Tüm Ülkeleri, Tüm Dinleri Kapsayacak, Barış ve Sevgi Üzerine Kurulu Bir NATO, Mümkündür

By gundem
8 Min Read

ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiş olan NATO zirvesine, NATO üyesi 32 ülkenin devlet başkanları katılımda bulunmuştur.

Ankara zirvesinde, NATO’nun geleceği, savunma harcamaları, savunma sanayii, Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa’nın güvenliği ve Orta Doğu’daki gelişmeler üzerinde durulmuştur. “İttifak’ın birlik ve bütünlüğü” konusu, zirvenin en temel hedefi olarak belirlenmiştir. Ancak bu birlik ve bütünlük, diğer ülkelere karşı caydırıcılık esasına dayanmakta ve asıl olarak SAVUNMA konusunda birlik ve bütünlüğe işaret etmektedir.

Nitekim toplantıdan çıkan karar, bu durumu görmek için yeterli olmuştur:

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/nato-ankara-zirvesinde-muttefikler-50-milyar-dolari-asan-yeni-tedarik-anlasmasi-sagladi/3990953

Konuyla ilgili müvekkil Adnan Oktar’ın açıklamalarını aşağıda takdirinize sunuyoruz:

Soğuk Salonlar, Güvensiz İlişkiler ve Savaş Kararları Alınan NATO Zirveleri

Ankara’da gerçekleşen 2026 NATO zirvesi, 32 ayrı ülke liderini toplaması ve bir “ittifak” adı altında gerçekleşmesi bakımından ilk bakışta bir birlik ruhuna işaret ediyor gibi görünmektedir. Oysa gerçekteki amaç sadece daha fazla silahlanmanın yollarını aramak, savunma için yeni ittifaklar oluşturmak, savunma hattını genişletebilmek ve savunma sanayiini daha güçlü kılabilmektir.

Buradaki “savunma” kelimesi aslında oldukça aldatıcıdır. Burada asıl konu savaş ve silahlanmadır. Dünyada, sürekli olarak diri tutulan iki cepheli gerginlik ortamı, dünya savaş sanayiinin canlı tutulabilmesi içindir. Nitekim, 32 ülkenin tek birleşme amacının, bu SİLAH SANAYİİNİ TEKRAR CANLANDIRMAK olduğu açıktır.

Birbirlerine güvensiz liderlerin, soğuk ve huzursuz salonlarda, birbirlerine yapmacık ve dikkatli tavırlar sergilediği bu toplantılar, bir ittifak ve dostluk ruhundan ziyade, bir açık arama, menfaat kollama ve üstü kapalı tehdit ortamı oluşturma üzerine kuruludur. Her ülke lideri, kendi menfaati doğrultusunda hareket etmekte, kendi çıkarı dışında hiçbir konuyu önemli görmemekte, dolayısıyla, kendilerine yönelik amaçlar için birleşmiş olan ülkeler, bir ittifakmış gibi davranmaya zorlanmaktadır.

Ortam, her türlü teknik konunun konuşulduğu ama SEVGİNİN NEREDEYSE HİÇ BARINMADIĞI SOĞUK BİR DİPLOMATİK ORTAMDIR.

NATO zirveleri tarzındaki zirvelerin gerçekleştiği salonlar, genellikle uzun konuşmaların gerçekleştiği, güvensiz, soğuk ve sevgiden uzak ortamları temsil eder

“Savaş”ın konuşulduğu her ortam böyle olmak zorundadır. Çünkü ülkeler, eğer dünyadaki tüm diğer ülkelerle barış ve ittifak konusunu konuşmuyorlarsa, “savunma” adı altında aslında savaşı sürdürme niyetleri olduğunu gösteriyorlarsa, orada sevginin barınabilmesi mümkün değildir.

Bu zihniyet sürdükçe, soğuk salonlardaki bu soğuk zirveler devam edecek, ülke liderleri yine, maddeler şeklinde bir dizi kararlar alacak; DAHA FAZLA SİLAH üretilecek; eski silahlar, zavallı insanlar üzerinde kullanılıp ELDEN ÇIKARILACAK; DAHA FAZLA CEPHE açılacak, DAHA ÇOK ÜS oluşturulacaktır. DÜŞMANLIK VE SAVAŞ üzerine kurulu olan ama adı “ittifak” olan bu toplantılar, dünyada daha fazla sevgisizliği besleyecek, daha çok paranın silaha akmasına, daha çok insanın açlıkla boğuşmasına neden olacak ve dünya, DAHA BÜYÜK BİR SAVAŞ ALANI olmaya devam edecektir.

Çözümü Hep Silahta Aramak
Ama Sevgiden Hiç Bahsetmemek

Bu tip zirvelerde bütün dünyanın alıştığı şey, ülke liderlerinin bir araya gelip savunma sanayiini nasıl artırabileceklerini günlerce konuşmaları ve bu konuda kararlar almalarıdır. İnsanlar buna alıştırıldıkları için, aslında tüm dünya bu zihniyet üzerinde yaşamaktadır. Bu zaten, silah sanayiini elinde tutanların, dünyayı iki cephe şeklinde tutmaya çalışanların, bu kargaşadan kar elde edenlerin uzun zamandır devam eden stratejisidir. İşte bu nedenle toplumlar da, büyük ölçüde SEVGİYİ UNUTMUŞ şekilde yaşamaktadırlar.

OYSA BU TİP TOPLANTILAR, “SEVGİDE İTTİFAKIN” KONUŞULDUĞU TOPLANTILAR HALİNE GELEBİLİR. Dünyanın iki cephe olmasına ASLA ihtiyaç yoktur. Bunun bir anlamı da yoktur. Bu iki cephenin neden oluştuğu, bu anlaşmazlıkların neden devam ettiği de belli değildir.

NATO ülkeleri, dileseler;

  • Çin ve Rusya’ya karşı barışçıl ve bütünleyici bir politikaya istedikleri an geçiş yapabilirler.
  • Ülkeler arası gerginlikleri çözecek hamlelerde bulunabilirler.
  • Birbirlerine SINIRLARINI AÇABİLİRLER.
  • Askeri üslerini kapatarak, SAVAŞA NİYETLERİ OLMADIĞINI gösterebilirler.
  • Karşılıklı YATIRIMLAR yapmak için faaliyetlerde bulunabilirler.
  • Silaha harcanan milyarlarca dolarlık parayı, ekonomiye harcayabilirler.
  • Hep birlikte kalkınabilirler.

Silah fabrikalarının yeni silahlar üretmediği, eskilerinin de eritilip tarım makinaları haline getirildiği bir dünya oluşturulabilir.

Bunun yöntemi;

  • Toplantılarda, SEVGİ VE DOSTLUĞUN AMAÇLANMASI gerektiğinin konuşulması,
  • SEVGİ, CÖMERTLİK, BARIŞ VE HERKESE YARDIM gibi güzel fikirler üzerine görüş alış-verişi yapılması,
  • Birliğin amacının doğru saptanması; örgütün, BÜTÜN DÜNYAYA MUTLULUK VE BARIŞ yayan bir yapılanma amacıyla bir araya gelmesi,
  • Bunun için, MÜSLÜMANLAR, HRİSTİYANLAR VE MUSEVİLERİN BİR ARAYA GELDİĞİ bir sevgi topluluğu oluşturmanın hedeflenmesi,
  • Bunun; KURAN, İNCİL VE TEVRAT’IN YOL GÖSTERİCİLİĞİ ile gerçekleştirilmesi,
  • NATO paktının, SİLAHLANMAYA VE SAVAŞA KARŞI bir misyon üzerine oluşması,
  • Paktın, TÜM DÜNYA ÜLKELERİNİ VE TÜM DİNLERİ BÜNYESİ İÇİNE ALMASIDIR.

Şayet NATO zirvesi, bu tip kararların alındığı bir yer olsa, NATO’nun sadece belli ülkeleri kapsayan ayrı bir pakt olmasının ANLAMSIZ OLDUĞU görülebilse, Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırılarını kesin olarak sonlandıracaktır. Karşılıklı sebepsiz gerilimler, hiçbir anlamı olmayan saldırılar, bir anda ortadan kalkacaktır. Ortadoğu’daki gerginlikler de sona erecek, İran-İsrail, İsrail-Lübnan çatışmaları bitecektir. NATO ülkeleri, daha fazla silahlanmaya değil, sevgiyi oluşturmaya niyet ettiklerinde ve bu yönde kararlar aldıklarında, BİR ANDA DÜNYA DEĞİŞECEKTİR.

KURAN, İNCİL VE TEVRAT’IN yol göstericiliğinde barış ve kardeşliğin güzelliği ve gerekliliği anlatıldığında, sevgi ve sevgide ittifak anlayışı daha sağlam temellere oturacaktır.

Bu mümkündür. Sevginin inşası zor gösterilmiştir; oysa ASLA ZOR DEĞİLDİR. Aksine zor olan; silahlanmak, nefret duymak, savunma sanayileri üzerine kurulu devlet politikaları geliştirmek ve sürekli gergin bir coğrafyanın üzerinde yaşamaktır.

Ülkeler, ŞAYET İSTESELER, SEVGİ ODAKLI BİR POLİTİKAYA HEMEN GEÇİŞ YAPABİLİRLER. Buna karşı gelecek, karşı gelmeye gücü yetecek tek bir lider dahi olmayacaktır. SEVGİNİN SAĞLANMASI, SAVAŞIN MANTIĞINI DA ORTADAN KALDIRACAKTIR. Çünkü bir insan, sevdiği bir insana karşı düşmanlık duyamaz; ona zarar verecek eylemlere kalkışamaz.

Politikacılar, özellikle devlet başkanları, şefkatten, merhametten, sevgiden uzak, bürokrasinin katılığını yaşayan kişiler olmak ZORUNDA DEĞİLDİRLER. Bir devlet başkanının, başka bir ülkeye, onun liderine, onun halkına SEVGİ DUYMASI, şefkatini dile getirmesi, ona birliktelik ruhuyla yaklaşması elbette ki mümkündür ve bu, dünyada pek çok SİNSİ DENGEYİ ORTADAN KALDIRACAK bir hamledir. Bu, şaşılacak veya yadırganacak bir şey de DEĞİLDİR. Asıl şaşılacak şey, bir kısım liderlerin, kaskatı bir yaşam şekli seçmiş olmaları, sevgiyi kararlarına hiç katmamalarıdır.

ALLAH, TÜM KAİNATI SEVGİ İÇİN YARATMIŞKEN; CENNET, sadece SEVGİ ÜZERİNE kurulu bir ebedi yurtken; Allah’ın istediği en önemli şey SEVGİ İKEN, sevgi konusunun bu kadar zorlaştırılması, BU TİP DİPLOMATİK TOPLANTILARDA BU HUSUSUN İMKANSIZ GÖRÜLMESİ GARİPTİR. Sevgisizliğe bu kadar ALIŞMAK, sevgisizliği pekiştiren, “daha fazla silah” kararları alınan toplantılar yapmak ÇOK GARİPTİR. Allah’ı gerçek anlamda tanıyan herkese bu durum garip gelmelidir. Tüm ülke liderleri ve halkları, bakış açılarını değiştirmeli ve ALLAH’IN YARATTIĞI FITRATA, yani sevgi zeminine yönelmelidirler.

Yüce Allah, bir ayetinde şöyle buyurur:

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız

Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum Suresi, 30)

Allah’ın, tüm insanları üzerinde yarattığı FITRAT yani yaratılış, SEVGİ ÜZERİNEDİR. Dünya liderlerinin bir araya geldiği toplantılar, bu sevgiyi sağlama amaçlı olmalıdır.

Bu, sonucunda mutlaka başarı olan ve kolay olan bir yoldur. Allah, sevgi adına yapılan her işi mutlaka en güzeliyle sonuçlandırmaktadır.

Sonuç

Müvekkil Adnan Oktar’ın konu hakkındaki görüşlerini takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.12.07.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir