Dizi ve Filmlere Farklı Bir Bakış Açısı ile Bakmak – 🎙️

By gundem
7 Min Read

ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR

Son dönemlerde izlenme oranları ciddi şekilde artan dizi ve filmlerle ilgili olarak müvekkil Adnan Oktar’ın aşağıdaki açıklamalarını takdirinize sunuyoruz.

Her Görüntü, Her İnsana Özel Olarak Yaratılır

İnsan, hayatı boyunca beyninde sürekli olarak kendisine izlettirilen görüntülerle muhatap olur. Bu görüntüler kendisine 5 duyu ile ulaşmaktadır; izlediğimiz evren, aslında sadece beyne iletilen elektrik sinyallerinin toplamıdır. Dış dünya, insanın bedeninin içine hiçbir zaman girememiştir. Gözlerden ışık dalgaları, kulaklardan ses dalgaları, burundan koku molekülleri insan bedeninin içine hiçbir zaman ulaşmamıştır; onlar sadece belli elektrik sinyallerini harekete geçirmekle görevlidirler.

Dolayısıyla İNSAN, HAYATININ HİÇBİR ANINDA DIŞ DÜNYA İLE MUHATAP OLMADI VE OLMAYACAK. İnsan, hayatı boyunca sadece kendisine özel olarak izlettirilen bir dünyayı izledi; bundan sonra da öyle olacak. İnsanın, “karşımdaki insan”, “karşımdaki manzara”, “elimdeki kitap” dediği şeyler, dışarıda bir yerde DEĞİL, aslında SADECE BEYNİNDE OLUŞTU. İnsan, hayatı boyunca sadece KENDİSİNE AİT BİR EKRANDA, KENDİSİ İÇİN OLUŞTURULMUŞ GÖRÜNTÜLERİ İZLİYOR.

Maddeden tamamen bağımsız olarak oluşan ve dış dünyaya ait olmayan bu görüntüler bütününü izleyen ise İNSANIN RUHUDUR. İnsanın “ben” dediği varlık, bu ruhtur. İnsan ruhu, bedeninden ve dış dünyadan BAĞIMSIZ olarak, kendisi için yaratılan ekranda muhatap olduklarıyla SINANIR. Aslında gördüğü görüntüler, onun imtihanı için ve sadece ona özel olarak yaratılan görüntülerdir.

Bu net ve bilimsel bilgiden hareketle bir insan, yaşamı boyunca kendisine izlettirilen görüntülerin, kendisine özel yaratıldığını ve bu görüntüler ile sınandığını hatırlamalıdır. Gördüğü görüntülere bu bakış açısıyla bakan bir insan, muhatap olduğu olayların sıradan herhangi bir olaylar silsilesi OLMADIĞINI, ÖZEL BİR MESAJ İÇERDİĞİNİ, KENDİSİNE DERS VERDİĞİNİ bilerek hareket etmelidir.

Dizi ve Filmleri Bu Bakış Açısıyla Değerlendirmek

İnsanın hayatına çok farklı aşamalarda çok farklı görüntüler girer. Günümüzde bunlardan en belirgin ve yoğun olanı, çeşitli TV kanallarında yayınlanmakta olan dizi ve filmlerdir.

Hiçbir şey boş bir amaçla yaratılmadığı gibi, pek çok insanın hayatında geniş yer tutan dizi ve filmler de boş bir amaçla yaratılMAmıştır. Allah, çeşitli dizi ve filmler yoluyla aslında insanları düşünmeye sevk etmekte, daha net bir deyişle, onları bu görüntüler ile uyarmaktadır. Hiçbir şey Allah’tan bağımsız değildir. İnsan hayatına sıradan olaylar gibi giren bu görüntüler de Allah’tan bağımsız yaratılmazlar. Bunların tümünün, özel bir amacı vardır.

Allah, bu görüntülerle insanların, olumlu ve olumsuz davranışları ayırt etmelerini istemektedir. Örneğin insan, izlediği bir dizide sunulan sevgi modelinin, aslında gerçek sevgi olMAdığını anladığında, bu görüntüden ders çıkarmış olacaktır.

Örneğin bir aşk filminde, tutkulu bir aşka dair bir senaryo oluşturulmakta, fakat “aşk” ve “sevgi” adı altında sunulan senaryonun içine, gurur, kibir, kıskançlık, kavga, laf dalaşı, ihanet, bencillik gibi her türlü sakıncalı eylem dahil edilmektedir. Aşk ve sevgi denen yüksek değerdeki kavramlar, insanın ruhunu ve kişiliğini zedeleyen, insanı kirleten, kötülüğe sevk eden kavramlarla eşdeğer bir görünümde sunulmaktadır. Sevgiden bahsedilmekte, ancak sunulan görsellerin içinde sevgiden hiçbir şey bulunmamaktadır.

Oysa sevgi, Allah’ın özel yarattığı, önem verdiği bir kavramdır. İnsan, eğer sevgiyi, yukarıda sayılan kötü ahlak özellikleriyle bir tutarak yaşıyorsa, bu özendiriliyorsa, BURADA ALLAH’IN KASTETTİĞİ SEVGİ ANLAYIŞINDAN ESER YOK DEMEKTİR.

Yukarıdaki dizi afişleri, dizilerin isimleri ve sundukları görseller nedeniyle örnek verilmiştir. Gerçek bir sevginin ağlatMAyacağı; acı veren bir sevgi olMAyacağı ve sevginin kan ve vahşetle bir bağlantısı olMAyacağı açıktır. Dolayısıyla, görseller ve dizi isimleri, sevginin, gerçek anlamından uzak şekilde işlendiğini ortaya koymaktadır.

Aynı durum bazı şarkı sözlerinde de dikkat çekmektedir. Çeşitli söz yazarları, daima sevgi üzerine şarkılar yazmaya çalışmakta ama gerçek sevgiye dair tarif çok azında dikkat çekmektedir. Sevgiyi kıskançlıkla, intikamla, sitemle bir tutan bir sevgi anlayışı şarkılara yansıtılmakta ve insanlara bunun makbul olduğu mesajı verilmektedir. Oysa bu ahlak özellikleriyle yaşanan şey, egoistçe bir sahip olma duygusundan başka bir şey değildir. Sevgiyle yakından uzaktan ilgisi yoktur.

Sevgiyi Gerçek Anlamıyla Yaşamak

İnsanlar, yaratılışları gereği içgüdüsel olarak sevgiyi bilirler ve buna sürekli olarak özlem duyarlar. Sevgiyi en mükemmel şekli ile yaşamaya özenirler. Dizilerin, filmlerin, şarkıların temelinde hep aşk ve sevginin yatıyor olması işte bu özlemdendir.

Ancak sevgiyi genellikle gereği gibi yaşayamaz, sevgi adı altında sunulan görüntülerle tatmin olmaya çalışırlar. Sevgi diye kendilerine dizilerde ve filmlerde sunulan modellere kendilerini teslim ederler. Pek çok kötü ahlak özelliğinin sevgi adı altında sergilendiği bu modelleri kendi hayatlarında dener ama “sevgi bu olmadığı için” başarısız olurlar.

Sevgi, içinde hiçbir bencil ve kötü duygunun YER ALMADIĞI, YALNIZCA VE YALNIZCA ALLAH’I ÇOK SEVEREK YAŞANABİLEN BİR DUYGUDUR. İnsan, kendisi başta olmak üzere çevresindeki her şeyin Yaratıcısı olan Allah’ı unutarak sevgiyi yaşayabileceğini zannederse çok yanılır. Yaratılan varlık, kendisini YARATANIN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ VE GÜZELLİĞİNİ barındırdığından, SEVGİ ASIL OLARAK ALLAH’A YÖNELTİLMELİDİR. ALLAH’A SONSUZ SEVGİ DUYAN BİR KİŞİ, O’NUN YARATTIKLARINI DA KAYITSIZ ŞARTSIZ SEVECEKTİR.

Buradaki KAYITSIZ ŞARTSIZ ifadesi önemlidir. Çünkü hiçbir şart olmadan, yalnızca Allah’ın yarattığı bir varlık olarak bir insanı sevebilmek, ancak Allah sevgisi kaynaklı olduğunda mümkündür.

Pek çok insanın sevgisinin şartlara bağlı olması, pek çok kötü ahlakla birlikte yaşanan sahip olma duygusunun sevgi sanılması, sevginin Allah’a yöneltilmeMEsinin bir sonucudur. Dünyada sevgi, işte bu yüzden tam anlamıyla yaşanamamakta, işte bu yüzden dizi ve filmlerin çoğunda sunulan sevgi modeli, gerçek sevgiyi barındırmamaktadır.

Görüntüye Kapılıp Gitmek Değil,
Görüntü ile Verilen Dersi Anlamak Önemlidir

Bir filmi ya da diziyi seyrettiklerinde insanların yapmaları gereken, orada sunulan ahlak anlayışına özenmek değil, orada nelerin doğru nelerin yanlış olduğunu analiz etmektir. Allah’ın, bu görüntüleri kendilerine özel olarak gösterdiğini hatırlayarak doğru tavrı tespit edebilmeleri ve eğitildiklerini anlamalarıdır. Şayet sevgi adına, sürekli olarak nefret, ihanet ve öfke sunuluyorsa, orada bir yanlışlık vardır. İnsanlar, gerçek sevginin bu olmadığını hemen anlamalı ve Allah için yaşanan sevgide böyle bir ruhun asla yaşanmayacağını görebilmelidirler.

Allah’ın, gösterdiği her görüntü ile İNSANLARI DENEDİĞİ, insanlara, KENDİLERİNİ EĞİTECEK MESAJLAR SUNDUĞU asla unutulmamalıdır. Akıllı bir insan, kendisine sunulan görüntülerin etkisinde kalarak sürüklenen değil, GÖRDÜĞÜ GÖRÜNTÜDEN DERS ALIP ÇIKARIM YAPABİLEN BİR İNSANDIR. Dolayısıyla doğru davranışı bulabilmek için, ALLAH’IN HER GÖRÜNTÜYÜ ÖZEL OLARAK İZLETTİRDİĞİNİ hatırlamak gerekmektedir.

Sonuç

Müvekkilin yukarıdaki açıklamalarını takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.07.10.2026

TAGGED:
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir