Dini Cemaat Liderlerine, Müftülere ve Vaizlere Soruyoruz

By gundem
4 Min Read

Adnan Oktar’dan Duyurudur

Sayın Müftüm;

Saygıdeğer zatınıza, Adnan Oktar dosyasında gerçekleşen bazı yargılama usullerindeki hususlarla ilgili danışma gereği hasıl olmuştur. Bunun nedeni, müvekkil Adnan Oktar’ın ve arkadaşlarının yargılandığı davada, DELİLLERE DAYANARAK HÜKMEDİLMEMESİ ve özellikle pek çok cinsel suçtan ağır hükümlerin verilmesidir. Tüm bunların akabinde, gerek yargılamanın sonuçlanmasından önce gerekse sonrasında, basında son derece önyargılı ve seviyesiz haberler yapılmış ve bu kişiler, HİÇBİR DELİL OLMAMASINA RAĞMEN suçlu ilan edilmişlerdir.

Tüm bunlardan yola çıkarak, müvekkil, yapılan suçlamaların DİNİMİZ ESASINA GÖRE değerlendirilmesinin önemli olduğuna inanmaktadır. Bu sebeple de, siz Sayın Müftümüzün fikirlerine danışmak istemektedir.

Bu sebeple, tarafınızdan, Adnan Oktar yargılamasında gerçekleşen aşağıdaki hususların, dinimiz İslam’a göre değerlendirilmesini talep ediyoruz:

  1. İslam’da, kişinin zinayla suçlanması için 4 ŞAHİT getirilmesi şartı var mıdır?
  2. Adnan Oktar dava dosyasında, hapse girmekle tehdit edilerek şikayetçi konuma getirilmiş bazı kadınların ifadeleri yer almaktadır. Bunun dışında söz konusu cinsel eylemlerin olduğuna dair TEK BİR ŞAHİT YOKTUR, KANIT YOKTUR, RAPOR YOKTUR, İZ YOKTUR, AKABİNDE ŞİKAYET YOKTUR, ADLİ VEYA MENTAL BİR İZ YOKTUR. (Dolayısıyla aslında hukuki anlamda da bir delil yoktur) Ancak bütün bunlara rağmen, DOSYA SANIKLARINA 8 BİN YIL HAPİS CEZASI VERİLMİŞTİR. TEK BİR ŞAHİT VE KANIT OLMAMASINA RAĞMEN cinsel suçlara verilen bu ceza, dinimize göre caiz midir?
  3. Ortada hiçbir cinsel suç OLMADIĞINI ve yargılanan kişilerin iddia edilen eylemleri YAPMADIĞINI NET OLARAK BİLEN kişilerin, sanıklara, SUÇSUZ YERE CEZA HÜKMÜ VERMELERİNİN İslam’a göre hükmü nedir?
  4. Ortada hiçbir SUÇ OLMADIĞI, davayı görenler ve davanın tarafı olanlar başta olmak üzere, çok çeşitli kesimler tarafından BİLİNMESİNE RAĞMEN, bu kişilerin, ceza hükmü verilmesine ve onlarca kişinin yıllar boyunca hapiste yatmasına SESSİZ KALMALARININ, ZULME SES ÇIKARMAMALARININ İslam’a göre hükmü nedir?
  5. Sadece nefret, öfke ve kıskançlık yüzünden, gencecik insanların suçsuz şekilde 8 yıldır cezaevinde olmalarına ve basın tarafından linç edilmelerine ÖNAYAK OLANLARIN, BUNA DESTEK ÇIKANLARIN İslam’a göre hükmü nedir?
  6. Cinsel saldırı yapıldığı iddia eden tarihlerde iki sanık YURTDIŞINDA olduğunu, bir sanık KEMOTERAPİ TEDAVİSİ gördüğünü kanıtlamış olmasına rağmen, KADINLARIN “İFTİRA OLDUĞU KANITLANMIŞ” BEYANLARI ESAS ALINARAK bu insanlara ceza verilmesinin İslam’a göre hükmü nedir?
  7. Adnan Oktar dosyasında bir kadın, sanıklara iftiralarda bulunmuş ve mahkeme tarafından iftirada bulunduğu KANITLANMIŞTIR. Ancak buna rağmen, farklı bir mahkeme, yalan söyleyen kadını korumuş ve “etkin pişman kadın yalan söyleyebilir” minvalindeki bir kararla İFTİRANIN MAKULLÜĞÜNE hükmetmiştir. Bunun sonucunda, kadının iftira attığı kişiler, suçsuz oldukları resmi olarak tespit edilmesine rağmen, mahkum edilmişlerdir. İFTİRANIN KORUNMASININ ve BU İFTİRA SONUCUNDA İNSANLARIN SUÇSUZ YERE MAHKUM EDİLMELERİNİN İslam fıkhındaki yeri nedir?
  8. “Seni tutuklarız” tehdidiyle şikayetçi oluşturup sonra bu suni şikayetçilerin İFTİRALARIYLA, İNSANLARI 8 YIL BOYUNCA KİLİT ALTINDA TUTMANIN İslam’a göre hükmü nedir?
  9. Sanıklar aleyhine yapılmış YALAN ŞAHİTLİKLERİN İslam’a göre hükmü nedir?
  10. Hiçbir DELİL GÖRÜLMEDEN, sadece provokasyon ve iftiraya düşkün bir kısım basının telkinleri ile BİR MÜSLÜMAN, SUÇLU İLAN EDİLEBİLİR Mİ? Bunun İslam’da yeri var mıdır?
  11. Peygamberlerin döneminde, DELİLSİZ, SADECE SOYUT İSNATLARLA, herhangi birine/birilerine 8 BİN YIL CEZA verilmiş midir?

Sayın Müftüm,

Adnan Oktar davası, çok daha geniş kapsamlı adaletsizliklerin hayat bulduğu bir dava olmuştur. Ancak müvekkil için siz Sayın Hocalarımızın kanaati önem teşkil etmektedir. İslam esaslarına göre de hukuka göre de SUÇLU OLMAYAN kişilerin, bir kısım kumpas oyunları ve bir kısım basının propagandalarıyla toplum içinde suçlu ilan edilmeleri, toplumumuz adına vahim bir durumdur. Dolayısıyla, siz Sayın Hocalarımızın, kıymetli Müftülerimizin bu konuda yapacakları her açıklamanın büyük önem teşkil edeceğine inancımız tamdır.

Takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.23.01.2026

Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir