Adnan Oktar’ın Yaratılış Atlası İsimli Eseri Neden Darwinistleri Paniğe Sürükledi?

By gundem
12 Min Read

KONU : Müvekkil Adnan Oktar beyanlarında ve sunmuş olduğu savunma dilekçelerinde Darwinizm’e karşı vermiş olduğu ilmi mücadelenin kendisine kurulan kumpasın temel sebeplerinden biri olduğunu izah etmiştir. Bu ilmi mücadelesinin en etkili eserlerinden biri ise Yaratılış Atlası isimli 4 ciltlik dev eserdir. Dünya çapında büyük etki oluşturan bu eserin Sayın Mahkemeniz tarafından incelenmesi müvekkilin beyanlarının doğruluğunun anlaşılması açısından önemlidir. Ekte Yaratılış Atlası’nın 4. Cildi bilgilerinize sunulmuştur.

AÇIKLAMALAR:

Müvekkil Adnan Oktar’ın Darwinizm’e karşı en etkili eserlerinden birisi ‘Yaratılış Atlası’ isimli hakkındaki beyanı şöyledir:

Müvekkil Adnan Oktar, Darwinizm ve materyalizmin en baskın olduğu dönemde, 1979 yılında Darwinizm’i çökertecek bilimsel araştırmalara tek başına başlamış, daha sonra arkadaşlarıyla birlikte günümüze kadar Darwinizm karşıtı bilimsel çalışmalarını artırmış ve en nihayetinde evrimi dünya çapında bilimsel olarak çürüten faaliyetler gerçekleştirmiştir.

Müvekkil Adnan Oktar;

  • Darwinizm’in tarihin gelmiş geçmiş en büyük bilim sahtekarlığı olduğunu, komünizmin ülkemiz için çok büyük bir tehlike olduğunu tüm detaylarıyla açıkladığı yüzlerce kitabıyla Allah’ı inkâr üzerine kurulu tüm akımların geçersizliğini tüm dünyaya ispat ve ilan etmiş,
  • Dünyaca ünlü gazete ve internet sitelerinde yayınlamış olduğu makaleleri ve röportajlarında evrim teorisinin bilimsel olarak çökmüş bir ideoloji olduğunun delillerini ortaya koymuş,
  • Tüm fikri çalışmaları ve ilmi faaliyetleriyle Darwinist ve materyalist felsefenin fikri zeminini çökertmiştir.

Ancak müvekkilin Darwinizm’e vurduğu SON ve ESASLI DARBE İSE, kaleme almış olduğu 4 CİLTLİK YARATILIŞ ATLASIolmuştur.

 

Bu dev eser İngilizce, Almanca, Arapça, Boşnakça, Çince, Fransızca, Hintçe, Urduca, Farsça, İspanyolca, İsveççe, İtalyanca ve Rusça gibi 13 dile tercüme edilmiştir.

Yüzlerce fosil örneğinin resminin yer aldığı bu 4 Ciltlik eser, canlıların yüz milyonlarca yıldır hiç değişmediklerini, yani EVRİM GEÇİRMEDİĞİ GERÇEĞİNİ belgeleriyle ortaya koymuştur.

Sözde birbirinden evrimleşerek değişime uğrayan canlıların geride bırakmaları gereken milyarlarca ara fosilden TEK BİR TANE BİLE OLMAYIŞI, böyle bir ara aşama OLMADIĞINI tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kesin olarak kanıtlamıştır. Dahası, milyonlarca yıl öncesine ait canlı fosilleri, hiçbir değişime uğramamışlardır; tam mükemmel, eksiksiz canlı yapılarıdır. Bundan milyonlarca yıl önce yaşayan canlılar sanki dün bu topraklarda yaşıyor gibi, günümüzdeki hallerinden küçük bir fark bile taşımamaktadır. Hiçbir zaman DEĞİŞMEMİŞLERDİR, ilk var oldukları gün nasıllarsa bugün de öyledirler.

Bu belgeler Darwinist çevrelerde büyük şok meydana getirmiş, özellikle kitabın Avrupa’da pek çok ülkeye ulaşmasının ardından, Avrupa genelinde adeta Darwinist bir panik başlamıştır.

Darwinizm’in bilimsel bir dayanağı olmadığını somut bulgularla ve aksinin iddia edilmesi mümkün olmayacak şekilde ortaya koyan YARATILIŞ ATLASI, başta Fransa olmak üzere, Amerika, Çin, Brezilya, Hollanda, Belçika, İngiltere, İtalya, İsveç, İsviçre, İspanya, Danimarka gibi birçok ülkede büyük yankı uyandırmıştır. Yaratılış Atlası’nı konu alan sayısız gazete haberi, köşe yazısı, televizyon programı, internet sitesi kitabın fikri etkisini göstermiştir.

Yaklaşık 150 yıldır dinsizliğin yayılmasına vesile olan Darwinizm’in Yaratılış Atlası vesilesiyle aldığı darbe karşısında, Avrupalı materyalistler en üst düzeyde alarma geçmişlerdir. Avrupa Konseyi toplanmış, raporlar hazırlanmış, Milli Eğitim bakanlıkları bildiriler yayınlamıştır.

Avrupalı Darwinistler fikri olarak hiçbir cevap veremedikleri Yaratılış Atlası isimli esere karşı ne yapacaklarını şaşırmışlar ve bu kitabı yok etmek için kendilerince çözüm arayışına girmişlerdir. Hatta yüzyıllardır savundukları özgürlükçü geleneklerini bir çırpıda terk etmişler ve yasakçı ve baskıcı bir kimliğe bürünmüşlerdir. Öyle ki, kitabı yasaklatmaya kalkışmışlardır.

Fransa’nın en büyük gazete ve dergileri “Yaratılış Atlası”na dehşet dolu ifadelerle yer vermişler, Le Figaro, L’Express, Le Monde ve La Croix gibi Fransa’nın önde gelen yayınlarında konu “deprem”, “hücum”, “bomba etkisi” gibi dehşet ve panik ifade eden başlıklarla yer almıştır.

Müvekkil Adnan Oktar’ın etkili fikri çalışması ile gerçekleşen bu yenilgiyi “Fransız tarihinin en büyük yenilgisi” gibi cümleler ile ifade etmişlerdir.

Bu eser Avrupa’da, Darwin’in teorisine körü körüne sahip çıkan kesimde, kendi ifadeleri ile “ideolojik bir deprem” etkisi meydana getirmiştir.

Avrupa’nın en büyük gazete ve dergilerinin aşağıdaki manşetleri müvekkilin keskin aklının, eserlerindeki hikmetin, kültürel mücadelesinin etkisinin tarihe geçen birer belgesi niteliğinde olmuştur:

Fransa, Science & Vie Bilim Dergisi:

“Atlas, SOĞUK DUŞ ETKİSİ YAPTI…”

Fransa, Le Point:

“DARWIN’İ KURTARIN!”

Fransa, La Liberation:

(Yaratılış Atlası) Tek Bir Hamlede TAM BİR PANİK GERÇEKLEŞTİRDİ.

Almanya, Stern Dergisi:

GÖKGÜRÜLTÜSÜ GİBİ PATLAYAN KİTAP…

Almanya, Nürnberg Zeitung:

Harun Yahya’nın ilmi çalışmalarının anlatıldığı haberin başlığı, “DARWIN’IN AVRUPA’DA İŞİ ZOR” şeklindeydi.

Hollanda, Radyo Netherlands İnternet Sitesi:

Yaratılış Atlası Avrupa’da BÜYÜK BİR TUFAN OLUŞTURDU.

İtalya, Corriera Della Serra Gazetesi:

… AMA KESIN OLARAK BİLDİĞİMİZ ŞEY BİZİM KAYBEDENLER OLACAĞIMIZ.

İtalya, La Stampa Gazetesi:

ELVEDA DARWIN

başlıklarıyla Yaratılış Atlasının etkisini dile getirirken bazı yayınlarda ise şu bilgiler yer almaktaydı:

Avrupa Konseyi’nde basın toplantısı sırasında, müvekkilin hazırlamış olduğu Yaratılış Atlası gazetecilere gösterilmiş ve kitabın, evrim teorisi için ciddi bir tehdit olduğunu uzun uzun anlatılmıştır:

Yaratılış Atlası’nın Darwinizm’i yerle bir eden etkisi Türk Basının da uzun süre gündem olmuştur. Merhum Abdurrahim Karakoç’un Vakit gazetesinde yayınlanmış olan “kitapların hünkarı” başlıklı yazısı Yaratılış Atlası’nın etkisinin anlaşılması açısından çarpıcı bir örnektir:

Merhum Şair, Yazar, Düşünür kıymetli Abdurrahim Karakoç

KİTAPLARIN HÜNKARI

Hiç böylesini görmemiştim… Kargo getirince tek kitap olduğuna bir türlü inanamadım.

Hiç görmediğim bir kitap…

Tarttım kitabın ağırlığı tam 7 kilogram…

7 yaşındaki çocuk yerinden kaldıramaz… Sözünü ettiğim ve hakkında tanıtım yazısı yazdığım kitabın adı: YARATILIŞ ATLASI… Yazarı ise Harun Yahya… Namı diğer Adnan Oktar Hoca…

Reklam sayfaları hariç 764 sayfa… Değme kitaplığa zor sığar…

Konusu mu?

Sevgili okurlar YARATILIŞ ATLASI, Darwin’ci güruhun evrimci cahillerini sinirlendirecek bir kitap…

Görürlerse, içini açıp bakarlarsa, hele bir de ne dendiğini anlarlarsa, mutlaka cin çarpmışa dönerler…

Peki inanır mı evrimci güruh?

İşte orasına hiç ihtimal vermiyorum…

Allah’ı inkar yolu yaratılışı inkarla başlar… Yaratan yoksa (Yüce Allah’ı tenzih ederiz.) din olur mu? Böyle cahil dinsizlerde hiç akıl bulunur mu?

İnançlarının çürütüldüğüne kani olmuşlar ki Milli Eğitim Bakanlığı’ndan “evrim teorisi”ni (safsatasını) okullarda daha çok, daha geniş tafsilatlarla (ayrıntılarla) zorla kabul ettirmek istiyorlar.

YARATILIŞ ATLASI, cühela takımına 10 bin yıllık, 100 bin yıllık, 1 milyon, 5 milyar, 500 milyar yıl önce yaşamış canlıların ayan-beyan fosillerini ve bugünkü cinsleriyle karşılaştırmalarını gösteriyor.

Ellerine, dillerine, imanlarına, ihlaslarına sağlık…

Eh ne yapalım, evrimci güruh temelli sinirlenecekmiş bu kitabı okurlarsa…

Doğrudur kitapta hiçbir açık bırakılmamış…

Duydunuz mu bilmiyorum sergisini de açmışlardı…

… Unutmadan hemen söyleyeyim… Bu kitap henüz birinci cildidir… Mutlaka arkasından ikinci cildi gelecek…

Kuzey ve Güney Amerika’da, Avrupa’da, Afrika’da ve Ortadoğu’da, Çin, Avustralya ve Yeni Zelanda’da bulunan fosillerin resimleri ile günümüzde hayatiyetini devam ettiren canlı varlıklar, ağaçlar hiçbir değişime uğramadan gördüğümüz şekilde var…

Evrim diye bir saçmalık yoktur, olamaz…

Tebrik ediyorum Harun Yahya’yı ve çalışma arkadaşlarını…

İnanmayanı kitabı tedarik etmeye davet ediyorum…

Canlı gibi gözüken çam kozalağını, çınar yapraklarını, balıkları, denizyıldızlarını, kertenkeleleri, midyeleri, kırkayakları, arıları, çeşitli hububatı, yılanı, kuşları görmenizde fayda var.

Ben at fosiline, jaguar fosiline ve kartal fosiline hayran kaldım.

Milyon yıl önce de şimdikine benziyorlar.

Maymun fosili de var kitapta. Zerre-i miktarda değişime uğramamış…

Gitti evrim safsatası, geldi Yaratılış Atlası…

Herkese tavsiyem, bu hazine eserden kütüphanelerine almalarıdır… İnsanlar için önemlidir…

Abdurrahim Karakoç / Vakit Gazetesi

Nitekim başta SAYIN CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN olmak üzere Devletimizin tüm idarecileri ve kurumları da Yaratılış Atlası’na özel bir önem vermişlerdir:

Sayın Erdoğan Yaratılış Atlası kitabını incelerken

İngiliz Derin Devleti Mensupları Operasyondan Kısa Süre Önce Türkiye’ye Gelmiş ve En Üst Düzeyde Görüşmeler Yapmıştır.

Müvekkil Adnan Oktar’ın Darwinizm’i dünya çapında yenilgiye uğratan faaliyet ve çalışmaları, arkadaşlarıyla birlikte İslam’ın modern yüzünü ortaya koymaları İngiliz derin devletinin kendisini hedef almasına sebep olmuştur. Sonucunda da Darwinizm karşıtı ilmi mücadelenin bastırılması için, müvekkil ve arkadaşlarına yönelik hazırlanan komplo operasyonunu organize etmek amacıyla, İngiliz Lordlar Kamarası’nın bazı esrarengiz üyeleri ve milletvekilleriyle İngiliz istihbaratının en üst düzey yetkililerinden oluşan özel bir heyet -tarihte ilk kez- Adnan Oktar Operasyonundan kısa süre önce Türkiye’ye gönderilmiştir.

Üst düzey İngiliz istihbarat heyetinin bu olağandışı ziyareti ulusal basına da yansımıştır. 2 Şubat 2018 tarihli Milliyet gazetesinin “Lordlar Kamarası Heyeti Türkiye’deydi” başlıklı haberlerini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

https://www.milliyet.com.tr/dunya/lordlar-kamarasi-heyeti-turkiye-deydi-2602360

Heyet içerisinde ED HUSAIN gibi birçok İslam ülkesine girişi yasaklanmış UZMAN DÜZEYİNDEKİ İSTİHBARAT AJANLARINDAN, BARONES NEVILLE JONES gibi geçmişte Devlet Güvenlik bakanlığı yapmış, “Joint Intelligence Committee – Ortak İstihbarat Komitesi” denilen İngiliz İstihbaratının Başı, yani İNGİLTERE’NİN EN ÜST DÜZEY İSTİHBARAT BAŞKANIna kadar birçok istihbaratçı yer almıştır.

Heyette yer alan bir diğer garip isim de PEDOFİLİ SAVUNUCULUĞU İLE TANINAN İngiltere İşçi Partisi Eski Üyesi, Lordlar Kamarası Üyesi John Woodcock (Lord Walney)’tur.

Barones Neville Jones başkanlığındaki İngiliz Heyeti, operasyondan kısa bir süre önce İstanbul ve Ankara’da önemli mevkilerdeki kişilerle görüşmüş ve somut duyumlara göre, Müvekkil Adnan Oktar’ın tutuklanmasını, arkadaş camiasının dağıtılmasını, müvekkil tarafından kaleme alınan kitapların imha edilmesini, internet sitelerinin kapatılmasını ve tüm kültürel çalışmaların durdurulmasını” talep etmişlerdir.

Söz konusu ziyaretlerden basına ve sosyal medyaya yansıyan bazı karelere aşağıda yer verilmiştir:

Ancak İngiliz derin devletinin öfkesi 11 Temmuz 2018’deki operasyonu takip eden tutuklamalardan sonra da yatışmamış; kendilerince camiayı dağıtmak ve müvekkilin ilmi faaliyetlerini durdurabilmek amacıyla kirli eylem ve faaliyetlerine devam etmiş ve etmektedir.

2018’den bu yana tutuklulukların devam etmesi, müvekkilin arkadaşlarının tüm mal varlıklarına, paralarına el konulması, dava sürecinde akılalmaz haksızlıklar ve hukuksuzluklar yaşanması, hayatında karakola dahi gitmemiş masum genç hanımların dahi en ağır cezaevi koşullarında hücrelerde tutulması, yargılananlara tarihte görülmemiş on biner yıllık hukuksuz cezalar dağıtılmasına rağmen başta müvekkil Adnan Oktar olmak üzere tüm camianın devlete itaat ve sadakatte, vatan sevgisinde, Allah’a bağlılıkta, İslam’a hizmette zerre fütur vermemesi İngiliz derin devletini adeta çılgına çevirmiş ve müvekkil Adnan Oktar’a baskılarını daha da arttırmalarına sebep olmuştur.

Müvekkil Adnan Oktar Devletimiz’in hiçbir kurumunun asla İngiliz derin devletine boyun eğmeyeceğinden emindir.

Sonuç olarak Yaratılış Atlası incelendiğinde;

Eserin tüm dünya Darwinistlerini neden paniğe sevk ettiği,

Materyalizmin doğum yeri olan Avrupa’da neden depreme neden olduğu,

Müvekkilin ilmi mücadelesinin neden engellenmek istendiği ve

Müvekkilin ömrü boyunca neden hep kumpaslara, komplolara, iftiralara, karalamalara maruz kaldığı net olarak anlaşılacaktır.

Saygılarımızla vekaleten bilgilerinize ve incelemenize arz ederiz. 10.04.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir