün ivedilikle hazırlanmasını ve tüm benzer vakalarda titizlikle ve hassasiyetle uygulanmasını talep ediyoruz. 14.08.2026


1 https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3187/2026-yilinin-ilk-6-ayinda-erkekler-tarafindan-150-kadin-olduruldu-151-kadin-supheli-sekilde-olu-bulundu

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir