Kur’an’da Bildirilen Hidayet Önderleri ve Bakara Suresi 38. Ayetin Açıklaması

By gundem
8 Min Read

ADNAN OKTAR’DAN DUYURUDUR

Kur’an’da Bildirilen,
Doğruya Çağıran Hidayet Önderleri

Müvekkilin Bakara Suresi 38. Ayet ile ilgili açıklamalarını aşağıda takdirinize sunuyoruz.

Hidayete Vesile Olan İnsanlar Özel Olarak Yaratılır

Tarih boyunca çeşitli topluluklar içinde Peygamberlerin veya elçilerin gönderilmesine tepki göstermiş olan insanlar bulunmuştur. Bunların büyük bir kısmı, gelen elçileri kendilerince bu mertebeye yakıştıramamış, kimileri de Allah ile bağlantıda bir aracı olmayacağı iddiasından yola çıkmıştır.

Bununla ilgili Kur’an’dan bazı örnekler şu şekildedir:

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız

Onlara peygamberleri dedi ki: “Allah size Talut’u (melik olarak) gönderdi.” Onlar: “Biz hükümdarlığa, ONA GÖRE DAHA ÇOK HAK SAHİBİYKEN VE ONA BİR MAL (SERVET) BOLLUĞU VERİLMEMİŞKEN, NASIL BİZİ (YÖNETMEK ÜZERE) HÜKÜMDARLIK (MÜLK) ONUN OLABİLİR?” dediler. O (şöyle) demişti: “Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir.” (Bakara Suresi, 247)

Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: “BU, SİZİN BENZERİNİZ OLAN BİR BEŞERDEN BAŞKASI DEĞİLDİR. SİZE KARŞI ÜSTÜNLÜK ELDE ETMEK İSTİYOR. EĞER ALLAH (ÖNE SÜRDÜKLERİNİ) DİLEMİŞ OLSAYDI, MUHAKKAK MELEKLER İNDİRİRDİ. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz.” (Mü’minun Suresi, 24)

Dediler ki: “BU ELÇİYE NE OLUYOR Kİ, YEMEK YEMEKTE VE PAZARLARDA DOLAŞMAKTADIR? ONA, KENDİSİYLE BİRLİKTE UYARICI OLACAK BİR MELEK İNDİRİLMESİ GEREKMEZ MİYDİ?” (Furkan Suresi, 7)

Kavminden, ileri gelen inkarcılar: “BİZ SENİ YALNIZCA BİZİM GİBİ BİR BEŞERDEN BAŞKASI GÖRMÜYORUZ; SANA, SIĞ GÖRÜŞLÜ OLAN EN AŞAĞILIKLARIMIZDAN BAŞKASININ UYDUĞUNU GÖRMÜYORUZ VE SİZİN BİZE BİR ÜSTÜNLÜĞÜNÜZÜ DE GÖRMÜYORUZ. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz” dedi. (Hud Suresi, 27)

Ve dediler ki: “BU KUR’AN, İKİ ŞEHİRDEN BİRİNİN BÜYÜK BİR ADAMINA İNDİRİLMELİ DEĞİL MİYDİ?” (Zuhruf Suresi, 31)

Yukarıdaki ayetlerde de dikkat çekildiği gibi, geçmişte, kendilerine peygamber ve elçi gönderilen topluluklarda bazı kişiler, söz konusu elçinin;

Mal ve servet bolluğu içinde OLMAMASINI,

Yanında MELEKLER İNMEMESİNİ,

Bir beşerden farklı bir özelliğe sahip OLMAMASINI,

Diğer insanlar gibi YEMEK YİYİP, PAZARLARDA DOLAŞIYOR OLMASINI,

Sığ görüşlü olarak gördükleri kişilerin KENDİSİNE UYUYOR OLMASINI,

Şehrin ileri gelenlerinden OLMAMASINI,

İnkarlarına gerekçe olarak göstermişlerdir.

Yani aslında, İMAN ETMEMEK ve gelen elçinin yol gösterdiği HİDAYETE UYMAMAK için bahaneler uydurmuşlardır.

Oysa Allah, her dönemde kullarına, Kendi Katından elçiler ve hidayete yönelten hatırlatıcılar göndermiş, bu kişileri hidayet için vesileler kılmıştır.

Allah, ayetinde Peygamberimizi uyarıcı olarak gönderdiğini, her topluma da mutlaka hidayete yöneltecek kişiler gönderdiğini belirtmektedir:

…Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve HER TOPLULUK İÇİN BİR HİDAYET ÖNDERİ VARDIR. (Rad Suresi, 7)

İman, elbette ki kişi ile Allah arasındadır. Allah, Kaf Suresi 16. Ayette, “Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız“ diye belirtmektedir. Ayette de belirtildiği gibi İNSANA EN YAKIN OLAN SADECE ALLAH’TIR.

Ancak dünya, imtihan yeri olduğundan, insanların doğru ile yanlışları ayırt edebilecekleri, imana yönelebilecekleri yolu anlayabilecekleri, doğruyu seçme fırsatını elde edebilecekleri bir ortam yaratılmaktadır. Bunun için Allah, yeryüzüne, insanları doğruya çağıran hidayet önderleri göndermektedir. Allah, bu toplulukları, söz konusu hidayet rehberine icabet edip etmeme konusunda da imtihan etmekte ve doğru yolu bulmalarını, onun vesilesiyle sağlamaktadır.

Bakara 38. Ayetin İncelenmesi

Bu konuyla ilgili olarak Allah, Bakara 38. Ayeti insanlara indirmiş bulunmaktadır:

Dedik ki: “Oradan tümünüz inin. BUNDAN SONRA SİZE BEN’DEN BİR HİDAYET GELDİĞİNDE, KİM BENİM HİDAYETİME UYARSA, ONLARA KORKU YOKTUR VE ONLAR MAHZUN OLMAYACAKLARDIR.” (Bakara Suresi, 38)

Ayette Allah, Kendisinden hidayet geldiğinde, hidayete uyulmasını belirtmektedir. Demek ki Allah, hidayete vesile olacak kişiler göndermektedir. Hidayete vesile olacak olan kişilere uyulması ile Allah, buna uyan kişilere KORKU VE HÜZNÜN DOKUNMAYACAĞINI belirtmektedir.

Bu minvalde bir başka ayet Taha Suresi 123. Ayettir.

…BENDEN SİZE BİR HİDAYET GELDİĞİNDE, KİM BENİM HİDAYETİME UYARSA ARTIK O SAPMAZ VE BEDBAHT OLMAZ. (Taha Suresi, 123)

Ayetlerden anlaşıldığı gibi insana, bir vesile ile, bir şahıs vasıtasıyla hidayet ulaşmakta ve bu ulaştığında Allah, ona uyulmasını istemektedir. Hidayete uyan kişi, yanlış yola sürüklenmemekte ve hüzün ona dokunmamaktadır.

Araf Suresi 7. Ayette Allah, hidayetin elçiler vesilesi ile geldiğini belirtmektedir:

EY ADEMOĞULLARI, İÇİNİZDEN SİZE AYETLERİMİ HABER VEREN ELÇİLER GELDİĞİNDE, kim sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltirse işte onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır. (Araf Suresi, 35)

Zümer Suresi’nde ise Allah, hidayete erdiren sözü DİNLEYEN ve buna uyanlardan bahsetmektedir.

“Sözü DİNLEYİP onun en güzeline uyanlar… İşte Allah’ın hidayet ettiği kimseler onlardır.“ (Zümer Suresi, 17-18)

Ayetten anlaşılabileceği gibi, doğru sözü insanlara ANLATAN BİRİLERİ vardır. Müslümanlar, bu sözü DİNLEMEKTE ve ona uymaktadırlar.

Doğru Yola Vesile Olan Mürşidin Varlığı
Bir Nimettir

Kuşkusuz ki hidayet Allah’tandır ve ayette belirtildiği gibi “Allah, kimi hidayete erdirirse, onun için bir saptırıcı yoktur” (Zümer Suresi, 37). Ve yine Rabbimizin belirttiği gibi, “Allah, kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur.“ (Araf Suresi, 178)

Ancak unutulmamalıdır ki, dünyadaki imtihan, çeşitli sebeplere ve vesilelere bağlı olarak yaratılmıştır. Bir insanın hidayet bulması için de Allah, çeşitli şahıslar görevlendirmiş ve onlar vesilesi ile insanlara hidayet yolunu açmıştır. Bu, insan için doğru yolu görmesi ve seçtiği yoldan emin olması için büyük bir nimettir. Çünkü bir mürşidin varlığı, insanın doğru adımları atması için kıymetli bir yol göstericidir.

İnsanlar, vicdanlarına doğru gelen konularda dahi kimi zaman düşünce ve uygulamalarında şüphelere düşebilirler. Derin bir ahlaki dönüşüm yaşamakta zorlanabilirler. Aşırılıklardan, hurafelerden, yanlış yorumlamalardan nasıl kaçınacaklarını bilmeyebilirler.

İşte hidayet önderleri, bu sebeple çok kıymetli birer yol göstericidirler. Her şeyden önce ANLATTIKLARINI YAŞAYAN güvenilir birer rehberdirler. Allah sevgisi, dürüstlük, sevgi, sabır, adalet, ibadet gibi kavramlar, hidayet önderlerinin vesilesiyle somut kavramlara dönüşür. Bu kişiler, Allah’tan gelen özel bir ilimle, güçlü ve kararlıdırlar. İnsanlar, bu örneklere bakarak güzel ahlakın nasıl uygulanması gerektiğini daha rahat görebilir; böyle bir hayatın YAŞANABİLİR olduğunu anlayabilirler.

Tüm bu sebeplerle bir hidayet önderinin varlığı, insan için çok büyük nimettir.

En büyük müjde, hidayet bulmuş olan kişilere Allah’ın, KORKUYU VE HÜZNÜ YAŞATMAMASIDIR. Onlar, dünyada da ahirette de korku ve hüznü yaşaMAyacaklardır. Zorlu imtihanların gerçekleştiği dünya hayatında bu, insana verilmiş en büyük nimetlerden biridir.

Elbette bir yandan, hidayete çağıran kişilere icabet etMEyecek olanlar, yani hidayete erdirilMEmiş olanlar da olacaktır. İşte bu kişiler, dünyanın zorlu imtihanı ile baş başa kalacak, her türlü korku ve güçlükle muhatap olacak ve ahirette zorlu bir son ile karşılaşacaklardır. Allah, böylelerin durumunu ayetlerinde şu şekilde haber vermiştir:

ONLARI HİDAYETE ÇAĞIRIRSANIZ SİZE UYMAZLAR. ONLARI ÇAĞIRIRSANIZ DA, SUSKUN DURSANIZ DA SİZE KARŞI (TUTUMLARI) BİRDİR. (Araf Suresi, 193)

Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. SEN ONLARI HİDAYETE ÇAĞIRSAN BİLE, ONLAR SONSUZA KADAR ASLA HİDAYET BULAMAZLAR. (Kehf Suresi, 57)

KENDİLERİNİ UYARSAN DA, UYARMASAN DA ONLAR İÇİN BİRDİR; İNANMAZLAR. (Yasin Suresi, 10)

Sonuç

Müvekkil Adnan Oktar’ın, hidayet önderleri ile ilgili yukarıdaki açıklamalarını takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.24.09.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir