6 Şubat’a HAARP Diyenler, Venezuela Depremlerini Nasıl Açıklayacaklar?

By gundem
10 Min Read

ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR

24 Haziran 2026 tarihinde Venezuela’da art arda iki büyük DEPREM meydana geldi. Bu yazının hazırlandığı sıralarda enkaz kaldırma çalışmaları sürmekteydi ve şu ana kadar binlerce kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Bu büyük afette yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.

Dünyada, özellikle son dönemlerde doğal afetlerin ciddi şekilde artış gösterdiği bilinen ve istatistiklerle sabit bir gerçektir. Müvekkil Adnan Oktar, bütün bu gelişmelerin ve dünyadaki olağanüstü olaylardaki artışın, hadislerde ve Tevrat ve İncil’de belirtildiği şekilde, dünyanın son zamanına yani AHİR ZAMANA ait gerçekler olduğunu kapsamlı şekilde anlatmış ve bugüne dair olayların, 1400 sene önce Peygamberimiz tarafından tarif edilmiş olduğunu, ahir zaman hadisleriyle belgelemiştir.

1979 yılından itibaren doğal afetlerdeki artış, uluslararası bir yayında şu şekilde belgelenmiştir:

Yukarıdaki istatistik, Nisan 2026 tarihine kadarki süreci belgelemiş olup, 24 Haziran 2026 tarihinde gerçekleşmiş olan iki deprem, grafiğe dahil edilmemiştir.
Kaynak: https://ourworldindata.org/natural-disasters

Müvekkile göre, içinde bulunduğumuz dönem, Hz. Mehdi ve Hz. İsa’nın gelişinden hemen önce yaşanacak olan zorlu dönem, yani AHİR ZAMANDIR. İncil’de bu dönem, güzel bir zuhurun öncesinde gerçekleştiği için, “DOĞUM SANCILARI” olarak tarif edilir.

…Korkmayın sakın! Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir… DEPREMLER OLACAK. BÜTÜN BUNLAR, DOĞUM SANCILARININ BAŞLANGICIDIR. (Matta, 24:6-8)

Müvekkile göre şu anda, Hz. Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın zuhurunun öncesinde gerçekleşecek olan DOĞUM SANCILARINI yaşamaktayız.

Ancak bir kısım kişiler, bu olayları, Allah’ın yarattığı özel olaylar olarak görmektense, tüm bunlara suni sebepler aramayı tercih ederler. Kendilerince bunların teknik sebepleri olduğunu öne sürerek, Allah’a güç atfetmeyi kendilerince uzak görürler. İşte bu, müvekkile göre, hem Allah’ın kudretini hem de yaşanan olayların hikmetini değerlendirememenin vahim bir sonucudur.

Konuyla ilgili olarak müvekkil Adnan Oktar’ın açıklamalarını takdirinize sunuyoruz:

Sebepleri Basitleştirmek,
Afetlerin Varlığını da Büyüklüğünü de Ortadan Kaldırmaz

Afetlerin dünya çapında ciddi şekilde artması ile birlikte, bazı kesimler tarafından, gerçekleşen olaylara çeşitli teknik izahlar aranmaya başlandı.

Tüm dünyayı kasıp kavuran ve geçmişte örneği görülmemiş olan kuraklık, kıtlık ve iklimsel değişimler için KÜRESEL ISINMA açıklamaları yapıldı.

Şehirleri yıkan DEPREMLERE gerekçeler arandı; örneğin ülkemizde 11 ili yıkan 6 Şubat 2023 deprem felaketi için HAARP açıklamaları gündeme getirildi.

11 ili yıkan, 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş depremi, Türkiye tarihinin en büyük deprem felaketidir.

Tüm dünyayı Covid 19 pandemisi adı verilen bir bela sardı. Milyonlarca insan yaşamını yitirdi. Sokağa çıkma yasakları yaşandı. Sokaklarda, kafelerde, iş yerlerinde insan kalmadı. Hayalet şehirler oluştu. İnsanlar yıllar boyunca maskelerle dolaşmaya mahkum hale getirildi. Aileler birbirlerini göremedi. Hastaneler, pandemi hastalarına yetişemez hale geldi. Yoğun bakım üniteleri doldu taştı. İnsanlar, defnettikleri yakınlarının cenazesinin bulunduğu toprağına dahi dokunamadılar. Bu olağanüstülükleri yaşarken, topluma, Covid 19 virüsünün LABORATUVARDA OLUŞTURULDUĞU iddiası dayatıldı.

Pandemi döneminde, Covid 19 virüsü nedeniyle vefat eden kişilerin cenazeleri, sadece koruma giysili ekipler tarafından toprağa verilebilmiş ve cenazelerin büyük kısmına, vefat eden kişilerin aileleri katılamamıştır.

Yaşanan her afet için yapay sebepler aranır oldu. Her şeye teknik bir açıklama getirmek, adeta bir adet halini aldı. İnsan yapımı gerekçeler, olayların tek kaynağı gibi gösterilmeye çalışıldı. Her şeye bilimsel bir izah bulma adı altında, insanlara ASIL KONU unutturulmaya çalışıldı. İNSANLARIN BİR KISMI, HER TÜRLÜ ABSÜRT İHTİMALİ KONUŞUR; AMA SADECE “ALLAH” DEMEZ HALE GELDİLER.

Oysa önüne geçilemeyen Covid 19 Pandemisi milyonlarca insanın canını alırken, tüm insanlık buna karşı çaresiz kalmışken; depremde on binlerce canımız yaşamını yitirmişken, enkaz altından feryatlar yükselirken;

Ülkemizde SÜREKLİ SELALAR okunuyordu.

İnsanlar ibadet yerlerinde DUA EDİYORLARDI.

Kıtlık ve kuraklık ülkemizi sardığında YAĞMUR DUALARINA ÇIKILDI.

Çünkü insanlar, YAŞADIKLARI AFETLERİN, SALGIN HASTALIKLARIN, OLAĞANÜSTÜ DOĞA OLAYLARININ ALLAH’TAN GELDİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORLAR.

BUNLARIN TÜMÜNÜ ALLAH’IN ORTADAN KALDIRACAĞINI, YARALARINI ALLAH’IN SARACAĞINI, ALLAH’IN ÇÖZÜM YOLLARINA ULAŞTIRACAĞINI DA ÇOK İYİ BİLİYORLAR.

Bir mikroba karşı aciz kalan insan, onunla mücadele ederken, ONU VAR EDENİN DE, ORTADAN KALDIRACAK OLANIN DA ALLAH OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYOR. O SIRADA KİMSEYİ, BUNA İKNA ETMEK İÇİN ÇABA HARCAMAK GEREKMİYOR.

Çünkü, istisnasız herkes, VİCDANINDA, BUNUN TEK GERÇEK OLDUĞUNA MUTLAKA İNANIYOR.

Yüce Rabbimiz ayetlerinde şöyle bildirir:

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız

Karada ve denizde sizi gezdiren O’dur. Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve (tam) bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu (dalgalarla) gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, DİNDE O’NA ‘GÖNÜLDEN KATIKSIZ BAĞLILAR (MUHLİSLER)’ OLARAK ALLAH’A DUA ETMEYE BAŞLARLAR: “ANDOLSUN EĞER BUNDAN BİZİ KURTARACAK OLURSAN, MUHAKKAK SANA ŞÜKREDENLERDEN OLACAĞIZ.”

Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz Bizedir, Biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz. (Yunus Suresi, 22-23)

Bir kısım insanların durumu tam olarak budur.

Felaketler gelip çattığı anda; tüm bunların Allah’tan geldiğini ve kendilerini yalnızca Allah’ın kurtaracağını ÇOK İYİ BİLİRKEN,

Felaketler üzerlerinden geçip gittiğinde, buna BAŞKA İZAHLAR ARAMAYA KALKARLAR.

Yaşadıkları felaketi BASİTLEŞTİRMEYE, NORMALLEŞTİRMEYE çalışırlar.

Allah yarattı” demek yerine, büyüklenir ve farklı suni gerekçeler aramaya kalkarlar.

OYSA BUNLARIN TÜMÜNÜ YARATAN ALLAH’TIR.Afetlere bilimsel bir sebep olarak gösterilen küresel ısınmayı da Allah yaratmıştır. Allah, zaten ahir zamanda yıkımların, depremlerin, salgın hastalıkların, kuraklıkların, kıtlıkların, büyük felaketlerin yaşanacağını hadisler yoluyla (aynı zamanda tüm bunlar Tevrat ve İncil‘de de haber verilmiştir) tüm insanlığa iletmiştir. Hadislerde yer alan ve gerçekleşmiş alametlerden yola çıkarak, şu anda ahir zamanı yaşadığımız çok açıktır.

6 Şubat Felaketine HAARP Açıklaması Yapanlar,
Venezuela Depremlerine Hangi İsmi Koyacaklar?

6 Şubat 2023 tarihinde ülkece yaşadığımız derin deprem felaketinin ardından, hatırlanacağı gibi özellikle sosyal medyada, söz konusu depremin HAARP kaynaklı olabileceğine dair söylentiler yayıldı. O dönemlerde Akdeniz’e demirlemiş olan ABD savaş gemisi konuyla ilişkilendirilmiş ve iddiaya göre, Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı anlamına gelen HAARP, sözde yaydığı yüksek frekanslarla bu depremi etkilemişti. Bu söylentilerin ardından, 6 Şubat depremleri gibi büyük ölçekli tektonik hareketlerin, insan yapımı herhangi bir teknoloji veya elektromanyetik dalga ile tetiklenemeyeceğine dair açıklamalar yapılarak, söz konusu söylem yalanlanmıştı.1

Burada dikkat çeken asıl husus, insanların bir kısmının, bu tür büyük olaylar meydana geldiğinde, tüm bunları Allah’ın yarattığını söylemekten çekinmeleri, Allah’ın gücünü kendilerince inkar etmeye ve çeşitli dünyevi sebeplerle olayları kendilerince makulleştirmeye çalışmalarıdır.

Şu anda deprem, Venezuela’yı vurmuştur. Ardı ardına gerçekleşen iki büyük deprem, ne yazık ki büyük bir yıkıma ve can kaybına neden olmuştur. Geçmişte Türkiye’deki afet için HAARP açıklamaları yapanlar, acaba şu anda dünyanın başka bir ucunda gerçekleşen bu büyük afet için aynı açıklamayı yapabilecekler midir? Ya da yine farklı bir izah arayışına mı gireceklerdir?

24 Haziran 2026 tarihli Venezuela depremleri

Oysa, tarihte yaşanan benzer afetler için hiçbir zaman böyle açıklamalar aranmamıştır. Hz. Yusuf döneminde 7 yıl kıtlık yaşanmış, bunun sebebi hiçbir zaman küresel ısınmaya BAĞLANMAMIŞTIR. Hz. Musa döneminde de felaketler yaşanmış ama kimse bunları farklı gerekçelerle açıklamaya ÇALIŞMAMIŞTIR. Semud kavmi, şiddetli bir sarsıntıyla sarsılarak yerle bir olmuş; ancak kimse bunun Allah’tan gelen bir afet olduğundan ŞÜPHE ETMEMİŞTİR. Çünkü PEYGAMBERLER VE TOPLULUKLARI, BUNLARIN ALLAH TARAFINDAN YARATILDIĞINI ÇOK İYİ BİLMEKTEDİRLER.

Dahası, o dönemlerde günümüz teknolojisinin OLMADIĞINI da hatırlamak gerekir. Her şeye teknolojik bir sebep arama arayışında olanlar, acaba teknolojinin gelişmediği dönemlerde gerçekleşen Ad ve Semud kavimlerini vuran depremleri nasıl açıklayacaklardır? Bunlara nasıl bir TEKNOLOJİK BAHANE bulacaklardır? BULAMAYACAKLARI AÇIKTIR. O dönemde depremler ve tüm diğer afetler nasıl Allah tarafından yaratılmış özel olaylar ise, bugün de aynı şekildedir.

Şayet bu olaylar, bir gerekçe ile gerçekleşmiş olsalar dahi, örneğin dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan kuraklıklar, gerçekten küresel ısınma denen bir gerekçe ile oluşuyor olsa bile, söz konusu küresel ısınmayı yaratan da yine Allah’tır. Depremler bir frekans yayıcı tarafından tetikleniyor olsa bile, bu teknolojiyi yaratan da Allah’tır.

Felaketlerin Sona Erişi,
İnsanların Allah’a Yönelişi İle Olacaktır

Yeryüzünde yaşanan tüm doğa olayları, TÜMÜYLE ALLAH’IN KONTROLÜNDEDİR. Tüm bunlara karşı yardım istenecek olan, YALNIZCA VE YALNIZCA ALLAH’TIR. Allah, insanları Kendisine yaklaştırmak, onlara yakın olduğunu göstermek, Allah’a karşı acizliklerini hatırlatmak ve ahir zamanda olduklarını belgelemek için bütün bunları yaratmaktadır.

Şayet bu insanlar bütün bunları görmezden gelirse, büyüklenirlerse, “Allah” demekten imtina ederlerse, işte o zaman -Allah korusun- felaketlerin boyutları büyüyebilir. Allah, Kendisini hatırlatacak şekilde büyük olaylar yaratabilir. Bu, Allah’ın Kudretinden uzakta değildir. İşte o zaman, artık kimsenin “teknoloji bunları var etti” zihniyetinde olacak hali kalmayacaktır.

Her an Allah’ın korumasında olmak ve ahir zamanın zor dönemlerini Allah’ın rahmetinden uzakta geçirmemek için, bu aldatıcı ve oyalayıcı izahlardan uzaklaşmak gerekir. Allah’ın gösterdiği mesajları görmek gerekir. Felaketlerin sona erişi, insanın Allah’a yönelişi ile olacaktır. Bu olduğunda, Allah tüm dünyayı, GÜZELLİKLERLE KUŞATACAKTIR. Bu, ALLAH İÇİN ÇOK KOLAYDIR.

Sonuç

Müvekkil Adnan Oktar’ın yukarıdaki açıklamalarını takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.12.07.2026


  1. https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/122
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir