ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR
Müvekkil Adnan Oktar’ın, “Siyonizm” kelimesi ve Siyon Dağı’ndan Mehdi’nin çıkışı konularıyla ilgili açıklamalarını takdirinize sunuyoruz.
Yanlış Anlaşılan Bir Kavram:
Siyonizm
Siyonizm, Müslümanların geneli ve bir kısım Museviler tarafından oldukça yanlış anlaşılan ve yanlış yorumlanan bir kavramdır. Özellikle Müslümanların geneline ürkütücü gelen bu sözcük, bir kısım Museviler tarafından da amacından farklı kullanılmakta, Musevilerin birlikteliğine ve hakimiyetine bir işaretmiş gibi algılanmaktadır.
Oysa Siyonizm’in gerçek anlamı bu değildir.
Siyonizm, Musevilikte Moşiyah olarak kabul edilen Mehdi‘nin önderliğinde (Mehdi ile Moşiyah aynı kişilerdir) İSLAM’IN DÜNYA HAKİMİYETİNİ simgelemektedir. Mehdi (Moşiyah), Museviler tarafından da beklenmekte ve dindar Museviler, içinde bulunduğumuz dönemin ahir zaman olduğuna ve Moşiyah’ın şu an hayatta olduğuna inanmaktadırlar.
Daha önce çok defa anlattığımız gibi, Mehdi’nin çıkışı ile gerçek din, yeryüzünde hakim olacak ve insanların tümü uzun zamandır bekledikleri huzura, barışa ve adalete kavuşacaklardır. Mehdi’nin gelişi ile Allah’ın Kur’an ile bildirdiği son din, yani İSLAM, hurafeci tüm zihniyetlerden arınmış olarak, katıksızca dünyaya hakim olacak ve dünyaya adalet, huzur ve sevgi getirecektir.
Bu hakimiyetten, Museviler de Hristiyanlar da hatta herhangi bir dine mensup olmayanlar da razı olacaklardır. İslam’ın dünya hakimiyeti, insanları zorla Müslüman yapmak anlamına gelmeMEktedir. İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti ile insanlar, İslam’ın yüksek ahlakı üzerinde birleşecek ve tüm dünyaya huzur ve esenlik gelecektir.
Daha önce de detaylarını belirttiğimiz gibi, Kur’an’da samimi Musevi ve Hristiyanlardan beklenen, kendi dinlerini terk etmeleri değil, Peygamberimiz Hz. Muhammed’i ve Kur’an’ı kabul etmeleridir.
Mehdiyet Hakim Olduğunda,
Musevilerin Çoğu Muhammedi Musevi,
Hristiyanların Çoğu da Muhammedi Hristiyan Olacaklardır
Mehdi’nin yeryüzüne gelişi ve Allah’ın dininin yeryüzüne hakim olması sürecinde, Musevilerin büyük bir bölümü PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İ VE KUR’AN’IN HAK KİTAP OLDUĞUNU KABUL EDECEK ve MUHAMMEDİ MUSEVİ olacaklardır. Aynı durum, Hristiyanlar için de geçerli olacak ve Hristiyanların da büyük bir bölümü PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İ ve KUR’AN’IN HAK KİTAP OLDUĞUNU KABUL EDECEK ve MUHAMMEDİ HRİSTİYAN olacaklardır.
Kendi dinlerini TERK ETMEYECEK, kendi şeriatlarından AYRILMAYACAK ama KENDİ DİNLERİ İLE BİRLİKTE SON HAK DİN VE SON HAK KİTABI KABUL ETMİŞ OLACAKLARDIR. Böylelikle MÜSLÜMANLIĞI DA KABUL ETMİŞ OLACAKLARDIR.
Kur’an’da, Bakara Suresi’nde Musevilerle ilgili şu hitaplarda bulunulur:
Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız
Ey İsrailoğulları, SİZE BAĞIŞLADIĞIM NİMETİMİ HATIRLAYIN VE AHDİME BAĞLI KALIN, Kİ BEN DE AHDİNİZE BAĞLI KALAYIM. Ve yalnızca Ben’den korkun.
YANINIZDA OLAN (TEVRAT)I DOĞRULAYICI OLARAK İNDİRDİĞİME (KUR’AN’A) İMAN EDİN; onu inkar edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca Ben’den korkun.
Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.
NAMAZI DOSDOĞRU KILIN, ZEKATI VERİN VE RÜKU EDENLERLE BİRLİKTE SİZ DE RÜKU EDİN. (Bakara Suresi, 40-43)
Ayetlerde görülebildiği gibi Allah, Musevilere “Müslüman olun” DEMEMEKTEDİR. Allah, Musevileri KUR’AN’A UYMAYA çağırmakta, “Kur’an’a uyun, Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim” demektedir. Dolayısıyla, KUR’AN’A GÖRE MUSEVİLERİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ, KUR’AN’I KABUL ETMELERİ VE KUR’AN’A UYMALARIDIR.
Ayete göre Museviler ve aynı zamanda Hristiyanlar, NAMAZI KILMAYA, ZEKATI VERMEYE VE RÜKU EDENLERLE BİRLİKTE RÜKU ETMEYE çağırılmaktadır. BUNUN DIŞINDA ÜZERLERİNE BAŞKA BİR İBADET YÜKLENMEYECEKTİR.
Bununla ilgili olarak Allah, Al-i İmran Suresi’nde Peygamberimize, Musevi ve Hristiyanları, müşterek olan kelimeye yani TEVHİDE (tek İlah olarak Allah’ı kabul etmeye) çağırmasını emretmektedir:
De ki: “EY KİTAP EHLİ, BİZİMLE SİZİN ARANIZDA MÜŞTEREK (OLAN) BİR KELİMEYE (TEVHİDE) GELİN. ALLAH’TAN BAŞKASINA KULLUK ETMEYELİM, O’NA HİÇBİR ŞEYİ ORTAK KOŞMAYALIM VE ALLAH’I BIRAKIP BİR KISMIMIZ (DİĞER) BİR KISMIMIZI RABLER EDİNMEYELİM.” Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz gerçekten Müslümanlarız.” (Al-i İmran Suresi, 64)
Allah, başka ayetlerinde de Kitap Ehli’nden (Musevi ve Hristiyanlardan) dindar olanları, salih olanları ve HEM KENDİLERİNE HEM DE PEYGAMBERİMİZE İNDİRİLENE, yani TEVRAT, İNCİL VE KUR’AN’A İMAN EDENLERİ övmüştür:
Onların hepsi bir değildir. KİTAP EHLİ’NDEN (Musevi ve Hristiyanlardan) BİR TOPLULUK VARDIR Kİ, GECE VAKTİNDE AYAKTA DURUP ALLAH’IN AYETLERİNİ OKUYARAK SECDEYE KAPANIRLAR. BUNLAR, ALLAH’A VE AHİRET GÜNÜNE İMAN EDER, MARUF OLANI EMREDER, MÜNKER OLANDAN SAKINDIRIR VE HAYIRLARDA YARIŞIRLAR. İŞTE BUNLAR SALİH OLANLARDANDIR. Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i İmran Suresi, 113-115)
Şüphesiz, KİTAP EHLİ’NDEN (Musevi ve Hristiyanlardan), ALLAH’A; SİZE İNDİRİLENE VE KENDİLERİNE İNDİRİLENE -ALLAH’A DERİN SAYGI GÖSTERENLER OLARAK- İNANANLAR VARDIR. Onlar Allah’ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri Katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir. (Al-i İmran Suresi, 199)
Ancak ONLARDAN (MUSEVİLERDEN) İLİMDE DERİNLEŞENLER İLE MÜ’MİNLER, SANA İNDİRİLENE VE SENDEN ÖNCE İNDİRİLENE İNANIRLAR. NAMAZI DOSDOĞRU KILANLAR, ZEKATI VERENLER, ALLAH’A VE AHİRET GÜNÜNE İNANANLAR; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz. (Nisa Suresi, 162)
Ayetlere göre Kitap Ehli’nden (Musevi ve Hristiyanlardan) beklenen, PEYGAMBERİMİZE (SAV) VE KUR’AN’A İNANMALARI VE UYMALARIDIR. Allah, Musevilere ve Hristiyanlara AYRICA BİR İBADET YÜKLEMEMEKTEDİR. Allah’ın, Hristiyanlar ve Museviler için BAŞKA BİR ŞARTI BULUNMAMAKTADIR. ONLARI BAŞKA BİLMEDİKLERİ FARZLARLA SORUMLU TUTMAMAKTADIR. ONLARIN PEYGAMBERİMİZ (SAV)’E VE KUR’AN’A İMAN ETMELERİ YETERLİ OLACAKTIR.
Siyon Dağı,
Mehdi’nin Çıkıp İslam’ı Hakim Edeceği Yerdir
Bakara Suresi 40. Ayeti tekrar hatırlayacak olursak, bu ayette Allah, “Ey İsrailoğulları, SİZE BAĞIŞLADIĞIM NİMETİMİ HATIRLAYIN VE AHDİME BAĞLI KALIN, Kİ BEN DE AHDİNİZE BAĞLI KALAYIM” ifadesiyle Musevilere, Kur’an’ı kabul etmeleri durumunda vaadini yerine getireceğini belirtmektedir.
Bu vaat, Musevilerin 3000, Müslümanların ise 1400 yıldır beklemekte oldukları vaattir. SİYON DAĞINDAN BİR SES YÜKSELECEK, BÖYLELİKLE MUSEVİLERİN BEKLEDİĞİ MOŞİYAH YANİ MÜSLÜMANLARIN BEKLEDİĞİ MEHDİ GELECEK VE ALLAH’IN DİNİ TÜM DÜNYAYA HAKİM OLACAKTIR.
Tevrat’ta bu izah şu şekilde geçer:
“Son günlerde, Rabbin Tapınağının kurulduğu dağ (Siyon/Morya), dağların en yücesi olacak, tepelerden yukarı yükselecek. Bütün uluslar oraya akın edecek. Birçok halk gelecek, ‘Haydi, Rab’bin Dağı’na, Yakup’un Tanrısı’nın Tapınağı’na çıkalım’ diyecekler, ‘O bize kendi yollarını öğretsin, biz de O’nun yollarından gidelim.’
Çünkü Tevrat (Yasa) Siyon’dan, Rab’bin sözü Yeruşalim’den çıkacaktır. O ULUSLAR ARASINDA YARGIÇLIK EDECEK, BİRÇOK HALKIN ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIKLARI ÇÖZECEK. KILIÇLARINI SABAN DEMİRLERİNE, MIZRAKLARINI BAĞCI BIÇAKLARINA DÖNÜŞTÜRECEKLER. ULUS ULUSA KILIÇ KALDIRMAYACAK, ARTIK SAVAŞ EĞİTİMİ YAPMAYACAKLAR.” (Yeşaya 2:2-4 ve Mika 4:1-3)
Musevi kaynaklarda geçen bu tasvirler, SON GÜNLERDE, yani ahir zamanda, Moşiyah’ın yani Mehdi’nin Siyon Dağı’ndan Allah’ın sözlerini yayması, yani hak dinin dünya hakimiyeti olarak tanımlanmaktadır. Burada tarif edilen durum, İslam’ın dünyaya hakimiyetidir. Moşiyah, Siyon dağından, bütün insanların duyacağı şekilde insanlığa hitap edecek ve İslam’ın dünya hakimiyetini ilan edecektir. Bu seslenme, doğrudan Hz. Mehdi’nin dağdan seslenmesi şeklinde OLMAYACAK, DAĞDAKİ SİNYAL DAĞITICILARI (televizyon, radyo, internet gibi yayın araçları) vesilesiyle TÜM DÜNYAYA YAPILACAK YAYINLAR vesilesi ile olacaktır. Bu şekilde Moşiyah yani Hz. Mehdi, tüm dünyaya ulaşmış olacaktır.
Metinlerde, hemen bu tasvirin ardından Moşiyah’ın çıkışı ile birlikte gerçekleşecek olaylar anlatılmaktadır. Buna göre Moşiyah yani Mehdi;
Uluslara yargıçlık edecek, yani YERYÜZÜNE ADALET GELECEK,
Halkın arasında anlaşmazlıkları çözecek; yani YERYÜZÜNDE ZULÜM, ÖFKE VE KAVGA KALMAYACAK,
Kılıçlar, saban demirlerine, mızraklar, bağcı bıçaklarına dönüştürülecek; yani TÜM SİLAHLAR ORTADAN KALKACAK,
Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, artık savaş eğitimi yapılmayacak; yani TÜM SAVAŞLAR SONA ERECEK, YERYÜZÜNE BARIŞ HAKİM OLACAKtır.
Babil Talmud’unda ise (Sanhedrin 96b-99a), Rabbi Yohanan’ın izahları şu şekildedir:
“Eğer sıkıntıların coşkun bir nehir gibi üzerine geldiği bir nesil görürsen, MESİH’İ BEKLE; zira şöyle yazılmıştır ki: ‘ÇÜNKÜ DÜŞMAN AZGIN BİR IRMAK GİBİ GELDİĞİNDE, RABBİ’NİN RUHU ONU KAÇIRTACAK, HEMEN ARDINDAN DA KURTARICI SİYON’A GİRECEK’” (İşaya, 59:19-20)
Siyon dağından Moşiyah’ın yani Mehdi’nin çıkışının ilan edilmesinden sonra Hz. Mehdi, SÜLEYMAN MESCİDİ’Nİ İNŞA EDECEKTİR.
“Kuzeyde bulunan Kral Moşiyah çıktığında, gelecek ve güneydeki Beyt Hamikdaş’ı [HZ. SÜLEYMAN (AS)’IN MESCİDİNİ] İNŞA EDECEK.” (Mişna, Midos 2:1; Kudüs Talmudu, Megilah 1:11)
Bu, Kur’an’a uyan Musevilere Allah’ın vaadidir. Mehdi’nin çıkışı ile Allah, Müslümanlara da vaat ettiği KURTARICIYI ulaştırmış olacaktır.
Hadislere göre, Hz. Mehdi’nin çıkışı ile, yıllardır gizlenmiş olan Tabut-u Sekine de ortaya çıkacak ve yukarıda izah ettiğimiz şekilde Musevilerin büyük bir çoğunluğu, Kur’an’ı ve Peygamberimiz (SAV)’i kabul ederek, Müslümanlığı da kabul etmiş olacaklardır. Hadislerde bu müjde şöyle açıklanır:
“Mehdi elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye gölünden çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de (Kudüs’te) onun önüne getirilir. YAHUDİLER BUNU GÖRÜNCE, PEK AZI HARİÇ, ÇOĞU MÜSLÜMAN OLURLAR.” (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten, cilt 1, sayfa 360, hadis 1050
Artık bu zuhurdan sonra, dünya, bütün ulusların barış ve mutluluk içinde yaşadıkları, tüm sıkıntılarından kurtuldukları, bereket dolu bir yurt haline gelecektir.
A9 TV Yayınlarında Geçen Bu Konudaki Açıklamalar
ADNAN OKTAR: Mehdiyeti Allah, Tevrat’ta, üç bin beş yüz yıllık kitapta çok kapsamlı anlatmıştır. “Kainat yaratılmadan önce Allah önce Mehdi’nin ismini yarattı” diyor. Moşiyah’ın ismini. “Sonra Adn cennetleri yaratıldı” diyor. Adn cennetleri. “Sonra Tevrat yaratıldı” diyor. Açıklıyor. Hepsi birlikte yaratıldı diyor, bu saydığım güzellikler. “Rab” diyor “Siyon Dağı’ndan bütün insanlığa hitap edecek” diyor, Allah. Nasıl yapacak diyor bunu. “Siyon Dağı’ndan bütün insanların duyacağı şekilde Moşiyah insanlığa hitap edecek. Ama bu gücü Allah ona verecek” diyor. Radyodan televizyondan Siyon Dağı’ndan DÜNYA HAKİMİYETİ ilan edilecek. İsa Mesih ile birlikte Moşiyah. İŞTE SİYONİZM DENİLEN ŞEY BUDUR. Yani DÜNYA HAKİMİYETİ, Siyonizm’in dünya hakimiyeti denilen şey budur. ORADAN İLAN EDİLDİĞİNDE BÜTÜN DÜNYAYA İSLAM HAKİM OLMUŞ OLUYOR. Hristiyanlığı, Hristiyanlar gerçek Hristiyanlık olarak yaşıyor. Museviler gerçek Musevilik. Müslümanlar da gerçek Müslümanlık. Her din, gerçek haline dönmüş oluyor Mehdi döneminde. Buna Siyonizm deniliyor işte. Yani SİYONİZM, DÜNYA HAKİMİYETİNİN ADIDIR. İSLAM’IN DÜNYA HAKİMİYETİNİN ADIDIR. Siyonist denilen topluluk da Mehdi ve talebelerinin oluşturduğu topluluğun amacı ve yöntemidir Siyonizm. (18 Ekim 2017 – https://www.harunyahya.info/videolar/sohbetler-18-ekim-2017-1200?utm)
ADNAN OKTAR: Siyonizm olduğunda SİYON DAĞI’NDAN İMAM MEHDİ (AS) KONUŞTUĞUNDA YANİ MOŞİYAH KONUŞTUĞUNDA ZATEN İSLAM DÜNYAYA HAKİM OLMUŞ OLACAK Tevrat’ın hükmüne göre. Siyonizm, İslam’ın dünyaya hakimiyetini anlatır. Tevrat’ta anlatılan Siyonizm, İslam’ın, Allah’ı sevenlerin dünya hakimiyetidir. Belirli bir kavmin yahut sadece Musevilerin dünya hakimiyeti anlamında geçmiyor Tevrat’ta. Allah dostlarının, Allah’ı sevenlerin dünya hakimiyetine Siyonizm diyoruz. (19 Ağustos 2017 – https://www.harunyahya.info/videolar/sohbetler-19-agustos-2017-1000?utm)
ADNAN OKTAR: Hz. İbrahim (as)’a Cenab-ı Allah’ın vadettiği olay gerçekleşecek. Siyon Dağı’ndan Allah’ın hakimiyeti açıklanacak yani Mehdiyet. Bütün dünyaya İslam’ın hakimiyeti açıklanacak. İşte SİYONİZM DENİLEN OLAY BUDUR. SİYON DAĞI’NDAN İSLAM’IN DÜNYAYA HAKİMİYETİNİN AÇIKLANMASI. Vaat edilen iller de Hz. Mehdi (as)’a vaat edilen yerlerdir. Kenan ili. Hz. Musa (as)’a gösterildi o uçsuz bucaksız topraklar. Ama “bu sana nasip olmayacak” dedi Allah, “Moşiyah’a nasip olacak” dedi. Hz. Musa (as) çok istedi Mehdi olmayı. Üç kere Allah’tan istedi, üçünde de Allah kabul etmedi. (https://www.harunyahya.info/makaleler/sayin-adnan-oktarin-yeni-aciklamalari-24-ocak-2017-1200?utm)
“Siyonizm” Kelimesinin
Gerçek Anlamı ile Değerlendirilmesi Gerekir
Bütün bu açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi “Siyonizm” ifadesi, tamamen Siyon Dağı kaynaklı olarak konulmuş bir isimdir. Şayet dağın ismi farklı olsaydı, bu terim de tamamen değişecekti. Siyonizm yerine başka bir terim kullanılacaktı. O zaman o terim, Siyonizm kelimesi kadar tepki çekmeyecek, insanlar burada ne kastedildiğini anlayacaklardı.
Ama Siyonizm’e yüklenen yanlış anlamlar nedeniyle bugün bu terim, özellikle Müslümanlar tarafından ciddi şekilde tepki çekmektedir. ANCAK BU YAKLAŞIM, DOĞRU DEĞİLDİR.
Moşiyah’ın yani Mehdi’nin Siyon dağından tüm uluslara ulaşması ve İslam’ın dünya hakimiyetini ilan etmesi, hakimiyet dönemine işaret eden müjdeli bir olaydır. Dolayısıyla, Siyonizm’in, geleneksel öğretilen anlamı ile değil, gerçek anlamı ile değerlendirilmesi ve bunun, başta Müslümanlar olmak üzere tüm halklar, milletler ve insanlar için büyük bir müjde olarak karşılanması gerekir.
Siyon Dağı’ndan İlahi Hakimiyetin İlan Edilmesi ile
Tüm Dünyaya Barış, Güvenlik ve Adalet Gelecektir
Moşiyah’ın yani Mehdi’nin Siyon dağından çeşitli yayın araçları vesilesiyle insanlara ulaşması ve Allah’ın dininin tüm dünyaya hakim olması hususu, asla askeri bir fetih başarısı gibi algılanmaMAlıdır. Moşiyah yani Mehdi, daima BARIŞ DİLİ ile konuşacak, TÜM İNSANLARIN KALBİNE ULAŞACAK ve SEVGİ İLE DİNİ HAKİM EDECEKTİR. Bununla ilgili birkaç hadisi hatırlatalım:
HZ. MEHDİ (AS) O KADAR MERHAMETLİ OLACAKTIR Kİ, zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)
Hz. Mehdi (as)’ın hizmetleri öylesine önemli ve büyüktür ki, rivayetlerden ONUN İDARESİNDEN SADECE İNSANLARIN DEĞİL, BÜTÜN YER VE GÖK EHLİNİN MEMNUN OLACAĞI BELİRTİLİR. (İs’afür-Ragıbin, s. 146; el-Havi, 2:66, 67)
(HZ. MEHDİ (AS)’IN) ÇIKIŞI SADECE EHLİ İMAN İÇİN DEĞİL, YER VE GÖK EHLİ İÇİN DAHİ SEVİNÇ KAYNAĞI OLUR. Öyle ki kuşlar, vahşi hayvanlar, denizdeki balıklar dahi sevinirler. (Muhammed B. Resul El-Huseyni El-Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, 1983, s. 163)
Tevrat’ta ise Moşiyah’ın yani Mehdi’nin barış ve sevgi dili ile insanlara ulaşacağı şu şekilde açıklanır:
“… GÜÇLE KUVVETLE DEĞİL, ancak BENİM RUHUMLA başaracaksın” diyor. Böyle diyor Her şeye Egemen Rab. (Zekeriya, 4:6)
… [Hz. Mehdi (as)] DÜNYAYA AĞZININ DEĞNEĞİYLE VURACAK [yani silahı olmadan sözleriyle etkileyecek] ve KÖTÜLERİ DUDAKLARININ SOLUĞUYLA ÖLDÜRECEK [yani konuşmalarıyla manen etkisiz hale getirecek]. (Yeşaya, 11:4)
… Onun [Hz. Mehdi (as)’ın] adı HARİKA ÖĞÜTÇÜ… olacak. (Yeşaya, 9:6)
Onun [Hz. Mehdi (as)’ın] FEVKALADE DOĞRULUĞU ve VESİLE OLACAĞI HARİKALIKLAR (şaşırtıcı güzellikler) nedeniyle İNSANLAR ONUNLA BARIŞ YAPACAK… (Maimonides, Mişna Tora, Sanhedrin 10:1)
Siyon Dağı’ndan İlahi Hakimiyetin İlan Edilmesi,
Tüm İnsanları Mutlu Edecektir
Tevrat’taki asıl Siyonizm tarifi, bugün algılandığı şekilde ırkçı, yayılmacı ve ateist bir Siyonizm kavramı DEĞİLDİR. Siyonizm’in gerçek yorumu, yukarıda detaylarıyla açıklandığı gibi, tüm dindarların, hatta dindar olmayan insanların razı olacağı, mutluluk ve refah bulacağı, gönülden isteyecekleri bir KURTULUŞ VE BARIŞ VAKTİDİR.
Siyon Dağı’ndan yapılan bu açıklama ile;
TÜM SAVAŞLAR SONA ERECEK,
ALLAH’A İMAN EDENLERİN TÜMÜ BİRLEŞECEK,
DİNSİZLER DAHİ RAHAT YAŞAYACAK ve
İNANCI, İDEOLOJİSİ, IRKI, MİLLETİ FARK ETMEKSİZİN HERKES ADALET BULACAKTIR.
Yani bu, bir dinin veya bir ırkın egemenliği DEĞİL, Hz. Mehdi vesilesi ile TÜM DÜNYANIN KURTULUŞU ve TÜM DİNLERİ, TÜM İNANÇLARI, TÜM İNSANLARI KAPSAYICI OLARAK İSLAM’IN DÜNYAYA HAKİM OLMASIDIR.
Siyon Dağı’ndan yapılacak bu bildiri sonrasında KUDÜS’TE HZ. SÜLEYMAN MESCİDİ TEKRAR İNŞA EDİLECEK ve üç dinin mensupları orada ibadetlerini yerine getireceklerdir.
Bu, tüm insanlık için çok büyük bir MÜJDE, uzun zamandır ÖZLEMLE BEKLENEN BİR KURTULUŞTUR. Mehdiyetin izinden giden ve bu kurtuluşu isteyen kişilerin, Siyonizm kelimesi üzerinden nefret üretenlere destekçi çıkmak yerine, kelimenin gerçek anlamını anlatmaları ve bu müjdeyi insanlara yaygınlaştırmaları daha doğru ve hayırlı olacaktır.
Müvekkilin yukarıdaki açıklamalarını takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz. 18.10.2026