İntiharları Önlemek İçin Ulusal Destek Hattı Kurulması Talebi – 🎙️

By gundem
14 Min Read

TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞINA

KONU: İntihar düşüncesi yaşayan kişilerin, henüz kendilerine zarar verme girişiminde bulunmadan önce kolaylıkla ulaşabilecekleri, 7 gün 24 saat hizmet veren bir Ulusal İntiharı Önleme, Kriz ve Psikososyal Destek Hattı kurulması ve bu hizmetin toplum genelinde yaygın biçimde tanıtılması talebidir.

İNTİHAR DÜŞÜNCESİ OLAN KİŞİLERİN ULAŞABİLECEĞİ BİR DESTEK SİSTEMİNİN KURULMASI HAYATİ ÖNEM TAŞIMAKTADIR

İntihar, çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir davranış değildir. İnsanlar böyle bir girişimde bulunmadan önce günler, haftalar, hatta kimi zaman aylar boyunca ağır bir üzüntü, çaresizlik, yalnızlık, korku, ailevi sorun, ekonomik sıkıntı, sağlık problemi, kayıp, şiddet, hukuki problem veya başka bir nedenle çıkış yolu bulamadıklarını düşünebilmektedir. Bu dönemde kişiye tam zamanında ulaşılması, onun dinlenmesi ve yaşadığı sorunun çözümü için somut bir yol gösterilmesi, geri dönüşü olmayan bir kararın önüne geçebilir.

Ancak intihar düşüncesi ilk defa aklına gelen veya kendisini artık dayanamayacak kadar çaresiz hisseden bir vatandaşın, o anda “Ben kimi arayacağım?” sorusunun herkes tarafından bilinen, çok kolay ve tek bir cevabı bulunmalıdır.

Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezi, psikiyatri hizmetleri, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan ruh sağlığı danışmanlığı ve çeşitli sosyal destek mekanizmaları bulunmaktadır. Bunların her biri son derece değerlidir.

Ancak intihar düşüncesinin henüz bir girişime dönüşmediği erken aşamada, vatandaşın doğrudan arayabileceği, yalnızca bu tür ruhsal krizlere yönelik olarak yapılandırılmış, ülke çapında bilinen ve kolay hatırlanan özel bir başvuru hattının bulunması çok hayati bir ihtiyacı karşılayacaktır.

Bu nedenle Sağlık Bakanlığı bünyesinde veya Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili diğer kamu kurumlarının da desteğiyle 7 gün 24 saat hizmet veren “Ulusal İntiharı Önleme ve Kriz Destek Hattı” kurulması son derece önemli bir konu olarak değerlendirilmektedir.

Bu hatta başvuran kişinin yalnızca kısa bir telefon görüşmesi yaparak görüşmenin sonlandırılması yerine, yaşadığı problemin niteliğinin anlaşılması ve mümkün olan durumlarda problemin çözümüne yönelik somut destek mekanizmalarının harekete geçirilmesi sağlanmalıdır.

Örneğin kişi;

− ağır bir ruhsal kriz veya depresif düşünceler yaşıyorsa psikolog ve psikiyatri hizmetlerine,

− ailevi bir kriz yaşıyorsa aile danışmanlığına,

− şiddete maruz kalıyorsa ilgili koruma ve sosyal destek birimlerine,

− ekonomik veya barınmaya ilişkin çok ağır bir sorun yaşıyorsa ilgili sosyal yardım kurumlarına,

− hukuki bir çıkmaz nedeniyle çaresizlik hissediyorsa uygun hukuki danışmanlık ve destek mekanizmalarına,

− yalnızlık, yas, kayıp veya benzeri ağır bir kriz yaşıyorsa psikososyal destek hizmetlerine

hızlı biçimde yönlendirilebilmelidir.

Çünkü bazı durumlarda kişinin asıl isteği hayatına son vermek değil, artık çözülmeyeceğine inandığı bir sorundan kurtulmaktır. O anda karşısına kendisini dinleyen, sakinleştiren ve “Bu problemin bir çözüm yolu var, birlikte bulabiliriz” diyebilen eğitimli bir uzmanın çıkması KİŞİNİN DÜŞÜNCESİNİ TAMAMEN DEĞİŞTİREBİLİR.

Kurulacak sistemde çağrıların bu alanda özel eğitim almış psikolog, psikiyatri hemşiresi, sosyal hizmet uzmanı ve gerektiğinde psikiyatri uzmanlarından oluşan profesyonel ekipler tarafından değerlendirilmesi; risk seviyesinin belirlenmesi ve kişinin ihtiyacına göre uygun kamu hizmetine hızla yönlendirilmesi sağlanabilir.

Ayrıca;

− YALNIZCA TELEFONLA DEĞİL;

− SMS, İNTERNET ÜZERİNDEN YAZILI GÖRÜŞME ve

− MOBİL UYGULAMA ÜZERİNDEN MESAJLAŞMA

seçeneklerinin de bulunması son derece önemlidir. Çünkü ağır bir kriz yaşayan bazı kişiler telefonda konuşmaya çekinebilir, ağladığı veya yanında başkaları bulunduğu için konuşamayabilir; buna rağmen yazılı olarak yardım istemeye daha kolay cesaret edebilir.

Kişi açık ve yakın bir kendine zarar verme tehlikesi içerisindeyse sistemin, gerekli güvenlik ve sağlık protokolleri çerçevesinde 112 Acil Sağlık Hizmetleriyle hızlı koordinasyon kurabilmesi de sağlanmalıdır.

GÖNÜLLÜ SOSYAL DESTEK SİSTEMİ

İntihar düşüncesi yaşayan kişilerin yalnız kalmaması ve sürekli olarak karamsar düşüncelere yoğunlaşmaması için, profesyonel desteğin yanında gönüllü sosyal destek sistemi de oluşturulabilir. Bu sisteme katılacak güvenilir ve uygun kişilerle çeşitli sosyal etkinlikler düzenlenerek kişinin neşeli, sağlıklı ve olumlu bir sosyal çevreyle zaman geçirmesi, günlük hayatın içine yeniden katılması ve sıkıntılı düşüncelerinden uzaklaşması sağlanabilir.

Bu kapsamda kişiler birlikte yürüyüşe çıkabilir, bir kafede oturup sohbet edebilir, müze ve sergi gezebilir, spor yapabilir, sinema veya tiyatroya gidebilir, kitap okuyabilir, müzikle ilgilenebilir, doğada vakit geçirebilir veya kişinin ilgi alanına göre farklı sosyal faaliyetlere katılabilirler.

Buradaki amaç yalnızca kişiyi meşgul etmek değil; yeniden insanlarla bağ kurmasını, hayatın olağan akışı içine girmesini, güzel ve keyif veren faaliyetleri tekrar deneyimlemesini ve zihninin sürekli olarak aynı sıkıntılı düşünceler etrafında dönmesinden uzaklaşmasını sağlamaktır.

Bazen ağır bir sıkıntı yaşayan insanın ihtiyacı yalnızca nasihat veya kısa süreli bir görüşme değil; yanında sakin, güvenilir, neşeli ve kendisine değer veren bir insanın bulunduğunu hissetmektir.

Birlikte geçirilen birkaç saat, samimi bir sohbet, yeni bir ortam görmek, gülmek, hareket etmek veya günlük hayatın sıradan fakat güzel bir faaliyetini paylaşmak dahi kişinin yalnızlık hissini azaltabilir, hayata olan ilgisini yeniden canlandırabilir ve geleceğe ilişkin daha olumlu düşünmeye başlamasına yardımcı olabilir.

Ayrıca bu sistem yalnızca destek alan kişi açısından değil, toplum açısından da son derece güzel bir dayanışma modeli oluşturabilir. İnsanların birbirlerinin hayatına iyilikle dokunduğu, kimsenin en zor döneminde yalnız bırakılmadığı ve gönüllülerin yalnızca sözle değil zaman ayırarak, arkadaşlık ederek ve sosyal hayata dahil ederek destek olduğu GÜÇLÜ BİR TOPLUMSAL DAYANIŞMA AĞI kurulabilir.

Toplumda böyle bir desteği gönüllü olarak vermek isteyecek çok sayıda insan bulunabileceği değerlendirilmektedir. Gönüllüler gerekli eğitim ve değerlendirmeden geçirilerek, ruh sağlığı uzmanlarının belirleyeceği esaslar çerçevesinde sisteme dahil edilebilir.

Böylece kişi yalnızca kriz anında değil, sonrasında da kendisine destek olan, birlikte vakit geçirebildiği ve yeniden hayata bağlanmasına yardımcı olan bir sosyal çevreye sahip olabilir.

Bunun yanında gönüllülük ve kişisel verilerin korunması esasları gözetilerek, yüksek riskli kişiler için yalnızca ilk görüşmeyle yetinilmeyip uygun durumlarda takip ve geri arama sistemi oluşturulması da değerlendirilebilir. Böylece kişi yardım istediği gün destek aldıktan sonra tamamen yalnız bırakılmamış olur.

Kurulacak hattın etkili olabilmesi için toplumun bu hattın varlığından haberdar olması da en az hattın kurulması kadar önemlidir. Bu nedenle hattın telefon numarası ve başvuru yolları;

− televizyonlarda,

− kamu spotlarında,

− sosyal medyada,

− hastanelerde,

− aile sağlığı merkezlerinde,

− Sağlıklı Hayat Merkezlerinde,

− okullarda,

− üniversitelerde,

− belediyelerde,

− toplu taşıma alanlarında ve

− kamu kurumlarında

görünür şekilde duyurulmalıdır.

İnsanlar, “Bir gün kendime zarar vermeyi düşünürsem veya artık dayanamayacak gibi hissedersem şu numarayı arayabilirim ve orada beni gerçekten dinleyecek bir uzman vardır“ bilgisini önceden bilmelidir.

Bu hizmet yalnızca intihar girişimlerini azaltmayı amaçlayan bir telefon hattı olarak değil, VATANDAŞIN HAYATININ EN ZOR ANINDA DEVLETE ULAŞABİLECEĞİ BİR ERKEN MÜDAHALE VE ÇÖZÜM KAPISI olarak yapılandırılmalıdır.

Bir insanın dahi tam zamanında yapılan bir görüşme, doğru yönlendirme veya çözülebilecek bir sorunun çözülmesi sayesinde hayatına devam etmesi, kurulacak sistemin ne kadar büyük bir toplumsal fayda sağlayabileceğini göstermeye yeterlidir.

İNTİHARI ÖNLEMEDE İMAN, MANEVİ DAYANIKLILIK VE DOĞRU BAKIŞ AÇISININ KAZANDIRILMASI

Bununla birlikte, intiharı önlemeye yönelik çalışmalar yalnızca kişinin intihar düşüncesine kapılmasından SONRA DEVREYE GIRECEK MÜDAHALE VE DESTEK MEKANIZMALARIYLA sınırlı kalmamalıdır. Asıl amaçlardan biri de insanların hayatın zorlukları karşısında DAHA EN BAŞINDAN GÜÇLÜ, ÜMİTLİ VE DAYANIKLI BİR MANEVİ YAPIYA SAHİP OLMALARINI sağlayacak DOĞRU BİLGİ, EĞİTİM VE BİLİNCİN toplumda yaygınlaştırılması olmalıdır.

İnsana gerçek iman, tevekkül, sabır ve Allah’a güven bilinci kazandırılması bu açıdan son derece önemlidir. ALLAH’IN KENDİSİNİ GÖRDÜĞÜNÜ, DUYDUĞUNU, YALNIZ BIRAKMADIĞINI, HER OLAYIN ALLAH’IN BİLGİSİ VE KONTROLÜ ALTINDA GERÇEKLEŞTİĞİNİ bilen; karşılaştığı hiçbir sıkıntının sonsuza kadar sürmeyeceğine ve ALLAH’IN HER ZORLUĞUN YANINDA MUTLAKA BİR KOLAYLIK YARATTIĞINA inanan insan, yaşadığı sorunlar karşısında çok daha güçlü bir manevi dayanıklılık kazanır.

Nitekim Kuran’da;

—Kovulmuş Şeytandan Rahman ve Rahim Olan Allah’a Sığınırız—

“ŞÜPHESİZ ZORLUKLA BERABER BİR KOLAYLIK VARDIR. GERÇEKTEN ZORLUKLA BERABER BİR KOLAYLIK VARDIR.” (İnşirah Suresi, 5-6)

buyrularak hiçbir zorluğun çıkışsız olmadığı hatırlatılmaktadır. Yine;

“ALLAH HİÇ KİMSEYE GÜCÜNÜN YETTİĞİNDEN FAZLASINI YÜKLEMEZ.” (Bakara Suresi, 286)

ayetiyle insanın karşılaştığı imtihanların aşılmaz olmadığı ve Allah’ın yardımıyla, insana bunlarla baş edebilecek güç ve imkanın da yaratıldığı bildirilmektedir.

Kuran’da ayrıca;

“ALLAH, İMAN EDENLERİN VELİSİDİR.” (Bakara Suresi, 257)

buyrulmaktadır. “Veli” ifadesi DOST, KORUYUCU, GÖZETİCİ, YARDIMCI ve DESTEK OLAN anlamlarını da taşımaktadır. Bu nedenle Allah’a gerçek anlamda iman eden insan kendisini bütünüyle yalnız, sahipsiz ve yardımsız GÖRMEZ. En ağır şartlarda dahi;

− Allah’ın kendisine yardım edebileceğini,

− önünde hiç bilmediği yollar açabileceğini,

− içinde bulunduğu şartları değiştirmeye güç yetirebileceğini ve

− bugün çözümsüz görünen bir sorunun yarın tamamen farklı bir hale gelebileceğini

bilir.

İnsanların bu gerçekleri bilmeleri, yaşadıkları sorunlara bakışlarını da kökten değiştirebilir. Bir başarısızlık, ayrılık, hastalık, ekonomik sıkıntı, ailevi problem, kayıp veya başka herhangi bir zorluk karşısında “Artık hiçbir çıkış yolu yok” düşüncesine kapılmak yerine,

− bu durumun geçebileceğini,

− şartların değişebileceğini,

− henüz göremedikleri çözüm yollarının bulunabileceğini ve

− ALLAH’IN YARDIMINDAN HİÇBİR ZAMAN ÜMİT KESMEMELERİ GEREKTİĞİNİ

bilirler.

Bu bilinçte olan insan için İNTİHAR, karşılaştığı bir sorunun çözümü veya hayatında değerlendirebileceği bir alternatif değildir. Yaşadığı sıkıntı ne kadar ağır olursa olsun ümidini, Allah’a güvenini ve hayatın ilerleyen dönemlerinde şartların değişebileceğine dair inancını kaybetmemesi gerektiğini bilir.

Bu nedenle toplumda, özellikle çocuklara ve gençlere, yalnızca sorunlarla baş etme yöntemlerinin değil; HAYATIN DEĞERİ, ALLAH’A GÜVEN, TEVEKKÜL, SABIR, ÜMİT VE MANEVİ DAYANIKLILIK ANLAYIŞININ da doğru biçimde öğretilmesi son derece önemlidir. İntiharı önleme çalışmalarının en temel ve kalıcı yönlerinden başlıca yolu, insanların zihinlerinde intiharı daha en başından bir çözüm seçeneği olmaktan çıkaracak bu güçlü bakış açısının oluşturulmasıdır.

Ancak bütün bu eğitim ve bilinçlendirmeye rağmen bir insan hayatının herhangi bir döneminde çok ağır bir sıkıntı yaşayabilir, kendisini çaresiz hissedebilir ve intihar düşüncesine kapılabilir.

İŞTE BU NOKTADA DA KİŞİ YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR.

İNTİHAR DÜŞÜNCESİ ZİHNİNDEN İLK GEÇTİĞİ ANDA,

− derdini anlatabileceği,

− güvenebileceği,

− kendisini yargılamadan dinleyecek,

− yardım eli uzatacak,

− yaşadığı sorunun çözümü için harekete geçecek ve

− kendisine yeniden ümit verecek bir kurumun var olduğunu bilmesi

hayati önem taşımaktadır. Kişinin;

“Yalnız değilim. Sorunumu anlatabileceğim bir yer var. Bana yardım edecek insanlar var. İçinde bulunduğum durum değişebilir. Bunun mutlaka bir çözüm yolu olabilir.”

diye düşünebilmesi dahi, geri dönüşü olmayan bir kararın önüne geçebilecek çok önemli bir destek olabilir.

Dolayısıyla intiharı önlemede İKİ YÖNLÜ BİR YAKLAŞIM benimsenmesi gerektiği değerlendirilmektedir: Bir yandan toplumda,

− gerçek iman, Allah’a güven, ümit ve manevi dayanıklılık güçlendirilerek insanların hiçbir sıkıntı karşısında İNTİHARI BİR ÇÖZÜM OLARAK GÖRMEMELERİ sağlanmalı;

− diğer yandan bütün bunlara rağmen intihar düşüncesine kapılan bir kişi olduğunda, kendisine derhal ulaşacak ve onu yalnız bırakmayacak GÜÇLÜ, GÜVENİLİR VE PROFESYONEL BİR DEVLET DESTEK SİSTEMİ hazır bulunmalıdır.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1) İntihar düşüncesi yaşayan veya ağır bir ruhsal kriz içinde bulunan kişilerin, henüz kendilerine zarar verme girişiminde bulunmadan önce başvurabilecekleri, kolay hatırlanan kısa numaraya sahip 7 gün 24 saat hizmet veren Ulusal İntiharı Önleme, Kriz ve Psikososyal Destek Hattı kurulmasını,

2) Hattın bu konuda özel eğitim almış ruh sağlığı ve sosyal hizmet personeli tarafından yürütülmesini,

3) Başvuran kişinin yalnızca dinlenmesiyle yetinilmeyerek, yaşadığı problemin niteliğine göre sağlık, psikolojik destek, sosyal yardım, aile danışmanlığı, şiddetten korunma, barınma ve ilgili diğer kamu hizmetlerine hızlı biçimde yönlendirilmesini,

4) Acil ve yüksek riskli durumlarda 112 Acil Sağlık Hizmetleriyle doğrudan koordinasyon kurulmasını,

5) Telefon görüşmesinin yanında SMS ve internet üzerinden yazılı görüşme imkanlarının oluşturulmasını,

6) Gerekli güvenlik ve kişisel veri koruma tedbirleri alınarak, uygun vakalarda kişinin sonraki süreçte destek hizmetlerine ulaşıp ulaşmadığının takip edilebileceği bir sistem geliştirilmesini,

7) Bu hattın ve başvuru yollarının kamu spotları ve geniş kapsamlı bilgilendirme kampanyalarıyla toplumun tamamına duyurulmasını,

8) Mevcut Sağlıklı Hayat Merkezleri, hastaneler, aile hekimlikleri, sosyal hizmet merkezleri ve diğer ilgili kamu kurumlarının bu sistemle entegre biçimde çalışmasının sağlanmasını,

9) İntiharı henüz düşünce aşamasında önlemeye yönelik olarak; toplumda hayatın değeri, ümit, sabır, manevi dayanıklılık, tevekkül ve Allah’a güven bilincini GÜÇLENDİRECEK, insanların karşılaştıkları hiçbir zorluğu çözümsüz görmemelerini ve intiharı hiçbir şekilde bir çözüm veya alternatif olarak DEĞERLENDİRMEMELERİNİ sağlayacak eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütülmesini,

10) Profesyonel ruh sağlığı hizmetlerini tamamlayacak şekilde, gerekli eğitim ve değerlendirmeden geçirilen gönüllülerin de katılımıyla; intihar düşüncesi yaşayan kişilerin yalnızlıktan ve karamsar düşüncelerden uzaklaşmalarına, sosyal hayata yeniden katılmalarına ve olumlu insan ilişkileri kurmalarına destek olacak gönüllü sosyal destek mekanizmasının oluşturulmasını,

müvekkilin görüş ve değerlendirmeleri doğrultusunda ilgili makamların takdir ve değerlendirmelerine saygıyla arz ederiz. 22.10.2026

TAGGED:
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir