Boks ve Kick Boks Gibi Ölüm Riski Taşıyan Dövüş Sporları Yasaklanmalı – 🎙️

By gundem
12 Min Read

T.C. GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞINA

KONU: Boks, kick boks ve benzeri tam temaslı dövüş sporlarının, sporcuların mutlak yaşam hakkı ve beden bütünlüğünü doğrudan, geri dönülemez şekilde ihlal etmesi; ağır yaralanma, bitkisel hayat ve ölüm riskini kalıcı olarak bünyesinde barındırması nedeniyle ülkemizde sportif bir faaliyet olarak icra edilmesinin tamamen yasaklanması, ilgili federasyonların lağvedilmesi ve tüm resmi/özel organizasyonlarının kaldırılması talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. SPORUN AMACI İNSANIN FİZİKSEL VE RUHSAL GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEK OLMALIDIR. GERÇEK SPOR İNSANI YAŞATIR VE GELİŞTİRİR, BİRBİRİNE ZARAR VERMEYİ AMAÇLAYAN BRANŞLAR SPOR SAYILAMAZ.

Spor; insanın fiziksel kapasitesini geliştiren, disiplin, öz güven, dayanışma ve sağlıklı yaşam bilincini güçlendiren önemli bir faaliyettir. Bununla birlikte, bazı spor dallarında uygulanan kuralların, sporcuların sağlığını ve hatta yaşamını ciddi biçimde tehlikeye atabildiği göz ardı edilmemelidir. Özellikle boks, kick boks ve benzeri tam temaslı dövüş sporlarında rakibin başına ve vücuduna güçlü darbeler indirilmesi, kimi zaman rakibin bilincini kaybetmesine, yere yığılmasına veya müsabakayı sürdüremeyecek duruma gelmesine yol açmaktadır. Bu sporların uygulanması sırasında beyin kanaması, kafa travması, kemik kırıkları, kalıcı nörolojik hasarlar, görme ve işitme kaybı, kalp krizi, felç ve ölüm gibi ağır sonuçlar meydana gelebilmektedir.

Amacı doğrudan rakibe fiziksel üstünlük kurmak ve onu savunmasız bırakmak olan bu uygulamaların ‘spor’ adı altında değerlendirilmesi, sporun evrensel etik değerleri ve insani erdemleriyle tam olarak bağdaşmamaktadır. Bu branşlarda kuralları esnetmek ya da müsabakaları daha güvenli hale getirmeye çalışmak kalıcı bir çözüm sunmamaktadır; çünkü faaliyetin temel yapısı bedensel temasa ve darbe almaya dayanmaktadır. Sporun birleştirici ve sağlığı koruyucu ruhuna aykırı düşen bu branşların, kural değişiklikleriyle geçiştirilmek yerine tamamen kaldırılması ve yasaklanması toplumsal sağlık açısından en doğru yaklaşım olacaktır.

2. MÜSABAKA SIRASINDA MEYDANA GELEN ÖLÜM VE AĞIR YARALANMALAR, RİSKİN ÇOK CİDDİ BOYUTLARDA OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR.

Dövüş sporlarında yaşanan ağır yaralanmalar ve ölümler, bu konunun yalnızca bir endişeden ibaret olmadığını ortaya koymaktadır. Nitekim ülkemizde ve dünyanın farklı ülkelerinde, müsabaka sırasında alınan darbelerin ardından hayatını kaybeden sporcular bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse:

Türkiye’de 18 yaşındaki Alperen Atabay, Ocak 2018’de Antalya’da düzenlenen Türkiye Açık Kick Boks Şampiyonası sırasında başına aldığı darbe sonucunda beyin kanaması geçirmiş; hastanede yapılan müdahalelere rağmen birkaç gün sonra hayatını kaybetmiştir. Bu olay, genç yaşta ve sportif bir organizasyona katılan bir sporcunun dahi müsabaka sırasında ölümcül bir riskle karşı karşıya kalabildiğini göstermektedir. (EK-1)

Benzer şekilde, Almanya’da yaşayan Türk boksör Musa Askan Yamak, Mayıs 2022’de Münih’teki bir müsabaka sırasında fenalaşarak yere yığılmış ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiştir. (EK-2)

Uluslararası alanda da benzer olaylar yaşanmaya devam etmektedir. Nijeryalı boksör Gabriel Oluwasegun Olanrewaju, Mart 2025’te Gana’da yapılan bir karşılaşmanın üçüncü raundunda bilincini kaybetmiş ve hastanede hayatını kaybetmiştir. (EK-3)

Japon boksörler Shigetoshi Kotari ve Hiromasa Urakawa ise Ağustos 2025’te Tokyo’daki ayrı müsabakaların ardından beyin kanaması nedeniyle geçirdikleri ameliyatların sonrasında yaşamlarını yitirmiştir. (EK-4)

Bu olaylar, mevcut kurallar ve en üst düzey koruyucu önlemler altında dahi ölümcül sonuçların kaçınılmaz olarak ortaya çıktığını açıkça göstermektedir. Dolayısıyla konu, yalnızca incelenmesi veya araştırılması gereken münferit kazalar olarak değerlendirilmemelidir; çünkü riskin kaynağı bizzat bu dövüş sporlarının varlığıdır.

3. KORUYUCU EKİPMAN VE HAKEM DENETİMİ, RİSKLERİ ORTADAN KALDIRMAMAKTADIR.

Müsabakalarda eldiven, kask ve benzeri koruyucu ekipmanların kullanılması, hakemlerin karşılaşmayı durdurabilmesi ve sağlık ekiplerinin hazır bulundurulması kuşkusuz önemlidir. Ancak bu tedbirler, kafaya alınan darbelerin yol açabileceği hasarları önlemek açısından yeterli değildir.

Dünya Tabipler Birliği, boksun sağlık açısından taşıdığı risklere ilişkin bildirisinde kafa travması, kronik beyin hasarı, görme ve işitme kaybı ile kırıklar gibi sonuçlara dikkat çekmiş; düzenlemelere rağmen boksla ilişkili yaralanma ve ölümlerin meydana geldiğini belirtmiştir. Bilimsel literatürde de boks kaynaklı yaralanmaların sistematik biçimde incelenmesi gerektiği, kafa travmalarının kısa ve uzun vadeli sonuçlarının önem taşıdığı ortaya konulmaktadır.

Daha önce bu sporlardaki hayati riskleri azaltmak adına koruyucu kask kullanımı, eldiven ağırlıklarının artırılması veya raunt sürelerinin kısaltılması gibi teknik kural değişiklikleri yapılmışsa da tıp dünyası bu önlemlerin tamamen yetersiz olduğunu kanıtlamıştır.

• Dünya Tabipler Birliği (WMA – World Medical Association), boks ve benzeri sporların kalıcı beyin hasarlarına yol açtığını resmi deklarasyonlarla ilan etmiş ve bu sporların tamamen yasaklanması gerektiğini savunmuştur.

• Nörolojik araştırmalar, koruyucu kaskların kafatası kırıklarını önlese de “rotasyonel ivmelenme” denilen, beynin kafatası içinde hızla sarsılması ve dönmesi durumunu engelleyemediğini göstermektedir.

• Kafaya alınan her darbe, beyindeki akson adı verilen sinir liflerinin kopmasına ve mikroskobik düzeyde kanamalara yol açar. Bu durum zamanla birikerek geri dönüşü olmayan Kronik Travmatik Ensefalopati (CTE / Boksör Demansı), erken yaşta bunama, Parkinson ve Alzheimer hastalıklarını kesin olarak tetikler. Dolayısıyla, bu sporların “güvenli veya kurallara uygun” hale getirilmesi bilimsel olarak imkansızdır.

Bu nedenle yalnızca mevcut kuralların uygulanmasını sıkılaştırmakla veya bu sporları daha güvenli hale getirebilecek alternatif düzenlemeler aramakla yetinilmemelidir. Zira doğrudan insan kafasını ve hayati organlarını hedef alan bu branşlarda hiçbir kural değişikliği ya da alternatif yöntem hayati riskleri ortadan kaldırmaya yetmeyecektir.

4. BİR İNSANIN AĞIR YARALANMASININ, BAŞKA BİR İNSANIN ZAFERİNİN KUTLANDIĞI BİR GÖSTERİYE DÖNÜŞMESİ, ÜZERİNDE ÖNEMLE DURULMASI GEREKEN TOPLUMSAL BİR SORUNDUR.

Bu meselenin yalnızca tıbbi ve sportif boyutuyla ele alınması yeterli değildir. Konunun aynı zamanda insani ve toplumsal bir yönü de bulunmaktadır. Bir müsabaka sırasında sporculardan biri aldığı darbeler nedeniyle yere yığıldığında, bilincini kaybettiğinde veya ayağa kalkamayacak duruma geldiğinde, diğer sporcunun galibiyetinin coşkuyla kutlandığı, seyircilerin ayağa kalkarak alkışladığı ve yaşananların bir zafer gösterisine dönüştüğü sahnelerle karşılaşılabilmektedir.

Oysa o sırada yerde bulunan kişi, yalnızca müsabakayı kaybeden bir sporcu değildir. Acı çeken, ağır bir yaralanma geçirmiş olabilecek ve belki de hayatı boyunca taşıyacağı bir hasarla karşı karşıya bulunan bir insandır. Bir insanın sağlığının ve yaşamının tehlikeye girdiği bir anda, diğer tarafın galibiyetinin her şeyden önemliymiş gibi sunulması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

HİÇBİR KUPA, MADALYA, UNVAN VEYA GALİBİYET, BİR İNSANIN YAŞAMINDAN VE KALICI SAĞLIK KAYBINA UĞRAMADAN HAYATINI SÜRDÜREBİLME HAKKINDAN DAHA DEĞERLİ DEĞİLDİR.

Elbette sporcuların ve seyircilerin tamamını bu şekilde değerlendirmek doğru olmayacaktır. Buradaki eleştiri, kişilere değil; ağır yaralanmayı sportif gösterinin bir parçası hâline getiren anlayışadır.

Bir müsabakada başarı, rakibi etkisiz hâle getirmek veya ağır darbelerle mücadele edemez duruma düşürmek üzerinden tanımlandığında, şiddetin kendisi de başarı ölçütlerinden biri hâline gelebilmektedir. Bu anlayışın özellikle gençler üzerindeki etkisi ve toplumda nasıl bir değer yargısını beslediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın en temel amaçlarından biri, Türk gençliğini zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak, ruh ve beden sağlığını korumak ve topluma faydalı nesiller yetiştirmektir. Medya organlarında ve dijital platformlarda bu tür yoğun fiziksel mücadeleye dayalı müsabakaların yoğun bir şekilde yayınlanması, genç nesiller üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Gelişim çağındaki çocuklar ve gençler, bu müsabakalardaki sert mücadele yöntemlerini örnek alarak günlük yaşamlarında akranlarına karşı benzer eğilimler gösterebilmektedir. Fiziksel teması ve sertliği ön plana çıkaran bu branşlar, toplumda şiddetten uzak bir kültürün yerleşmesini zorlaştırmaktadır. Gençliğin sağlıklı gelişimi açısından bu spor dallarının yerine, daha yapıcı spor branşlarına yönlendirme yapılması çok daha kalıcı bir çözüm olacaktır.

5. İNSAN HAYATINI TEHLİKEYE ATAN BU SPORLAR ANAYASA’YA AYKIRIDIR VE DEVLET VATANDAŞINI KORUMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi, “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” hükmüyle yaşam hakkını mutlak bir güvenceye bağlamıştır. Aynı zamanda Anayasa’nın 59. maddesi, devlete vatandaşların beden ve ruh sağlığını geliştirme ödevini yükler.

Devletin asli görevi, vatandaşlarının hayati tehlikeye girmesini önleyecek tedbirleri almak (pozitif yükümlülük), ölüm ve ağır sakatlık doğuran süreçleri engellemektir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 2. maddesi (Yaşam Hakkı) de devletlere, bireyleri kendi rızalarıyla bile olsa ölüme götürebilecek kontrolsüz şiddet ortamlarından koruma sorumluluğu yükler. Tam temaslı dövüş sporları, devlet eliyle ve yasal mevzuatla bir insanın bir diğerini ağır şekilde darp etmesine izin verilmesi anlamına gelmektedir ki bu durum yürürlükteki Anayasal düzen ve uluslararası insan hakları normları ile açıkça bağdaşmamaktadır.

6. KURALLARI DEĞİŞTİREREK BU BRANŞLARI GÜVENLİ HALE GETİRMEK İMKANSIZDIR VE TEK ÇÖZÜM TAMAMEN YASAKLANMALARIDIR.

Daha önce bu sporlardaki ölüm ve yaralanma risklerini azaltmak adına koruyucu ekipman kullanımı veya raunt sürelerinin kısaltılması gibi çeşitli kural değişiklikleri gündeme gelmiş ya da uygulanmıştır. Ne var ki, kurallar ne ölçüde değiştirilirse değiştirilsin, bu sporların temel varlık sebebi doğrudan insan kafasına, yüzüne ve hayati organlarına yumruk ve tekme atmaktır.

Tehlike, kuralların eksikliğinden değil, bu sporların bizzat kendi doğasından kaynaklanmaktadır. Koruyucu kasklar dahi kafaya alınan darbelerin beyinde yarattığı ani ivmelenmeyi ve mikroskopik düzeydeki doku hasarlarını engelleyememektedir. Dolayısıyla, bu branşlarda “güvenli bir kural seti” oluşturmak imkansızdır; tehlikenin ortadan kalkması ancak bu sporların tamamen yasaklanması ile mümkündür.

Bu nedenle, ilgili müsabaka kurallarının yeni bir bilimsel değerlendirmeye tabi tutulması veya riskli unsurların kısmen kaldırılması gibi geçici çözümlerle vakit kaybedilmemelidir. Tıp ve bilim dünyası, bu sporların kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açtığını zaten kesin olarak ortaya koymuştur. Dolayısıyla, bu ölümcül unsurları barındıran müsabaka biçimlerinin incelenmesi değil; hiçbir esneme payı bırakılmaksızın ve başka hiçbir seçenek değerlendirilmeksizin ülkemizde tamamen yasaklanması ve kaldırılması gerekmektedir.

SONUÇ VE TALEP:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yukarıda ayrıntılı yasal, tıbbi, felsefi ve toplumsal gerekçeleri arz ve izah edilen; kuralları ne kadar değiştirilirse değiştirilsin doğası gereği insan hayatını, onurunu ve beden bütünlüğünü korumanın mümkün olmadığı boks, kick boks ve benzeri tam temaslı dövüş sporlarının;

1. Ülkemiz sınırları dahilinde sportif faaliyet adı altında icra edilmesinin tamamen yasaklanmasını,

2. Bu branşlara ait resmi federasyonların (Boks Federasyonu, Türkiye Kick Boks Federasyonu vb.) faaliyetlerine son verilerek lağvedilmesini,

3. Resmi veya özel hiçbir unvan altında bu sporlara dair müsabaka, gösteri ve organizasyon düzenlenmesine izin verilmemesini,

4. Başvurumun incelenerek yapılan veya yapılması planlanan işlemler hakkında tarafıma gerekçeli bilgi verilmesini, saygılarımla arz ve talep ederim. 01.11.2026

EKLER:

EK-1:16/01/2018 tarihli hürriyet.com.tr isimli internet sitesinde yayınlanan ‘Başına darbe alan genç sporcu yaşam mücadelesini kaybetti’ başlıklı haber ve web bağlantısı

(URL:https://www.hurriyet.com.tr/gundem/basina-darbe-alan-genc-sporcu-yasam-mucadelesini-kaybetti-40712140)

EK-2:17/05/2022 tarihli haberturk.com isimli internet sitesinde yayınlanan ‘O anlar kamerada! Ringde ölüm!’ başlıklı haber ve web bağlantısı

(URL:https://www.haberturk.com/son-dakika-haberi-o-anlar-kamerada-ringde-olum-3440980)

EK-3: 01/04/2025 tarihli ensonhaber.com isimli internet sitesinde yayınlanan ‘Nijeryalı boksör Olanrewaju, müsabaka sırasında rahatsızlanarak hayatını kaybetti’ başlıklı haber ve web bağlantısı

(URL:https://www.ensonhaber.com/nijeryali-boksor-olanrewaju-musabaka-sirasinda-rahatsizlanarak-hayatini-kaybetti-h1421696)

EK-4: 10/08/2025 tarihli gazeteoksijen.com isimli internet sitesinde yayınlanan ‘Boks gecesinde ölüm: 2 sporcu hayatını kaybetti’ başlıklı haber ve web bağlantısı

(URL:https://gazeteoksijen.com/spor/boks-gecesinde-olum-2-sporcu-hayatini-kaybetti-248657)

TAGGED:
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir