RASİM OZAN KÜTAHYALI, MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’IN CANLI YAYINDA GERÇEKLERİ YÜZÜNE VURMASININ ACISINI UNUTAMIYOR
Rasim Ozan Kütahyalı 25.09.2026 tarihli sosyal medya paylaşımında hezeyanlarla dolu bir dizi açıklamada bulunmuştur. Zerre kadar doğruluk payı olmayan bu açıklamalar, Rasim Ozan Kütahyalı’nın yıllar önce Beyaz TV canlı yayınında müvekkil Adnan Oktar karşısında uğradığıhezimetin acısını hala içinde taşıdığını açıkça göstermektedir.

Beyaz TV’deki canlı yayın kayıtları durmaktadır. Rasim Ozan, söz konusu yayını baştan sona hiçbir kesinti yapmadan sosyal medya hesabından paylaşacak cesareti gösterirse, kendini avutmak içinuzun uzadıya hayal ürünü hikayeler anlatmakzorundakalmayacaktır.
Söz konusu programda müvekkil Adnan Oktar anlatmak istediği her konuyu açıkça dile getirmiş, Rasim Ozan Kütahyalı da bu anlatılanları dikkatle ve kelimesi kelimesine dinlemiştir. Sonrasında müvekkil, anlatacağı tüm hususları tamamladığı ve programda değinilecek başka bir konu kalmadığı için yayını kendi isteğiyle sonlandırmak istemiştir. Müvekkil, Rasim Ozan Kütahyalı’nın kamuoyu tarafından bilinen özel durumundan bahsettiği an programın hızla kapatılacağını bildiği için bu konuyu dile getirmiştir. Nitekim tam da müvekkilin tahmin ettiği gibi, bu özel durumun gündeme geldiğini gören Rasim Ozan Kütahyalı, programı apar topar sonlandırarak yayından kaçmıştır.
Rasim Ozan her ne kadar tüm benliğiyle bu anların unutulmuş olmasını istese de kamuoyunca BİLİNEN ÖZEL DURUMUNUN HALKIMIZIN HAFIZASINDAN SİLİNMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. AYNI ŞEKİLDE, MÜVEKKİL ADNAN OKTAR KONUYU GÜNDEME GETİRİNCE RASİM OZAN’IN APAR TOPAR PROGRAMDAN KAÇTIĞI GERÇEĞİ DE HAFIZALARDAN SİLİNMEYECEKTİR. Söz konusu program hala kayıtlarda mevcuttur. Dileyen herkes yayını izleyerek olayın seyrinin tam olarak bu şekilde geliştiğini ve Rasim Ozan Kütahyalı’nın yaşadığı tedirginliği rahatlıkla görebilir.
Beyaz TV’deki bahse konu program, müvekkilin anlatmak istediği önemli hususları geniş kitlelere duyurabilmesi için büyük bir fırsat olmuş ve çok yüksek bir izlenme oranına ulaşmıştır. Pek çok kişi müvekkile hak vermiş, Rasim Ozan Kütahyalı’nın gerçek yüzünün canlı yayında deşifre edilmesinden dolayı memnuniyetini dile getirmiştir. Netice itibarıyla müvekkil, bu yayını hayırlı bir amaca hizmet edecek şekilde başarıyla kullanmış, Rasim Ozan Kütahyalı da bu hayırlara hizmet etmiştir.
NORMAL KOŞULLAR ALTINDARASİM OZAN’IN UTANÇTAN İNSAN İÇİNE ÇIKMAMASI GEREKİRKEN, HİÇBİR UTANMA ALAMETİ GÖSTERMEDEN HALA ORTAYA ÇIKIP YORUMLAR YAPABİLMESİ, HALKIMIZIN İBRETLE İZLEDİĞİ BİR HALDİR. Kendisinin yerinde bir başkası olsa değil insan içine çıkmak, utancından tek bir kelime dahi edemeyeceği açıktır.
RASİM OZAN KÜTAHYALI’NIN MOTİVASYONU: YENİDENCEZAEVİNE GİRME ENDİŞESİ

Rasim Ozan Kütahyalı’nın cezaevinden çıktığı günden bu yana;
- Sık sık müvekkil Adnan Oktar’ın ismini yayınlarda gündeme getirmesinin,
- İstanbul eski Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ı vargücüyle övmesinin,
- Normal hayatında yolda görse kaldırım değiştireceği Özkan Deniz (Mamati) gibi bir şahsı önemli biriymiş gibi gösterme çabasının altında yatan tek motivasyon,YENİDEN CEZAEVİNE GİRME ENDİŞESİDİR.
Rasim Ozan Kütahyalı Mustafa Çalışkan’ı övmeye çalışırken Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ismini geçirerek kendince Sayın Cumhurbaşkanı’nı müvekkil Adnan Oktar’a karşı gibi göstermeyi hedeflemiştir. Oysa ki Sayın Mustafa Çalışkan’ın bu operasyonu, dönemin İçişleri Bakanı ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın bilgisi dışında gerçekleştirdiği bilinmektedir.
Üstelik SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ 2018’DEKİ OPERASYONDAN BU YANA GEÇEN YAKLAŞIK 9 YILLIK SÜREÇTE BİR KEZBİLE MÜVEKKİL ADNAN OKTAR ALEYHİNDE HİÇBİR AÇIKLAMADA BULUNMAMIŞTIR.TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDE YER ALAN BÜYÜK KÜÇÜK HER KONUDA KANAATİNİ MUTLAKA DİLE GETİREN SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN, SÖZDE ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMAR, GÜYA ONLARCA KADININ TECAVÜZE UĞRAMASI GİBİ SON DERECE SANSASYONEL İDDİALARIN ORTAYA ATILDIĞIBU DOSYA HAKKINDATEK BİR OLUMSUZBEYANDA BULUNMAMASI, SÖZ KONUSUİTHAMLARIN HİÇBİRİNE İTİBAR ETMEDİĞİNİN EN NETDELİLİDİR.
SADECE SAYIN CUMHURBAŞKANI DEĞİL, SAYIN DEVLET BAHÇELİ, SAYIN ÖZGÜR ÖZEL VE DİĞER MUHALEFET PARTİLERİNİN LİDERLERİ DE YAKLAŞIK 9 YILDIR MÜVEKKİL ALEYHİNDE TEK BİR SÖZ DAHİ SARF ETMEMİŞLERDİR.
Mahkeme kayıtlarında yer alan ifadelerdende anlaşılacağıüzere, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müvekkil Adnan Oktar’ın bazı arkadaşlarıyla operasyon sonrasında yaptığı görüşmede, “Dikkat edin, bugüne kadar aleyhinizde hiçbir şey söylemedim” diyerek bu konudaki samimi duruşunu açıkça ortaya koymuştur.
2018’deki operasyonun hemen ardından bazı çevreler, Sayın Cumhurbaşkanı’nın müvekkil Adnan Oktar aleyhinde beyanda bulunması için özel bir çaba sarf etmişlerdir. Kimi zaman Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamalar, aslında öyle olmadığı halde, basına “Adnan Oktar’ı kastetti” şeklinde yansıtılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu manipülasyona da geçit vermemiş, açıklamalarını çarpıtmaya çalışan bu haberlere hızla tekzip yayınlatarak müvekkil Adnan Oktar aleyhinde bir düşüncesi olmadığını ortaya koymuştur.

RASİM OZAN KÜTAHYALI KENDİ ÖZEL DURUMUNU ÖRTBAS ETME ÇABASIYLA HAYALİ ŞANTAJ HİKAYELERİNİN ARDINA SIĞINIYOR
1999 ve 2018 yıllarında eş zamanlı baskınlarla düzenlenen her iki polis operasyonunda, müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarına ait 200’ün üzerinde ev ve iş yeri kapsamlı şekilde aranmıştır. Tüm kişisel ve iş yeri bilgisayarlarına, cep telefonlarına el konularak her biri Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından incelenmiş, ailelerinin evleri dahi aranmış ancak BUGÜNE KADAR NE TEK BİR GİZLİ KAMERA DÜZENEĞİNE,NE TEK BİR ŞANTAJ KASETİNE NE DE ŞANTAJI İMA EDECEK TEK BİR TANE KARİNEYE RASTLANMIŞTIR. Hatta bazı evlerin bahçeleri iş makineleriyle kazılıp delik deşik edilmiş, buna rağmen hiçbir bir şantaj kaseti ya da malzeme bulunmamıştır.
Bunun yanı sıra, 2018 yılının temmuz ayında düzenlenen polis operasyonu öncesinde 2 yıl boyunca fiziki ve teknik takip yapılmıştır. Müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşları adım adım izlenmiş, evleri, iş yerleri, aileleri ile arkadaş çevrelerinin evleri dahil bulundukları her yer mercek altına alınmıştır. Kimlerle bağlantı içinde oldukları tek tek tespit edilmiş, tüm telefonları dinlenmiş, ancak sonuç yine değişmemiş ve şantaj iddialarına dair tek bir somut bulgu, belge ya da delil ortaya konulamamıştır.
RASİM OZAN’IN ÇİRKİN İTHAMLARI,İDDİANAMEDE DAHİ YER ALMAYAN İFTİRALARDIR. Müveklil Adnan Oktar ve hanım arkadaşları, Rasim Ozan gibi kişilerin tümçirkin sözlerinden müberra, tertemiz Müslümanlardır. Kötü söz her zaman sahibine aittir.
RASİM OZAN KÜTAHYALI, MÜVEKKİL ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ GÜÇLENİP GELİŞMESİNE HİZMET ETMEKTEDİR
Rasim Ozan Kütahyalı yazısında, müvekkil Adnan Oktar’ın arkadaş grubunun güya dağıtılması hedefini desteklediğini ileri sürmektedir. Derin devlet yapılanmalarının kendisine olan ihtiyacının bittiğini anladığından, kendisini bazı çevrelere sempatik gösterebilmek amacıyla bu iddia ortaya attığı açıkça görülmektedir. Oysa ortada Rasim Ozan Kütahyalı’nınidrak edemediği çok net ve keskin bir gerçek vardır: Devletimizin, müvekkil ve arkadaşlarının dağılması gibi bir gayesi hiçbir zaman olmamıştır.
Bir avuç derin devlet uzantısı, ideolojik yenilgilerinin verdiği acıyla müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarını kendilerince dağıtmak adına bir kumpas planlamış, ancak bu tezgah kelimenin tam anlamıyla yerle bir olmuştur. Bu kumpası kurgulayanlar, Rasim Ozan Kütahyalı’nın deyimiyle artık “göçertilmiş” ve yenilgilerini kabullenmek zorunda kalmışlardır.
Operasyonu düzenleyen eski polis memuru Furkan Sezer’in de katıldığı yayınlarda açıkça ikrar ettiği üzere; müvekkil Adnan Oktar’ın ilmi mücadelesini engellemek ve arkadaş grubunu dağıtmak amacıyla kurulan plan, büyük bir hezimetle sonuçlanmıştır. Nitekim bizzat Furkan Sezer, müvekkil Adnan Oktar’a duyulansevginin katlanarak arttığını, kendisinin tahliye olması durumunda sevenlerinin 24 saat içinde yeniden etrafında toplanacağını ve bu ilmi mücadeleyi sekteye uğratmanınimkansız olduğunu açıkçabeyan etmiştir:
FURKAN SEZER: “Örgütü yeniden toplar. 24 saat içerisinde de operasyon yapıldığı günden daha güçlü bir hale getirir...”
(Furkan Sezer’le Özel Röportaj, https://www.youtube.com/watch?v=6X_MQb3A1hg)
İpek Özbey ve Furkan Sezer, bir başka programda da bu gerçeği şu sözlerle açıkça ikrar etmektedirler:
İPEK ÖZBEY: Oradan biliyorum mesela, hani gelen mektuplardan… Hala sempatisini sürdüren çok insan var yani.
FURKAN SEZER: Evet. Evet. Adnan Oktar sempatisi artarak devam ediyor.
(Sözcü TV YouTube Kanalı, ‘İpek Özbey ile Nasıl Olacak?’, 24.08.2026, https://www.youtube.com/watch?v=P6LMJY1lrGk)
Hiçbir suçları olmadığı halde 8 yıldır cezaevinde tutulmalarına, Türkiye’nin dört bir yanına, ailelerinden bin kilometre uzağa gönderilmiş olmalarına, tüm mal varlıklarına el konularak ekonomik ambargoya maruz bırakılmalarına, 365 kez müebbet anlamına gelen binlerce yıllık cezalar almalarına ve bu hukuksuz kararların Yargıtay tarafından onanmasına rağmen, müvekkil Adnan Oktar’dan asla vazgeçmeyen arkadaşlarının sergilediği tarihe geçecek sabır, vefa, dostluk ve fedakarlık,son derece güçlü ve hakiki bir sevginin en net tezahürüdür. Buna karşılık,Rasim Ozan Kütahyalı’nınetrafındaise kendisini samimi olarak seven ve değer veren pek kimseninbulunmadığı,tüm halkımız tarafından açıkça görülmektedir.
SONUÇ OLARAK;
⇰ Rasim Ozan Kütahyalı’nın kendi hayatı -basına yansıyan haberlerden görüldüğü kadarıyla- başkaları hakkında değerlendirme yapma hakkını vermemektedir. Onun yerinde bir başkası olsa, değil herhangi bir olay hakkında yorumda bulunmak, isminin dahi hatırlanmasını istemeyecekken, Rasim Ozan’ın utanma duygusundan yoksun bu hali oldukça şaşırtıcıdır.
⇰ Şantaj ve benzeri karalamalar, müvekkilin yargılandığı dosyanın iddianamesinde bile yer almayan, sırf kamuoyunu manipüle etmek amacıyla öne sürülen şehir efsanelerinden ibarettir. Müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşları, bu tarz çirkin ve gayri ahlaki yaşam tarzlarının kenarından bile geçmemiş, uzaktan yakından bu gibi konularla ilgisi bulunmayan tertemiz insanlardır. Ne var ki Rasim Ozan Kütahyalı, bu gibi konularda her nedense adeta tecrübeli bir profesyonel edasıyla yorumlarda bulunmaktadır. Öne sürdüğü iddiaların ise tamamı gerçek dışıdır.
⇰ Rasim Ozan Kütahyalı’nın en büyük iç acısı; müvekkil Adnan Oktar’ın Beyaz TV canlı yayınında kendisinin gerçek yüzünü deşifre etmiş olmasıdır. Kamuoyuna açıkça, “Milyonların benim gerçek yüzümü görmesini unutamıyorum” diyemediği için, çaresizce kendisini Adnan Oktar’ın sözde “en popüler düşmanı” ilan etmektedir. Böylece, sanki müvekkil Adnan Oktar’a karşı güya etkili bir mücadele yürütmüş imajı vererek, derin devlet yapılanmaları nezdinde kendine paye devşirmeye çalışmaktadır. Bu tarz çirkin payelerin milletimiz gözünde hiçbir kıymeti yoktur; tam aksine milletimiz, masumu ve mazlumu hedef alan her tutumu temiz vicdanında mahkum edecek dürüst bir ahlaka sahiptir.
⇰ Rasim Ozan Kütahyalı’nın eylemlerinin bir etki yarattığı doğrudur; ancak bu etki, kendisinin yansıtmaya çalıştığı yönde değildir. İsmini geçirdiği Özkan Deniz (Mamati) ve diğer husumetli şahıslarla birlikte, müvekkil Adnan Oktar’ın 50 yıllık ilmi mücadelesinde, kendisinin, arkadaşlarının ve çalışmalarının güçlenmesine en büyük, en faydalı, en güzel netice veren ve en etkili hizmeti vermiştir. Kaderde müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarının hayrına hizmetle görevli olduklarını tüm Türkiye görmüştür.
Saygılarımızla kamuoyunun bilgilerine sunarız. 02.10.2026